Üç değerli kişi

Geçtiğimiz günlerde, üç değerli insanımızı kaybettik.
Yalçın CEMAL
ylcincemal@hotmail.com

Bunlardan biri, Star Kıbrıs Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Ali Özmen Safa’nın değerli kardeşi, Sn. M. Zeren Safa. Yine ayni günlerde, Türk sinemasının usta oyuncusu ve kendini Cumhuriyete ve halka adayan, Tarık Akan. Akabinde, yıllarca Kıbrıs Türk halkına, sağlıklı bir yaşam vermek için uğraşan, eski Sağlık Bakanlarından, değerli insan Mustafa Erbilen.
Üç şahsiyet de, Türklük için, halkı için uğraş veren değerli isimler.
Kendilerine Tanrıdan rahmet , kederli ailelerine ve Türklük alemine baş sağlığı diliyorum.
Işıkları, bol olsun.
Değerli okurlar.
Bayram nedeni ile, yazılarıma bir müddet ara verdim.
Bu günden itibaren, yeniden gündemi değerlendirmeye, değerlendirmeyle birlikte de, yorumlarıma devam edeceğim.
Bayram süresince bu geçen zaman tünelinde neler oldu ?
Neler, olmadı ki ?
Penaltı, kale direğini sıyırarak değil, çok üzerinden geçerek, taça çıktı.
Hangi maçta mı ?
Hani, her toplantıdan sonra umut pompalanan, maçta .
Meğer bu umutlar, suni pompalamaların ötesine geçmemiş.
Halk, umutlarla uyutulmuş.
Ortaya çıka çıka, bir koca gerçek çıktı.
“Az gittik, uz gittik , arkamıza bir baktık ki , bir arpa boyu, yol gittik.”
Son görüşmeden sonra, herkes atom bombası gibi patladı.
Patlamanın şiddetli etkisi, halen devam etmekte.
Radyoaktif tesiri, daha tam manası ile yayılmış değil.
Hele o radyoaktif dalgalar, bir yayılsın , siz o zaman gümbürtüyü görün.
Bu filmin, nasıl çekileceğini, bu sütundan yazmıştım.
Hatırlatmak babında, çok özet olarak yazayım.
Güneyli dostlarımız “dostlar alış verişte görsün” misali, görüşme yapmak için görüşmeye oturdular, maksat dünyayı aldatmak.
Galiba, bir az da, aldattılar bile.
Adamlar, 2016 ‘da, iyi niyet girişimi olarak, KKTC ve TC kıta sahanlığında, durdurulan arama ve sondaj çalışmalarını, suni niyetli bir tavırla, kendi hesaplarına kaydetmek için 2017 ‘de sözde MEB‘deki hidrokarbon ve petrol rezervlerindeki parselleri, süper ülkelerin şirketlerine peşkeş çektirerek. Bu ülkeleri, Türkiye ile karşı karşıya getirmek ve bir oldu bitti yaratmak.
İleri sürdükleri şartların, kabul edilmeyeceğini bildikleri için, 2017‘de bu yolla baş vuracaklarının, belirtileri görülmeye başlanmış bile.
Rum iç siyasetinde de, öyle bir hava estirilmeye çalışılmakta ki. Güney halkı, gelinen noktada , Anastasiadis’e isyan bayrağı açmış görüntüsü verilmektedir.
Bu da, Anastasiadis’in, dış dünyada güçlü kılınmasına yarar.
Daha çok toprak talebine karşı, KKTC görüşmecisinden açıklama geldi.
On iki senede, şartlar değişti, mümkün değil.
Önemli konularda, öyle görülmekte ki, hiçbir ilerleme olmadı.
Sn. Anastasiadis, ABD‘de her zaman olduğu gibi, yine Türkiye ve Sn. Erdoğan’ı şikayet edecek.
“Fesatın başı bu, kulağını biraz çekin“ diye.
ABD‘deki yönetimin ömrü, üç buçuk aydan daha az.
Anastasiadis efendi 2016‘yı mümkün görmüyor.
Yeni yönetim, soruna ne kadar zamanda intibak edecek.
Kaldı ki, Rusya, ABD‘ni Kıbrıs’ta, etkin durumdan çıkarmak istiyor.
SAM amcanın , Kıbrıs’ta da etkisiz hale getirilmesinin planları ile, karşı karşıya.
Müzakere sürecinin, geldiği nokta, Güney, dönen çarka , demir çubuk soktu.
Çark, dönmüyor.
Kolan, boşa dönüyor.
Motor, bu tazyike ne kadar dayanacak ? Dayanabilecek mi ?
BM Genel Kurulunun ardındaki, konjonktürün nasıl oluşacağı da, cidden merak konusu.
Sn . Erdoğan . BM‘de konuşacak.
Bu konuşma, ilk kez 15 Temmuz’dan sonra olacak.
Bu konuşmada, 15 Temmuz ve arkasındakilerden, bahsedilecek mi?
Kim ne derse desin, bu konuşma 15 Temmuz öncesi konuşmalara hiç benzemeyecek.
Sn. Erdoğan, Genel Kurulda, 15 Temmuz için hesap soracak mı ?
Bunun yorumunu , Sn. Erdoğan’ın konuşmasından sonra yapalım.
Bu haber 117 defa okunmuştur

:

:

:

: