Yaşam…

Yaşam çok değerlidir benim için… Her sabah uyandığımda, aldığım her nefese, içtiğim bir bardak suya, ağzıma attığım her lokmaya teşekkür ederim…
Yaşam çok değerlidir benim için…
Her sabah uyandığımda, aldığım her nefese, içtiğim bir bardak suya, ağzıma attığım her lokmaya teşekkür ederim…
Arabamla biraz uzunca bir yola çıkmışsam, ilk işim Tanrı’ya şükretmek olur…
Beni duyan, düşünen, hisseden bir varlık olarak yarattığı için ona şükrederim…
Yaşam her zaman, bir gökkuşağı bilmecesi gibi gelir bana…
Yaşamaktan keyif alırım.
Olumsuz düşünenlere de kızarım…
Mademki yaşam süremiz belli değil, onu en güzel şekliyle yaşamak varken, küçük şeylerle karartmanın bir anlamı olmaz derim..

YAŞAM

gün batımlarında
yanıp sönüyor zaman...

bir saksıda boy veriyor fidan
buz mavisi kalpler
ışıltısız sönük...

sevgileri nerede tutsak ettiler
ak güvercinler unutmuş özgürlüğü
soğumuş yürekler nicedir atmıyor...

sen, suskun bülbülü gönüllerin
şakı, uyandır dünyayı
sevgiye, yaşamaya çağır…

Ayşe TURAL

YAĞMURLAR ÇOK YAĞINCA...

Her şey kararınca güzeldir hani...
Yağmur çok yağınca, şimşekler arka arkaya çakmaya başlayıp gök gürültüleri ortalığı sarınca içim ürperir...

Nedense hemen EVSİZLER aklıma düşer...
Hangi saçak altına sığınmıştır kimileri... Aç açık... Yok yoksul...

Ya da damı akan evlerde yaşayanlar... Pencereden kapı altlarından içeri dolan buz gibi hava aklıma düşer...

Birbirine sokulup ısınmaya çalışan sokak çocukları görürüm sanki...

Karlar ortasında kalıp donan KİBRİTÇİ KIZ MASALI gelip oturuverir yüreğimin tam ortasına...

Elimdeki çay bile geçmez olur boğazımdan...

Tanrım evsiz barksızlara, sokakta kalmışlara yardım et... Onları koru gözet...


SORGULAMA

saçlarıma darıldı da rüzgarlar
kayıp aşkların peşine düştü...

bir gün
yüreğimin ayak sesi de
kesilirse
bil ki suçlusu sensin...

son sayfasında yalnızlığımın
kadınlığımı sorgulamaktan
vazgeçeceğim...

Ayşe TURAL

YÜK GİBİ...

Verdiğiniz sözler vardır hani...
Tutamadığınızda, yerine getiremediğinizde bir kurt gibi kemirir içinizi...
Elde olmaz bazen...
Zaman yetmez...
İki arada bir derede baştan savma yapmak da size göre değildir hani...

Neyse ki yerine getiririz...
İşte o anki yürek ferahlığı sözcüklere sığmaz...
Sırtımızdan kocaman bir yük kalkar...
Hafifçecik oluruz...

İşte o an şimdiki an...
Sevgiyle...
Dostlukla...
Bir kocaman merhabayla kalın...


ÇOK ZAMAN

kim bilir
daha ne kadar çok
zamanlar var yaşanacak
kalpleri kırmaya
gönülleri incitmeye...

kim bilir
ne kadar zaman var
öfkeye, kızgınlığa...

kim bilir
ne kadar az zaman kaldı
sevmeye, sevilmeye...

Ayşe Tural

HAYAT DERSİ...

Gün olur...
Giden ne götürür ki kazandıklarından...
Hiçbirini...

Ne var ki;
saygılar, sevgiler ve sıcacık dostluklar onunla gider...
Emekleri değer bulmuştur.
Çabaları sevgiyle karşılanmıştır mutlaka...

Zaman zaman umutsuzluğa kapılır insan...
Aslında umutsuzluklar silkeleniştir bana göre...
Dibe vururken görmediklerinizi, fark edemediklerinizi yakalarsınız...
Bu da iyi bir HAYAT DERSİdir aslında...
SIKI BİR TOKAT yediğimiz hayat dersi...

Varsın olsun...
Siz yılmadan ayağa kalkın...
Yeni UMUTLARA sarılın...
GÖZYAŞINIZI silin.
YARIN daha güzel bir GÜNEŞ doğacak deyin...


ŞİİRİM

sözcükleri cebime doldurup
kuş avlamaya çıkıyorum
bir bir şiir yapıp
derede balık tutuyorum...

birazını
'kurbağa prens' kere dağıtıp
masallar alıyorum...

sonra uçuç böceklerine
sırlarımı fısıldayıp
hepsini yıldız yapıyorum...

Ayşe TURAL

İNSANLIK AYIBI

İnsanın insana yaptığı eziyet, vahşet ve acımasızlık, bu çağda hala devam ediyor ne yazık ki!

Dünyada insanlık ayıpları bitmiyor bir türlü…

Daha çocuk yaşlarda öğretmeliyiz, çocuklarımızın beyinlerine kazımalıyız ki, İNSAN değerlidir.

Çocukları ve gençleri iyi eğitmekle BARIŞ sağlanacaktır.

SONRALARINIZ

ne zamandan beri
bu sonralar
zamanı ötelere
iteleme telaşı...

keşkelere tutunurken
nasıl da
kayıp gider elinizdekiler
farkında mısınız? ...

bir sonradan görme
şaşkın bir ivecenlikle
bin bilinmezliklere karışır
sonralar sonraları doğurur...

sabırtaşına inat
zamanlar kayıp giderken
sonraların nal seslerini
duyuyor musunuz? ...

Ayşe TURAL

DUA

Güneş bahar havasında… Masmavi, bulutsuz gökyüzüne başımı kaldırıp şükrediyorum. Bu güzellikleri görebildiğim, tadına varabildiğim için.

Tanrım, bu ülkeyi kötülüklerden, savaşlardan, iç çekişmelerden korusun… Çocuklarımıza, torunlarımıza huzur dolu yarınlar kısmet etsin…

ÇOCUKLARIM

Sevgim size çocuklar
Gönlüm size
Barışı sevin
Mutluluk tacı olsun yaşamınızın...
Gülücükler uçurun birbirinize
Sevin, sevilin...
Hoşgörün yanlışlıkları
Elele verin
Yeniden yaratın dünyayı
Çünkü
Bir pırıltıdır yaşamak...

AYŞE TURAL
( Ben onlara güzel bir DÜNYA bırakmak istiyorum oysa...)

OYUN VE ÇOCUK...

Aydınlık, güneşli, güzel bir gün... Baharı aratmayan taze bir hava var. Arkadaşımla bahçede sabah kahvemizi içiyoruz. On bir yaşındaki oğlu annesinin cep telefonundaki oyunlarla oynuyor... Oynuyor ya, bir kulağı da bizde biliyorum. Bu yüzden konuşmalarımıza dikkat ediyoruz...

Sözün aralandığı bir an, delikanlı başını kaldırıyor:
- Ayşe Teyze, size bir şey sorabilir miyim?
- Elbette, diyorum ama zor olmasın...

Sarışın kafasını sallayarak sıcacık gülümsüyor...
- Sizin silahınız var mı?
- Hayır, diyorum, olması mı gerekiyor?
- Evet, diyor. Evinize biri gelse siz öldürmeye kalksa kendinizi nasıl koruyabilirsiniz ki?
- Durduğu yerde beni kim öldürmek istesin ki? diye soruyorum...
- Olabilir ama diyor, çünkü televizyonda haberlerde insanlar durmadan birbirini öldürüyor...

Ne söyleyeceğimi şaşırıyorum. Devletin güvenlik güçleri, polis bizi korur... Böyle yapanlara cezalar filan verilir, diye bir şeyler geveliyorum ama zayıf kalıyor...

O da zaten cevabımla ilgilenir görünmüyor, elindeki savaş oyununa dönüyor... Silahlar birbiri ardına patlıyor...

Farkında mısınız ?
Çocuklarımız biz farkına varmadan zehirleniyor...
İnsan öldürmenin NORMAL gösterildiği oyunlarla zamanını geçiren çocuklarımız ve gençlerimiz beni endişelendiriyor...
Geleceğe dair çok BÜYÜK kuşkularım var...
Ya sizin ?

KIRIK SEVİ

ıssız kentlerin karanlığında
yalnızlık yapış yapış
sarıverir sevi seni ta yüreğinden...

kapkara bulutlar
buram buram ter
uzun yollar,
ıpıssız kara kara...

tren katarları geçer,
duman duman...
yıldızlar titreşir gökte
ışık ışık ...

bir damla düşer gözlerden
sıcak sıcak...

Ayşe Tural

NEDEN HAK ETTİK..

Düşünüyorum... Düşünüyorum... Bir türlü bulamıyorum...
Kimileri :
- Başınıza gelen her neyse, onu hak etmişsinizdir, der..
Nasıl olur da hak etmediklerimizi toplum olarak, insanlık olarak tekrar tekrar yaşarız?
Bir türlü aklım almıyor...
Bence bu işin doğrusu:
- Kalın kafalılığımızdan...
Kafamıza durmadan vuruluyor da biz bir türlü AKILlanmıyoruz...
Durmadan aynı yanlışlara devam ediyoruz...
Çocuklar yapsa kıyameti koparırız...
Ne APTAL lıkları kalır; ne KAFASIZLIK ları...

Haydi gelin bir daha düşünelim...
BİZ NEREDE HATA YAPIYORUZ da
bu kadar ACI çekiyoruz?
Belki de hak etmişizdir.... SUSARAK...

GÜZEL GÜNLER GÖRMEK, HUZURLA YAŞAMAK dileklerimle efendim...
Mutlu hafta sonları...



Bu haber 130 defa okunmuştur

:

:

:

: