Devam mı ? Tamam mı ? Halk karar versin

Rum tarafının , New York , Mont Pelerin , Cenevre ve ardından da Kıbrıs’ta “iki lider “ tarafından yapılan toplantıdan sonra.
Rum tarafının , New York , Mont Pelerin , Cenevre ve ardından da Kıbrıs’ta “iki lider “ tarafından yapılan toplantıdan sonra. Ortaya çıkan “manzara-i umumiye “ Rum tarafının, bu işi, yani Kıbrıs müzakere sürecini. Bila müddet uzatarak , son isteği olan “Garanti ve İttifak Anlaşmalarını ortadan kaldırarak . Son isteğini de alarak , Kıbrıs Türkünü istediği noktaya getirerek , Adayla olan ilişiğini, kesmek .
BM özel danışmanı EDİE ile yaptığı, 3 saatlik görüşmede . Yunan Dışişleri Bakanı Kocias’ın Garantilerle ve Türk Askeri ile ilgili, açıklaması da, bunu göstermektedir .
Sn. Kocias , Ohi , Garanti , Ohi Türk Askeri, tezinden, zerre kadar geri adım atmış değildir .
Tek bir Türk Askerinin, olacağı bir anlaşma metnine, hayır diyor .
Binlerce Rum milisin, anlaşmadan sonra, silahları ile devamına, ise “NE “ diyor .
Bu nasıl bir iyi niyet ? Bu nasıl bir iş ?
Bu, sütunlardan hep yazdım !
İsteklerinin en son zerresini alana kadar, bu işi ucu açık götürme politikalarından, vaz geçmiş değillerdir .
Biz ise, halkımıza, müzakerelerin sonuçları ile ilgili olarak, hep umut pompaladık .
Tarihler, verdik .
2016 nın sonu, bu iş tamam dedik .
Bu olmayınca da , 2017 ‘nin ilk aylarına sarkabilir. Haziranda da referanduma gidilebilir diye, sözler verdik . Bu konuda, umutlar pompaladık .
Gelinen nokta .
2017nin, Martının ilk haftası, 6 – 7 ‘ de , yarım kalan konferansa
Siyasi düzeyde devam edilecek . Bunun için BM ‘ den, konferansın düzenlenmesi ile ilgili de, talepte bulunuldu .
Tabii, bu da, kesin bir sonuç alınması için, bir takvim ve son bir konferans niteliğinde olacak, bir iş değildir .
Yetkililerin açıklamasına göre , konferans , 2018 Rum Başkanlık seçimleri sonrasına da, sarkabilir .
Bu açıklama , saraydan gelen, açıklama .
Tabii , bu da kesin bir takvim mahiyetinde değildir .
BMGS ‘ nin Konferansın, açılışında yaptığı konuşmadan da, ortaya çıkmıştı .
Genel Sekreter “ elimizde ajanda yok “ demiş ve solunda duran, Sn. Anastasiadis’in , ağzı kulaklarına varmıştı .
Pekala , Rum ve Yunanistan , onlara, bu konuda destek veren, BM. Kıbrıs Türk Halkının, daha ne kadar yıllarını çalacak , daha ne kadar, bu cenderenin içerisinde tutarak, dünyadan soyutlamaya çalışacak ?
Sn. Akıncı ve Akıncı’ya, süreçle ilgili destek verenler, bu durum karşısında, ne gibi bir çare ve önlem düşünüyorlar .
Yoksa .
Müzakere sürecinin, bila müddet , soruna çözüm bulunana kadar. Sürdürülmesinden mi, yanadırlar ?
Kıbrıs Türkünü, bu belirsizlik cenderesinin içerisinde, tutma politikasını güden, Rum ve Yunanistan’ın politikaları karşısında . Politikaları, yine de, sürecin, bila müddet, sürdürülmesinden mi yanadır ?
Buna, yanıt vermek zorundadırlar .
Hükümeti oluşturan, siyasal partiler ve dışarıdan destekleyen, vekiller . Bu süreçten, rahatsızlık duyduklarını, sürekli olarak, dile getirmektedirler .
Sürecin, bila müddet devam etmesinin karşısında olduklarını, söylüyorlar.
Öyle ise, Hükümete bir görev düşüyor !
Kıbrıs Türk Halkının, bu konudaki iradesine, baş vurmak .
Meclisten, bir referandum yasası geçirerek . Kıbrıs Türk Halkına sorulmalıdır .
Sürece, bila müddet devam mı ?
Yoksa, belirlenecek bir tarihe kadar, tamam mı ?
Bu sorular sorularak , Kıbrıs Türk Halkının, iradesine baş vurmanın tarihi çoktan geldi ve geçti bile .
Böylece Kıbrıs Türk Halkı, Rum’un oyuncağı olmaktan , kendi kendini kurtarmış olur .
Bu haber 138 defa okunmuştur

:

:

:

: