Başarının sırrı

Geçtiğimiz haftalarda DOĞTAŞ grup sahibi Sn. Davut Doğan Üniversitemizi ziyaret etti. Bu vesile ile kendisi ile tanışma olanağı buldum.
Sn. Davut Doğan’ın “ İş’te Tecrübelerim “ adlı kitabını daha önce okumak fırsatım olmuştu. Baştan sona başarılı bir işadamının yaşamından kesitleri gözler önüne seren ve okuyucuları için adeta bir ders niteliğinde olan bu kitaptan birçok kazanımlarım olmuştu. Bu kez bu yaşanmışlıkları bir de Sn. Doğan’ın ağzından, ilk elden duymak beni cidden mutlu etti. Zira böylece aklıma takılan soruları kendisine sormak ve cevaplarını almak fırsatını elde ettim.
Sn. Doğan, hayata DDY’de puantör olarak başlayıp, herkesin “ aman devlet memuru olalım hayatımız garanti olsun “ dediği dönemlerde devlet memurluğundan ayrılıp girişimciliğe adım atmış bir işadamı. Başlangıçtan bugüne gelinceye kadar, doğruların yanı sıra hatalar da yapmış ama hem yaptığı doğru işlerden hem de hatalarından dersler çıkarıp bunları geleceğe birer tecrübe olarak aktarmayı başarmış. Bu nedenle de hızla olmasa bile emin adımlarla kendisini ve şirketini bugünlere taşımış.
Kendisi ile yaptığım görüşmede ve kitabında okuduğum yaşam hikayesinde beni en fazla etkileyen hususlar Aile şirketi yapısından kurumsallaşmaya geçiş sürecindeki doğru ve kararlı tutumu oldu.
Gerçekten, bugün birçok şirkette yaşanılan sorunların başında, aile şirketi yapısından kurumsallaşmaya geçiş sürecini başaramamak yatıyor. Şöyle bir baktığımız zaman, ülkemizdeki şirketlerin büyük bir çoğunluğunun küçük ölçekli olduğunu, bunların da önemli bölümünün aile içi veya dışı ortaklıklar şeklinde şekil bulduğunu görüyoruz. Bu ortaklıkların yine çok büyük bölümünün daha iki yılı doldurmadan bozulduğu gerçeği de bir başka sorun.
Ortaklıklar bozulmayıp devam ettiğinde ve gelir arttığında da karşımıza çıkan tablo, bu şirketlerin yine önemli bir yüzdesinin gelişimlerini tamamlamadan piyasadan çekildiği yönünde. Ortaklar geliri işe yatırmak yerine son model otomobillere veya daha iyi yaşam için aşırı harcamaya yönlendiriyor sonuç ise yine hüsran.
Bu duruma neden olan gerekçelerin başında da aile şirketi yapısının korunması yer alıyor. Böylesi yapılar yönetim için profesyonel yardım almıyor, çocuklar, eşler, eş dost ahbap yeteneklerine, yeterliliklerine bakılmadan işbaşına getiriliyor.
Sn. Doğan ve ailesi böyle yapmamış. Baştan itibaren kendilerini kurumsallaştırmaya taşıyacak prensipler ortaya konulmuş. Tam olması gerektiği gibi bir şirket ve aile anayasası hazırlanmış, gelirin ne şekilde paylaşılacağı, ne kadarının işin büyümesi için kullanılacağı, aile fertlerinin firmada veya bağlı firmalarda ne şekilde yer alabileceği, ayrı iş kurmak istemeleri durumunda kendilerine ne kadar sermaye verilebileceği hatta hangi sektörlere yatırım yapabilecekleri dahi tek tek karara bağlanmış. Kardeşler, bu anayasadan hiçbir biçimde taviz vermemişler ve sonuç ortada. Mobilya, inşaat, enerji, gıda başta olmak üzere birçok sektörde başarılı bir yapı. Demek ki başarının sırrı burada. Kurumsallaşmak, Prensipleri ortaya koymak, konulan prensiplere harfiyen riayet etmek.
Ben Sn. Davut Doğan’ın kitabından birçok ders çıkardım ve bilgi hazneme koydum. Bu kitabın tüm işadamları tarafından okunmasını tavsiye ederim. Herkesin kendine göre çıkaracağı birçok dersi içeriyor.
Bu haber 1016 defa okunmuştur

:

:

:

: