Garanti sistemini tartıştırmanın sakıncaları

New York zirvesinden çıkan sonuç, daha Kıbrıs Türk halkının hayati olan konularında, sonuca ulaşılmadığını ortaya koydu.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Bunlar, garantiler, güvenlik, toprak ve mülkiyet rejimidir.
En önemlisi ise, Kıbrıs Türk halkının, yaşam güvencesini sağlayan garanti sistemidir.
1960‘ta kurulan ve Kıbrıs Türk halkının, siyasi eşit olarak içerisinde yer aldığı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, statüsünü koruyan Garanti ve İttifak anlaşmaları olmasa idi, adada, durumumuz ne hale gelirdi?
Tahayyül, etmek bile istemiyorum.
Zavallı, kimsesiz Bosna Müslümanlarının ve Filistinlilerin, uğradıkları katliamlar ve soy kırımlarla, karşı karşıya kalmayacak mıydık ?
13 yıl, Kıbrıs Türk halkının direniş nedeni ve gücü, akdi anlaşmalarla sağlanan, garanti sisteminin sağladığı, moral ve motivasyonla, mümkün olmadı mı ?
15 Temmuz 1974‘te , Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, bir garantörü olarak, Yunanistan’ın giriştiği Kıbrıs’ı işgal ve Yunanistan’a bağlama hareketi karşısında, Türkiye’nin uluslararası anlaşma niteliğinde olan, Garanti ve İttifak Anlaşmaları olmamış olsa idi, adanın durumu, ne hale gelirdi?
Bizim durumumuz, ne hale gelirdi ?
Bosna ve Filistinli Müslümanlardan, beter olmaz mıydık ?
Garanti sistemi, olmamış olsa idi.
Kıbrıs Türk halkının, Cumhurbaşkanı ve görüşmecisi olarak, görüşme masasında, olur muydu ?
Kaale, alınır mıydı ?
Muhatap olarak, şeklen de olsa, kabul edilir miydi ?
Sn . Cumhurbaşkanı “empatiden“ bahsediyor.
Bulunacak güvenlik sisteminin, karşı tarafa da, tehdit olmayacak bir sistem olması için, çabaların olduğunu belirtiyor.
Sistemler, önemli değildir.
O sistemleri uygulayacak ve uygulatacak olanlardaki, iyi niyet önemli.
Hangi sistemi getirirseniz getirin, uygulayıcıları iyi niyetle değil de, kötü niyetle hareket ettikleri oranda. Sistem de, o oranda tökezler .
Gelelim, mevcut sistemin, çağdışılığına :
Bir defa, bunu söyleyenlerin, iyi niyetlerinden, kuşku duyulması gerek.
Garanti sisteminin, Türklere karşı uygulanmasının anahtarı, yine adadaki Türklerin, elinde.
Rumlara, bir saldırıları olmadığı sürece, bu sistemin, ada Türklerine uygulanması, mümkün değil.
Tam aksine, yaşam hakkının ortadan kalkması için, saldırılar her zaman, Kıbrıs Türk Halkına karşı yapılmıştır.
Bunun için, Kıbrıs Türk halkı, garanti sistemini, kendisi için, bir tehdit olarak görmüyor.
Ayni durum, Rum halkı için de geçerli.
Garanti sistemini, bir tehdit ve güvensizlik unsuru olarak görmemeleri için, anahtar ellerinde.
Kıbrıs Türklerine, bir saldırıları olmadığı sürece, garanti sisteminin çalışması, mümkün değil.
Bunu, ortadan kaldırmak için çalışmak, işin içinde, başka gerekçeleri aramaya, bizi sevk etmektedir.
Garanti sistemini çalıştıracak anahtar, kullanılmadıktan sonra, bu sistemin ortadan kaldırılmasını istemek iyi niyetle, bağdaşır mı ?
Karşıya, güvenle bakmayı, sağlar mı ?
Kıbrıs Türk halkı, kendini özgür hisseder mi ?
Bunların cevabını, olumlu olarak vermek, mümkün mü ?
Bence, mümkün değil.
Garanti sistemini kaldırmak isteyen zihniyette, iyi niyet aramak gayri mümkün.
Bu sistemin sulandırılması ve ortadan kalkması demek, Kıbrıs Türk alkının, şah damarının kesilmesi demektir.
Buna, Türkiye Cumhuriyeti, rıza gösterir mi ?
Batılılardan oluşacak bir garanti sistemi, bizlerin 460 yıl
vatan olarak bellediğimiz ve yaşadığımız bu adada, sonumuzu getirmeyecek mi ?
Garantilerin, çağdışı olduğunu söyleyenlerin zihniyetleri, çağdışı ve iyi niyetten yoksundur.
Garantilerin olmadığı bir sistemin, empatisini yapmayı da, bu sistemi sulandırma veya ortadan kaldırma düşünceleri olan, bizdeki çevrelere öneririm.
Bu haber 110 defa okunmuştur

:

:

:

: