Görüş farklılıkları ve iç cephemiz

Geçen pazartesi yazdığım, köşe yazımda , Hikmet Afif Mapolar’ın “Aslar “ kitabından alıntılar yapmıştım .
Geçen pazartesi yazdığım, köşe yazımda , Hikmet Afif Mapolar’ın “Aslar “ kitabından alıntılar yapmıştım .
Kitapta, İngiliz sömürge idaresine karşı, Adada, ilk milli direniş hareketinin Lideri olarak, Ahmet Necati Özkan ismi yazılmıştır .
Doğrusu M. Necati Özkan olacak . Ahmet Necati Özkan . M.Necati Özkan’ın oğlu olup ” Aslar “ kitabını hazırlayıp, okuyuculara sunan kişidir . Bu düzeltmeyi yaptıktan sonra, gelelim bu günkü yazımıza .
Yazıyı yazdığım saate kadar, gerek internette , gerekse de
başka kaynaklarda yaptığım araştırmalarda ve iç kamu oyumuzdaki
düşünce ve kanıları birleştirdiğimde . Annan Planı dönemindeki manzaralarla, karşılaşmıyorum .
Şimdilerde , insanlarımız, hep iyi bir ihtiyatlık içerisinde .
“ Ne olursa olsun, bir çözüm” diyen kesimlerde de, bu kanı ve davranış yatkın .
Rum halkının , hiçbir şeyi Türk halkı ile paylaşmaması ve Türk Halkını, kendilerinden daha aşağı bir seviyede görmeleri de. Türk halkının, büyük bir kesiminde, tepkilere yol açmaktadır .
Rum halkının, büyüklük kompleksi karşısındaki tavrı, pozisyonu, ciddi bir şekilde, sessiz bir tepkiye dönüşmektedir .
Annan Planı dönemindeki gibi, insanlarımızın konuşmaması, irade belirtmemesi, bundan olsa gerek .
Annan Planında , sesli çoğunluklar vardı .
Şimdilerde , tam tersi . Çoğunluk, sessiz .
Bana göre , bunun nedeni, karşı tarafın, sekter ve maksimalist tutumu .
En önemlisi de , işi, yokuşa sürme politikalarıdır .
Adamlar, Devleti ele geçirmişler ” gel keyfim, gel .”
Türk Halkını, izoleye ve dünyadan soyutlamaya, devam .
Görüşmelerin, ucunun açık olup olmadığını görmek için, biraz sabır gerek .
Sn. Erdoğan’ın Güzelyurt ve Dillirga için söylediklerine, Rum tarafından, yalanlama gibi, bir şey geldi .
Sözde, Güneyin Hükümet sözcüsü . Sn. Erdoğan’ın, Güzelyurt ve Erenköy’le ilgili söylediklerine, yalanlama getirerek . Cenevre’de, BM ‘nin kasasına kilitlenen Türk haritası ile, uyumlu olmadığı yollu açıklaması, dikkat çekti .
Ülkemizde, iç siyasette gündem , yakalanamayacak kadar, akıcılıkta
gitmeye, devam ediyor .
Mübarek, civa gibi .
Yakala, yakalayabilirsen .
Demokrasiden, şikayet edenlere inat , kurulan yeni partiler .
Yeniden şekillenmeye yüz tutan, siyasal partiler .
Sendikaların aşırı istek ve eylemleri sonucu “hadlerini bilmemezlikle “ itham edilişleri .
Ombutsman’ın , yasa tanımaz olarak, ilan ettiği Bakan veya kurumlar .
Hastaneleri suçlayan, büyük iddialar, kamuoyu önüne düşen, ürpertici olaylar, gibi.
Dün , emekli bir öğretmen arkadaşla, yolda buluştuk .
Koluma , girdi .
Hal hatır , sordu .
Sonra da, esas soruyu sordu !
“ Vergi, adı altında kesilen maaşlarımız, ne zaman ödenecek ? Bunu yazın . Televizyonda da konuşun “ dedi .
Elçiye, zeval olmaz .
Ben de, bu emekli öğretmen arkadaşın, bir elçisi olarak. İsteğini, bu sütuna yazmayı, görev saydım .
Evet .
Bir Mahkeme kararı olmasına ve Devletin kabullendiği bir mükellefiyet olarak , bu kesintiler, ne zaman ödenecek ?
Halkımızın, büyük bir çoğunluğu, Güneyin, sekter tavrı yüzünden. Görüşmelerle ilgili olarak, ihtiyati durumunu, devam ettirmektedir .
İçteki olumsuzluklar karşısında, üzüntülerini , tepkilerini, fısıltı gazetesinde, dile getirmektedir .
Halkın fısıldaşmasının, hayra alamet olmadığını, herkes bilmektedir .
Bu sessiz çoğunluğun, içine biriktirdiği tepkinin, sonucudur .
Bu, çok önemli olsa gerek .
Sonra bunu, Yalçın Cemal demedi, demeyin .
Bu haber 70 defa okunmuştur

:

:

:

: