KTTB’DEN DEVLET VE HÜKÜMET YETKİLİLERİNE ÇAĞRI...

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Devlet Laboratuvarı’nda yaşanan yangın sonrasında devlet ve hükümet yetkililerinin açıklamaları, verdikleri önem ve önceliklerinin, ayrıca bu konuda yapılanların beklediği boyutlarda olmadığını kaydederek, gerekli mercilere görev ve sorumluluklarını zaman ve nedenlere sığınmadan hemen şimdi yapması çağrısında bulundu.

KTTB; yetkililerin, konu ile ilgili devlet kurumlarını bir kriz masası etrafında toplayıp, yapılacak olanların vakit kaybetmeden planlı ve koordineli bir şekilde uluslararası kurallara uygun yapılmasının gerekliliğinin önemini görmelerini istediğini de belirtti.

KTTB Başkanı Dr. Kenan Arifoğlu ve KTTB As Başkanı ve Çevre Sorumlusu Dt. Teksen Köroğlu, KTTB Yönetim Kurulu adına, “Gıdalarımız - Çevre ve Halk Sağlığı Açısından Olağanüstü Hal Durumu” başlığıyla yaptıkları ortak açıklamada, 22 Aralık 2016’da Devlet Laboratuvarı’nda yaşanan yangın sonrasında hem yangınla ilgili tehlikeli kimyasal atıkların durumunu, hem de gıdalarla ilgili tek tahlil laboratuvarı olması nedeni ile halk sağlığıyla ilgili tehditlere karşı yapılanları takip etmekte olduğunu bildirdi.



DEVLET LABORATUVARI...

Devlet Laboratuvarı’nın; KKTC’de yürürlükte olan mevzuata uygun olarak, her çeşit ham ve mamul maddelerin kalite kontrol analizlerini, adli kimya analizlerini, pestisit kalıntı analizlerini, besin ve suların kalite kontrol analizlerini besin ve çevre maddelerinde radyasyon tayini ve tespitlerini, çevre kirliliğine neden olan maddelerin analizlerini ve tıbbi analizler dışında her türlü kalitatif ve kantitatif kimyasal analizleri yaparak yürürlükteki mevzuat uyarınca dışalım ve dışsatım için gerekli sağlık, kalite ve radyasyon sertifikalarını düzenlediği dikkat çekilen açıklamada, laboratuvarın faaliyetleri şöyle sıralandı:

“1) Her türlü ilaç ve ilaç girdi maddelerinin kalite kontrol ve analizlerini yapmak. Sanayi girdi maddeleri ile sanayi ürünlerinin kalite kontrol ve kimyasal analizlerini yapmak. Kimyasal gübreler, kozmetikler ve çeşitli temizlik maddelerinin (Sabun, deterjan ve benzeri) analizlerini yapmak.

2) Uyuşturucu maddelerin analizlerini yapmak; toksikolojik analizleri yapmak; post mortem (Otopsi) örneklerinin analizlerini yapmak; kriminal olaylarda emareler ve örnekler üzerindeki kan ve meni lekelerinin saptanmasını ve grup tayinini yapmak. İlgili resmi kuruluşlar ve gerektiğinde özel ve tüzel kişi ile kuruluşlarca yapılan başvuruları cevaplandırıp çeşitli adli kimya-fen konularında analizler yapmak, görüş ve önerilerini içeren raporları düzenlemek ve yapılan analizlerle ilgili istatistikler tutmak.

3) Her türlü besin maddeleri ile herhangi bir işlemden geçmiş hazır besinlerin ve bunların yapımında kullanılan girdi maddeleri ve katkı maddelerinin kimyasal analizlerini yapmak; içme ve kullanma sularının kimyasal analizlerini yapmak; her türlü hayvan yemi ve bunların girdi maddelerinin analizlerini yapmak.

4) Besinlerin, suların, kozmetiklerin ve ilaçların mikrobiyolojik analizlerini yapmak; Devlet Laboratuvarı’na kalite kontrol için gönderilen örneklerde gereksinim duyulan her türlü mikrobiyolojik analizleri yapmak; ilaçların projenite, sterilite ve toksisite deneylerini yapmak.

5) Besinlerde, hayvan yemlerinde ve diğer maddelerde pestisit kalıntı analizlerini yapmak; besinlerde hormon ve büyümeyi düzenleyici maddelerin kalıntı analizlerini yapmak; tarımsal ilaçların formulasyon analizlerini yapmak.

6) Besin ve çevre maddelerinde radyasyon tayin ve tespitlerini yapmak; çevre taramaları yaparak ülkemiz tabii – fonradyoaktivite miktarlarını saptamak ve radyasyon haritalarını hazırlamak; radyasyon erken uyarı sistemini çalıştırmak ve denetlemek; havada, suda ve toprakta çevre kirliliği yapabilecek etkenleri analizlerle saptamak; atık suların her türlü analizlerini yapmak.

7) Analiz raporlarını usulüne göre düzenlemek ve istatistikler tutmak; ve Analiz bulgularına göre örneklerin sağlık ve kalite yönünden mevzuata ve standartlara uygun olup olmadığını saptamak.”

Devlet Laboratuvarı’nın yukarıda belirtilen mevzuata uygun görev ve faaliyetlerini meydana gelen yangın nedeni ile yapamayacak bir duruma gelmiş olması ve yapamamasının yaşamsal ve hukuksal birçok probleme de sebep olma potansiyeli taşımakta olduğu kaydedilen açıklamada şöyle denildi:

”Sağlık ve kalite yönünden mevzuata uygun analiz ve tetkiklerin yapılamaması, ülkemizde üretilen, ithal ve ihraç edilen her türlü sebze, meyve ve gıda çeşitleri dışında alkol, uyuşturucu ve diğer maddelerle ilgili testlerde de tek tahlil laboratuvarı olan Devlet Laboratuvarı’ndaki vahim yangın sonucu test ve tahlillerin ne zaman yapılabileceğinin belirsizliği, toplumumuzun çevre ve halk sağlığı ve de hukuksal açılardan çok ciddi bir tehlike olarak bizleri rahatsız etmekte, bu geçiş dönemini bu konularda olağanüstü bir hal durumu olarak görmekteyiz...

Tehlikeli atıklar, yangın sonrası bir başka sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Kanserojen, toksik, patlayıcı, tutuşabilen, korozif, tahriş edici vb. özelliklerinden dolayı insan sağlığı ve çevre bakımından risk teşkil eden atıklara tehlikeli atık denir.

...GÖRMEK İSTİYORUZ

Bu tür tehlikeli atık bulunduran devlet veya özel her türlü tesisin yasalar gereği özelliklerine göre korunup her türlü tehlikeye karşı korunma tedbirlerinin alındığını ve bunun sürekli bir şekilde denetlendiğini daha da büyük facialar yaşamadan artık görmek istiyoruz.

Devletin, acil olarak bu tedbirleri aldığını, eksik olan yasaları çıkardığını, çıkardığı yasaları uygulayıp denetleyicisi olduğunu görmek istiyoruz.

Devletimizin ve hükümetlerinin yaptığı ve yapacağı her uygulamada, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği gibi insan ve halk sağlığından daha önemli, öncelikli bir şey yoktur diyen ve bunun için mücadele ettiğini görmek istiyoruz.

Devlet Tahlil Laboratuvarı yangınından sonra buradaki tehlikeli atıkların temizlenmesindeki, taşınmasındaki uluslararası kurallara uygun ayrıştırılarak depolanmasında gerek işçi sağlığı, halk sağlığı ve çevreye duyarlılığındaki profesyonel çalışmalarından dolayı ilgili daire müdürü ve bunu sağlayanları, bu temizleme işlerinde risklerine aldırmadan titizlikle çalışan her bir emekçi kardeşimize teşekkür ederek kutlamak istiyoruz.

Miktarı sürekli artan tehlikeli atıkların çevreye kontrolsüz şekilde bırakılmasından dolayı ekosistem çok büyük zarar görmektedir. Bunu küçücük ülkemizde başta Lefke’deki CMC atıklarında olduğu gibi canlı olarak görüp yaşamaktayız. Tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geri kazanımı ve bertarafı özel altyapı tesisleriyle mümkün olmaktadır.

GEÇİCİ DEPOLAMA...

Geçici Depolama - Ambalaj ve Etiketleme - Atık Analizi – Nakliye - Ara Depolama ve Elleçleme (Handling) en uygun yöntemle bertaraf, bu tehlikeli atıkların yol haritasını oluşturmaktadır.

Bunların, şu ana kadar düzgün bir şekilde yapıldığını fakat bertarafı konusunda ülkemizdeki yetersizlikleri bildiğimiz için şu anda geçici depolama alanında bekletilen bu tehlikeli atıkların ne yapılacağını bilmek istiyoruz.

Bertaraf yöntemleri ile ilgili yönetici ve sorumluların planlarının ne olduğunun açıklanmasını istiyoruz.

Ülkemizde bertaraf tesisleri olmayışı ve kurmanın maliyetli olduğunu biliyoruz.

Türkiye ile olan Kıbrıs Türkü’nün adadaki varoluş sebebi ve iki devlet arasındaki kopmaz ve koparılamayacak kardeşlik ilişkilerimizi de düşünerek, tehlikeli atık bertaraf tesislerinin bulunduğu Türkiye’de bu tehlikeli atıkların bertarafının yapılması için iki devlet arasında görüşmelerin yapılmasını çözüm önerilerimizden birisi olarak söylemek istiyoruz.

Devletimizde tek olması nedeni ile, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin daha önceki yönetimlerinin de önerdiği Yerel Yönetimlerin ve Özel Tarafsız Hakim Tahlil Laboratuvarlarının da izinle ve devlet denetiminde kurulması, kurdurulmasını devletin teşvik etmesini planlamasını istiyoruz.

Yerel yönetimlerimizde kurulacak hallerde tahlil laboratuvarlarının olmasını ve her türlü gıdanın sofralara ulaşmadan, marketlere satışa çıkmadan tahlillerinin yapıldığını görmek istiyoruz.

Gıda Sağlık Yasası’nın tüm eksik yönetmenlik ve tüzüklerinin bir an önce çıkarılıp bir bütün olarak uygulanıp bunun denetlendiğini sofralardaki her türlü gıdanın güvenirliliğinden emin olmak istiyoruz.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak bugün içinde bulunduğumuz ortamda gıdalarımız, her türlü besin maddeleri, uyuşturucu maddeler, alkol, pestisit kalıntı analizleri, hormon analizleri, radyasyon tayin ve tespitleri, havada, suda, toprakta çevre kirliliği yapabilecek etken ve analizlerinin tahlillerin yapılamadığı kontrolsüz geçirilen bu günlerin çevre ve insan sağlığı açısından, gıdalarımız için olağanüstü hal durumu kapsamında değerlendirmek, çalışmalar yapmak, önlemler alınmasını toplum ve halk sağlığını düşündüğümüzden ve birinci derecede önem verdiğimiz için devlet ve yöneticilerinden istiyoruz.

Çözüm önerilerimizle birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu, bu açıklamamızın bağcıyı dövmek değil üzüm yemek için yapıldığının bilinmesini istediğimizi kamuoyumuz önünde paylaşırız.”

Bu haber 82 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER