Kimin dediği olsun?


Seval OYALTAN


Öğretmene ek mesai yolu açıldı.
7.10 – 8.10 saatleri arasında…
Haftada beş gün.
Nöbetçi öğretmen görevlendirilecek, ek mesai karşılığı.
Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile görüşerek açıkladı…
Ek mesai ödenmesi kaydıyla okullarda nöbetçi öğretmen görevlendirilecek.
Bunun için Müdürler yetkilendirildi deniyor.
Ve ek mesai düzenlemeleri yeniden.
Hatırlıyoruz hep eleştirilen o konuyu böylece.
Ek mesailer, ek mesailer, ek mesailer…
Ek mesailer, Bütçede çok fazla yer tutmuyor muydu hani?
Buna bir çare bulunması gerekmiyor muydu hani?
Gelmiş geçmiş tüm hükümetler de ek mesaiden şikayet etmiyor muydu hani?
Muhalefet eleştirmiştir, sivil toplum eleştirmiştir bugüne kadar.
Ek mesai fazlalığı var denerek.
Şimdi ise yeni bir ek mesai uygulaması koyarak sorunlara çare üretilmeye çalışılıyor.
Sırf benim dediğim olacak, tarzından.
Daha karmaşık hale getirilmesi pahasına dahi olsa.
Ne için?
Hükümetin, saatlerin geri alınmaması için.
Aldığı bir kararı iptal etmemesi için.
Kış saatini uygulamamakla ilgili aldığı kararını korumak için



***
Değirmenlik – Dağyolunda…
Geçtiğimiz hafta…
Tüm halkı derinden üzen, bir trafik kazası yaşanmıştı.
Toplumsal bir travmaya dönüşmüştü neredeyse olay.
Saatlerin geriye alınmamasıyla ilgili zaten var olan eleştirilerin dozu da oldukça yükselmişti ardından.
Veliler, öğrenciler, öğretmenler, toplumun diğer kesimleri, yollarda sokaklarda oldular günlerce.
‘’Çocuklarımız karanlıkta okula gidiyor’’
‘’Çocuklarımız soğukta bekletiliyor’’
‘’Çocuklarımız güven içinde değil’’
‘’Bu saat düzeni ülke doğa şartlarına uygun değil’’ .
Ek mesai kararı nöbetçi öğretmene...
Peki hükümetin aldığı bu yeni karar, bir çözüm getirebilecek mi?
Yoksa yeniden başka kaoslara mı yol açacak?
‘’Bu karar alındı, saatler bu yıl geri çekilmeyecek’’ deniyor.
Peki ama halk buna karşı duruyor…
Benimsemiyor, istemiyor.
Durum ortada.
Hükümetler ne için var?
Halk için, toplum için değil mi?
Bunca karışıklık ortadayken.
Peki ...
‘’Bu kararımıza halk tepki koydu eskiye dönüş yaşıyoruz’’ dense ne olur?
Hükümet itibarını mı kaybeder?
Hükümet geri adım mı atmış olur?
Yoksa Takdir mi alır?
Esas olan halkın talebi değil mi?
Cevabı Siz söyleyin.


Bu acılara yürek dayanmaz!

Türkiye’de, Ankara garındaki patlama daha dün gibi... Ve yüzlerce şehit.
Acısı hala yüreklerde daha dün gibi…
O günden bu güne onlarca patlama, yüzlerce şehit ülkenin her yerinde.
Gerek sivil, gerek polis, gerek asker.
Acıları yüreklerde.
Cumartesi günü İstanbul Dolmabahçe'deki Beşiktaş Vodafone Arena'nın yanında ve Maçka Parkı'nda iki terör saldırısı oldu yeniden.
Patlamada 44 kişi şehit oldu 154 kişi yaralandı.
Ümit ederim ki şehit sayısı artmaz.
Hepsi masum, hepsi de gencecik…
Hepsinin de birtakım hayalleri vardı.
Yaşamları ellerinden acımasızca alındı.
Bu acılara yürek dayanır mı?
Yeter artık diyoruz.
Bir kez daha terörü lanetliyoruz.
Kıymayın şu masumlara…
Kıymayın gençlere…
Yaşanmamış hayatlara, hayallere kıymayın.
Bu acılara yürek dayanır mı?
Kıymayın artık… Yeter.
(Şehitlere Allahtan rahmet, ailelere sabır, yaralılara acil şifalar dilerim)
Bu haber 183 defa okunmuştur

:

:

:

: