Ne zaman özgürleşiriz?

' Kendinizi tanımaya başladıkça özgürleşirsiniz.' der Jean Paul Sartre. Sorgulamaya başladıkça, niçin, neden, kimin için, hangi amaçla...
' Kendinizi tanımaya başladıkça özgürleşirsiniz.' der Jean Paul Sartre. Sorgulamaya başladıkça, niçin, neden, kimin için, hangi amaçla... Dedikçe içinden çıkamayacağınız hissine kapılırsınız, hatta paniklersiniz...
Aslında tam da o noktada kafanızdaki ve ruhunuzdaki yumaklar çözülmeye başlar. Sabır gösterirseniz, yaşamın aldanışlarını yakalar, kendi aynanızda kendinizi MAKYAJSIZ- MASKESİZ görme cesaretini bulurunuz...
Elbette gerçeklerle yüzleşme, her kişinin değil ER kişinin harcıdır... Kocaman yürek ister...

KANDIRMA
ellerin
başka ellerin sabırsızlığındaysa...

gözlerin
başka bakışlara çağrılıysa...

yüreğin
ritmini değiştirmiş
başka tempolarda vuruyorsa...

sen
bir başkaysan
bu AŞK bitmiş demektir...

kendini KANDIRMA...

Ayşe TURAL

GECELER HAİNDİR...

Geceler tehlikeli zaman dilimleridir... Karanlığından mıdır, sakin oluşundan mıdır bilmem; bütün düşünceler üşüşür başınıza...

Bir kulak verin, sizden başka herkes uykudadır. Bunu fırsat bilen duygu ve düşünceleriniz zincirini koparır ve çılgınca bir koşuya başlarlar... Aylardır hatta yıllardır unuttuğunuz pek çok olay hatırlanır... Bazen keşkelerinize sarılırsınız bazen de olmayacak hayallere kapılırsınız...

Kafanız öyle hızlı çalışır ki düşüncelerinize yetişemez olursunuz... Gündüzün mantık, akıl dolu bakışı yerini duygu akışına bırakır... Sanki her şey olabilirmiş gibi gelir... Her türlü çılgınlığa açılır kapılarınız... Yorulursunuz...

Ta ki gün ışığını görene kadar... İyi ki güneş doğar, her şeyi aydınlatır... Düşünceleriniz de aydınlanır... Mantık geri gelir ve siz rahatlarsınız...


O AN

o an
sen bana
ben sana bakmasaydık
bunlar olmayacaktı...

Ayşe TURAL

KAKTÜS GİBİ...

Saksıdaki KAKTÜSE su vermeye çalışıyorum...
Dikenleri elime batıyor...

Düşünüyorum:
Kendisine iyilik yapmaya çalıştığımız BAZI insanlara ne kadar da çok benziyor...


KOZA
yüreğim koza misali
aşkın ipeğine sarılır
bir döner
bir döner ki başım
sorma gitsin.
Ayşe TURAL


NERGİS TARLASI...

Annesinin hayata bir türlü tutunamadığını, yeni umutlar büyütemediğini gören kızı, onu alıp şehir dışına çıkarır... Arabayı bir yerde durdurur... Nefis bir manzara... Annesine göz alabildiğine uzanan nergis tarlasını gösterir...

Tarlada milyonlarca nergis soğanı ekilidir. 80 yaşındaki tarla sahibi kadın, bu hayalini 20 yılda gerçekleştirmiştir...

Hayranlıkla tarlayı seyreden anne içini çeker...' Hep böyle bir hayalim olsun, isterdim...'

Kızı 60 yaşındaki annesine döner:
- Sen de kendi hayallerini gerçekleştirmek için bugün, şimdi, hemen başlayabilirsin... Der.

Yaşam felsefenizi bir gözden geçirin bakalım...
Onu doğru algılıyor musunuz?
Yarınlara ait hangi umutlarınızı besleyip büyütüyorsunuz?
Önünüzdeki 10 yıl için tasarılarınız neler?

Uykuya dalmadan biraz düşünmenizi istiyorum... Elbette hayal kurmak serbest...

ANILAR
eskimeli mi sence yaşananlar
üstünü örtmeli mi zamanın külleri yavaşça...
yaşanan onca şeye
haksızlık bu bence...

düş kırgınlıklarımızda
ertelenmiş mutluluklar mıdır
yüreği soğutan...

sorguladın mı hayatını
neresindesin zamanın...

geçmiş zaman hikayelerinde
birinci tekil kişiysen eğer
çoğullayamamışsan
güvercin kardeşliğini
boşuna bekleme benden...

Ayşe TURAL

YAŞAMIN TADI...

Hani çocukken komşunun bahçesinden aşırdığımız, henüz olgunlaşmamış erikler vardı ya...
Ortasındaki çekirdeği bile olmamış, acımsı, sulu olurdu ya...
Yediğimizde ağzımızda diş kamaştıran bir tadı kalırdı hani...

İşte yaşamın tadı da damağınızda öyle kalmalı...
DİŞ KAMAŞTIRAN ERİK TADINDA...

TOHUM
içimin tohumu
aydınlığa uzanır
filizlenir...

bir bakışınla
çiçeğe durur akasyalar...

gülünce
sevdam şenlenir
şımarır dalımda badem çiçeklerim...

güneşe yaklaşırım
içimdeki mumlar erir
yüreğim ısınır kollarında...

Ayşe TURAL

YOK ARTIK.../ geçen yıldan...

Otelin en üst katında kahvaltıdayım... Bu sabah düne göre daha kalabalık... Deniz sakin bir gri mavilikte... Martılar mutlu... Kordonda renkli paltolarıyla yürüyenler. Oynaşan köpekler... Sanki bugün güneş daha çok ısıtıyor...

Derken yan masadaki adamın telefonu çalıyor... Kendilerini görmeye gelen var... Telefonu kapatınca ağızbirliği etmişçesine karısıyla koyu bir dedikodu başlıyor... Gelen kendini beğenmiş biri... Üstelik bencil de... Karısıyla da geçimsiz... Çocukları...

Biri bırakıp diğeri alıyor kaldığı yerden... Sıkıntı basıyor beni...

Zavallı, her kimse, tatil gününde sizi görmeye geliyor... Bakalım İzmir'in hangi semtinden yola çıkmış? Çoluğuna çocuğuna ayırması gereken zamandan çalmış size geliyor... Siz karıkoca adamı çekiştiriyorsunuz... Yok artık...

Böyle kendini bilmezlere hiç tahammülüm yok...

Kalkıyorum... Kordonda yürüyüşe çıkmalı... Deniz havası iyi gelecek...

HUZUR

yavaşça ağaran gökyüzü
guguk kuşu
güne merhabasında...

şırıldayan su
saydamlığında duygular...

yüzümü okşayan...
rüzgarın eli...

gülümsüyor ruhum
huzurun kucağında...

Ayşe TURAL

GENÇLERLE OLMAK...

Gençlerle olmak, onlar nasıl düşünüyor / diye düşünmek demektir...
Onlar için endişeler taşımak demektir...

Bana göre genç:
AKILINI kullanmalı - ELEŞTİREL DÜŞÜNCE taşımalı - ÖZGÜR İRADENİN ne anlama geldiğini bilmeli - BİLİNÇLİ yaşamalı - hayatı ve dünyayı SORGULAMALI...

Her zaman da...
NEYİ - NE ZAMAN - NEREDE - KİMLERLE - NEDEN - NASIL yapacağına karar verebilmeli...
Bunların yanıtını bilen yolunu çizmiş demektir... Sevgim sizi korusun gençler...

GİDEN
giden
ne götürür ki
getirdiklerinden...

içimin üşümeleri kalır geriye
düş gezgini yüreğimde
bir de kırılmış dallarım...

Ayşe TURAL

BİZ HER ŞEYE RAĞMEN HARİKAYIZ

Hangi yaşta olursak olalım, çocukluğumuzu anımsamak, çocuğa dair her şey bizi o andan alır çok uzaklara götürür. Hatta ÇOCUK sözcüğü bile yüzümüzün aydınlanmasına yeter de artar bile...

Her şeyin küçüğü sevilir. Belki de bize ihtiyaçları olduğundandır; ...
korunup kollanmak isterler... Her sıkıntılarında destek beklerler, yanlarında olduğumuzu bilmek isterler.

Biz büyükler de bunu asli görev sayıp işi abarttıkça abartırız. Yetişkin oluncaya, evleninceye dek de hep peşlerinde oluruz. Hatta ve hatta evlendikten sonra da adım adım onları izleriz. İstesinler istemesinler, işlerine biraz burnumuzu sokarız. Yemekler hazırlar, bütçelerine bir öğün de olsa katkıda bulunuruz. Torunlarımıza bakarız.

Zaman zaman nesil farkından oluşan çatışmalarda, kırılsak bile, belli etmeyip sineye çekeriz. Aslında biz her şeye rağmen HARİKAYIZ...
Bu haber 246 defa okunmuştur

:

:

:

: