Öğrenci sayıları ne anlam ifade ediyor?

Eğitim konusunda birçok yetkili ve eğitimle ilgilenen kişiler üniversitelerimizde öğrenim gören öğrenci sayısının yeterince arttığını ve artık üniversitelerimizin mevcut eğitim kalitelerini artırmaları yönünde görüş belirtmektedirler.
Eğitim konusunda birçok yetkili ve eğitimle ilgilenen kişiler üniversitelerimizde öğrenim gören öğrenci sayısının yeterince arttığını ve artık üniversitelerimizin mevcut eğitim kalitelerini artırmaları yönünde görüş belirtmektedirler. Her geçen yıl yüksek öğretime olan talebin nüfüs artışından daha fazla arttığı dünyamızda, üniversitelerimizin sürdürülebilirliği açısından rekabet güçlerini artırmaları gerekmektedir. Bu da verilen eğitim ve öğretim kalitesinin artırılması ile mümkün olabilecektir. Durum böyle iken öncelikle öğrenci sayılarımızın bir irdelenmesi ve etrafta konuşulan öğrenci sayılarının tam olarak ne anlama geldiğinin iyice anlaşılması gerekmektedir.

Türkiye’de her yıl ortalama 15 üniversitenin açılması ve Türkiye’deki üniversitelere verilen kontenjan sayılarının artırılması nedeniyle, 2009-2010 öğretim yılında Türkiye’den üniversitelerimize gelen öğrenci sayısında büyük düşüş yaşanmış ve söz konusu öğretim yılında öğrenci sayımız 43,328 olarak belirlenmiştir. Büyük bir şok yaşayan üniversitelerimiz o yıllarda toplam öğrenci sayısının %7’si kadar olan 3. Ülke öğrenci sayılarını (3 bin) artırmanın yollarını aramış ve etkin girişimleri ile bu oranı bugünlerde % 28’e kadar yükseltmiştir (24 bin). Üniversitelerimiz bu başarılı girişimleri ile öğrenci akışını çeşitlendirerek, olası riskleri azaltmış ve öğrenci akışı yönünden sürdürülebilir bir yapıya kavuşmuşlardır.

2009-2010 öğretim yılından sonra üniversitelerimizde öğrenci sayılarımız istikrarlı bir sekilde artmıştır. Yıllık ortalama % 16.1 ve toplamda da % 81.7 artan öğrenci sayılarımız 2015-2016 öğretim yılına gelindiğinde 85,337 olarak belirlenmiştir.

Son 3 yılın öğrenci rakamlarına bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen öğrenci oranının % 55, 3. Ülkelerden gelen öğrenci oranının % 28 ve KKTC’li öğrenci oranının ise % 17 olduğu görülmektedir. Son 2 yılda 3. Ülke öğrenci akışının % 40 ve %14 oranlarında artış göstermesi büyük dikkat çekmektedir. Bu dönemlerde TC uyruklu öğrenci sayıları da % 15 ve % 19 oranında artmıştır. KKTC uyruklu öğrenciler ise aynı sayılarda kalmışlardır. TC uyruklu öğrencilerin artışı, üniversitelerimizin son yıllarda talebi yüksek olan programlar açmaları ile açıklanabilecektir.


2013 – 2015 Öğretim Yılları Yükseköğretim Öğrenci Sayıları

Öğretim Yılı

TC

Artış Oranı

KKTC

Artış Oranı

3. Ülke

Artış Oranı

Toplam

Artış Oranı

2013-2014

34,825

 

12,664

 

15,230

 

62,719

% 12

(%)

% 56

 

% 20

 

% 24

 

 

 

2014-2015

39,999

% 15

13,457

% 6

21,256

% 40

74,712

% 19

(%)

% 54

 

% 18

 

% 28

 

 

 

2015-2016

47,428

% 19

13,770

% 2

24,139

% 14

85,337

% 14

(%)

% 56

 

% 16

 

% 28

 

 

 



Peki, 85,337 ogrenci sayisi ne anlam ifade eder? Üniversitelerimiz “öğrenci kayıt ve kabul yönetmenlikleri” Üniversitelerine kayit yaptiran ögrencileri, müteakip 2 dönem hatta bazı üniversitelerimiz ise 4 dönem kayıtlarını yenilemeseler bile, kayıtlarinda tutuyorlar. Durum böyle olunca da verilen rakamlar bir veya 2 yıl önce üniversiteye kayıt yaptıran ancak söz konusu öğretim yılında kayıt yaptırmayan öğrencileri (pasif öğrenci) de içermektedir. Yukarıda 2015-2016 öğretim yılı için verilen 85,337 öğrenci sayısı içererisinde, 2015-2016 öğretim yılında kayıt yaptırmış olan öğrencilerin yanında 1 veya 2 yıl önce üniversiteye kayıt yaptırmış ancak müteaakip yıllarda kayıt yapmamış olan öğrencileri de içermektedir. Üniversiteler bu uygulama ile öğrencilerinin okuma haklarını saklı tutmayı amaçlıyorlar. Genel olarak bu normal bir uygulamadır. Ancak 85,337 rakamı verilirken daha iyi anlaşılabilmesi için, 1 veya 2 yıl önce kayıtlarını yapmış olan ve ondan sonra kayıt yaptırmamış olan öğrencilerin (pasif) sayılarının da verilmesi gerekmektedir. Verilen öğrenci sayısı içerisinde kayıt yaptırmayan öğrenci sayısı arttıkça rakamlar doğruyu göstermekten uzaklaşıyor, çünkü bazı üniversitelerimizde kayıt yaptırmayan söz konusu ögrencilerin sayısı yüksektir ve geri üniversitelerine dönme oranı da düşüktür. Bu nedenle 85,337 sayısı gerçek öğrenci sayısını vermemektedir.

Nisbeten daha gerçekci bir yaklaşım, üniversitelerden fiilen kayıt yaptırmış olan öğrenci (aktif öğrenci) sayılarının istenmesi ve bu rakamların içerisine pasif öğrenci sayılarının dahil edilmemesi şeklinde olabilecektir. Unutulmaması gereken diğer bir husus ise, her kayıt yaptıran öğrencinin üniversiteye devam etmediğidir. Bir grup öğrenci üniversiteye kayıt yapırıyor, öğrenci belgesini aldıktan sonra derslere ve sınavlara gelmiyor. Herhangi bir öğrencinin üniversitesi ile ilişkisinin kesilebilmesi için 4 dönem üst üste başarısız olması gerekmektedir.

Üniversitelerden öğrenci rakamları istenirken yukarıdaki tanımlar yapıldıktan sonra istenmesi, daha gercekci ögranci istatistiklerine ulaşılmasını ve daha sağlıklı politikaların geliştirilmesini sağlayacaktır.

Öğrenci sayılarımızın daha sağlıklı gelişmesine ve eğitim kalitesinin artmasına da katkıda bulunacak önemli bir husus ise, üniversitelerimizin öğrenci kabullerinde daha titiz davranıp “öğrenci evsaflı” öğrenci kabul etmeleridir. Bunun neticesinde kayıt yaptırıp sonradan kayıt yaptırmayan ve hala öğrenci sayılarına dahil edilen öğrenci sayısı (pasif) azalacaktır. Örneğin, ileri yaşlarda (28-30 yaşında) öğrenci kabul edilmemesine ve öğrencinin liseden mezun olduğu (edebiyat) alan dışında bir programa (mühendislik) kaydının yapılmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Öğrenci efsaflı olmayan öğrenci kabullerinin azalması ile KKTC’de yaşanan birçok istenmeyen olayın da önüne geçilmiş olunacaktır.

Gelinen aşamada sorumuz, üniversitelerimizde verilen eğitim kalitesinin nasıl daha ileriye götürüleceğidir.
Bu haber 576 defa okunmuştur

:

:

:

: