Yeni Süveyş Kanalı ve finansmanı

Dünyanın en önemli deniz geçitlerinden biri olarak kabul edilen Süveyş Kanalı, Akdeniz ve Kızıldeniz’i birleştiren ve Dünyada kapakları olmayan en uzun kanalıdır.

Dünyanın en önemli deniz geçitlerinden biri olarak kabul edilen Süveyş Kanalı, Akdeniz ve Kızıldeniz’i birleştiren ve Dünyada kapakları olmayan en uzun kanalıdır. Temelleri Osmanlı İmparatorluğu tarafından atılan ve 17 Kasım 1869'da trafiğe açılan Süveyş kanalı, Ümit Burnu ve Afrika’yı dolaşmadan Avrupa’ ya ulaşmayı sağlamıştır bu sonucu olarak Baharat Yolu'nun canlandırılmıştır. Yine kanal sayesinde, ilerleyen süreçte Körfez ülkelerinin petrolleri daha hızlı ve daha düşük fiyata Güney Avrupa ülkelerine ulaşmaya başladı.
Mısır'da 1952 yılında iktidara gelen Cemal Abdülnasır, temel hedefleri ülkesini askeri ve ekonomik yönden güçlendirmeye ve İsrail karşısında üstün duruma geçmekti. Bunun üzerine Nasır, ihtiyacı olan mali gücü sağlamak adına önemli bir ekonomik varlık olan Süveyş Kanalı'nı işleten Kanal Şirketi'ni millileştirdiğini açıkladı. Çok karlı olan kanalın millîleştirilmesi ise Birleşik Krallık ve Fransa'dan büyük tepki aldı
Gelişen süreçte Birleşik Krallık, Fransa ve İsrail, Mısır'a askeri müdahale kararı aldı. Bu karara göre İsrail 29 Ekim 1956'da Sina yarımadasına askeri müdahaleye başladı. Birleşik Krallık ve Fransa, kısa süre sonra, savaşı durdurma bahanesiyle bölgeye asker gönderme teklifinde bulundu. Nasır'ın bu teklifi kabul etmemesi ile beraber Birleşik Krallık ve Fransa askeri harekâta başladı. Soğuk savaşın yenile başladığı süreçte iki kutup un liderleri S.S.C.B ve A.B.D ilginç bir şekilde bu saldırıya karşı ortak tepki gösterdiler. S.S.C.B'nin, harekâtı durdurmamaları halinde, iki ülkenin başkentleri Londra ve Paris’e nükleer saldırı yapma tehdidi iki batılı ülkeyi geri çekilmek zorunda bıraktı. Nasır’ın savaşı kaybetmesine rağmen kanalda hâkimiyet sağlaması, kendisini Arap Dünyasının lideri pozisyonuna getirdi. Mısır'ın ayakta kalması iki ülkenin Asya ve Afrika’daki kolonilerinde bağımsızlaşma ateşini yaktı. Bunu sonucunda Hindistan ve Afrika’daki koloniler bağımsızlıklarını kazandılar.
1957 yılından beri Mısır’ın Süveyş Kanalı üzerinde mutlak hâkimiyeti vardır. Ocak 2011’ den beri yaşanan siyasi istikrarsızlık nedeniyle turizm ve yabancı yatırımlarda yaşanan düşüş milli geliri olumsuz etkiledi. Ekonomisi can çekişen Mısır, ekonomiyi yeniden canlandıracağını umduğu ‘Yeni Süveyş Kanalı Projesi’ni 7 Ağustos tarihinde görkemli bir törenle dünyaya tanıttı. Darbe ile iktidara gelen Sisi için saygınlık sağlama adına önemli bir proje olan 35 kilometrelik yeni deniz geçişi 9 Milyar Dolara mal oldu.
50.000 kişinin çalıştığı proje ile gemilerin bekleme süresi 11 saatten 3 saate düşmektedir. Günde 49 olan gemi geçiş sayısı 99 a yükselecektir ve 2023 yılında kanaldan elde edilecek gelirin 13,2 Milyar Dolara yükselmesi beklenmektedir.
Dünya ticaretine önemli bir ivme kazandıracak olan bu proje, Mısır halkının sadece 6 gün içinde topladığı 9 milyar dolarlık sermaye ile gerçekleştirildi. Tahvil satarak finanse edilen bu projeye yatırım yapanlar, projede pay sahibi olmuyor veya kardan pay almıyor sadece yatırımları karşılığında yüzde 12 faiz alıyor.
Günümüzde liberal ekonomi ile bağdaşmayan bu yöntem, ülkemiz gibi gerekli olan yatırımlar hayata geçirebilmek için finansman sorunu yaşayan ülkeler adına alternatif bir yöntem olabilir. Bu noktada önemli olan projenin ticari amaçlı olması ve kar elde etmesidir. Elde edilecek karlar ile finansörlerin anaparası ve faizlerinin geri ödenebilmesidir.
Gerçi siyasilerimizin, sahip olduğumuz ekonomik varlıkları yönetmedeki başarısı ortadadır!!! Benimkisi sadece bir düşünceydi…
Bu haber 237 defa okunmuştur

:

:

:

: