Endişeyle yeni bir yolda

Kıbrıs görüşmeleri bu hafta çok önemli yeni bir yola giriyor... Endişeliyiz.
Kıbrıs görüşmeleri bu hafta çok önemli yeni bir yola giriyor...
Endişeliyiz.

Gönül isterdi ki görüşmeci heyetimize güven duyalım, gönül dolusu 'evet' diyebileceğimiz bir anlaşma ortaya çıkartacağından emin olalım. Çok uğraşıyorum, kimse kusura bakmasın güven duymak bir yana derin endişelere gark oluyorum.
Şu empati meselesine taktım... Benim hakkımı savunmak için göreve gelen ekibin ikide bir Rum'un hakkını savunmaya çalışması, doğrusu, anlaşılır değil. Üstelik Rum tarafında öyle bir tavrın zerresi bile yok.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı herkesin çözüm çabalarına destek olması çağrısı tabii ki önemli. Ancak hangi çözüm?
Rum tarafında 103 noktada ciddi görüş farklılığı olduğu vurgulanıyor. Kıbrıs Rum lideri Nikos Anastasiades gelinen noktada ciddi problemlerin devam ettiğini söylüyor.
'Cenevre yeni bir geleceği inşa etmemize yardımcı olsun' duası Cumhurbaşkanı Akıncı'nın önemli... Ancak, yine Akıncı'nın dediği gibi, tarafların, aynı kararlılık ve çaba içerisinde olmaları halinde, Kıbrıs'ta her iki toplumun da eşitlik, özgürlük ve güven içerisinde yaşayacağı bir dönemi başlatmanın mümkün olabilecektir. Var mı böyle bir çaba? Maalesef göremiyoruz.
Cumhurbaşkanı Akıncı ne kadar doğru söylemiş, geldiğimiz aşama ciddi bir yol ayrımı. Bir tarafta Akıncı'nın ve görüşmeci heyetinin büyük beceriksizliği ile Rum'a yama durumuna getirildik. Akıncı diyor i böyle yama olma hali asla kabul edilemezmiş. Peki niye bizi bu hale getirdin ya dostum Akıncı? Mehmet Ali Talat bile bu aşamaya getiremedi beş yılda, sen nasıl becerdin bu işi iki yıldan az bir zamanda?
İkinci opsiyon ise Türkiye'ye vilayet olmakmış. Onu da kabul edemezmiş Akıncı. Doğru, niye KKTC 82'nci vilayet olsun? Ancak, kimse kusura bakmasın bir kefede Rum'a yama, diğerinde Türkiye'ye vilayet olursa ve üçüncü onurlu bir seçenek de bırakın ortaya konmayı, akıldan bile geçemiyor ise, 82 vilayet olmak tercihi ağır basacaktır. Ancak istediğimizin, olmasını arzuladığımızın tam bağımsız, müreffeh, kendi ayakları üzerinde duran KKTC olduğunu unutmamalı bu hedeften de vaz geçmemeliyiz. Bu hedefe ulaşabilmek için ciddi siyasi ve yapısal reform şarttır. Mevcut yapı asalak bir devlet anlayışına dayanmaktadır.
Cenevre'de ne olacak?
Cenevre'de ilk kez ve resmen masaya harita koyup, nereleri Rumlara vereceğimiz açıklanacak. Geri dönüşü var mı? Maalesef.
Başka? Başka bir şey yok. Olsaydı Recep Tayyip Erdoğan uluslararası konferans için çoktan İsviçre'ye giderdi.
Gerisi?
Hikaye... Çözüm olmayacağı kesin de umarım bu girişim Kıbrıs Türk varlığının sonunun başlangıcı olmaz.
Bu haber 220 defa okunmuştur

:

:

:

: