KAPIYI VURUP ÇIKTI

Cumhurbaşkanı Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis dün yeniden bir araya geldi. Liderlerin görüşmesi yaklaşık bir saat sürdü. Görüşme sonrasında açıklamalarda bulunan Akıncı, “Rum lider hassasiyetlerimize saygı göstermedi, kapıyı vurup çıktı” dedi
Cumhurbaşkanı Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis dün yeniden bir araya geldi. Liderlerin görüşmesi yaklaşık bir saat sürdü. Görüşme sonrasında açıklamalarda bulunan Akıncı, “Rum lider hassasiyetlerimize saygı göstermedi, kapıyı vurup çıktı” dedi

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum lider Nikos Anastasiadis’le ara bölgedeki görüşmelerinin ardından Cumhurbaşkanlığı’nda açıklamalarda bulundu. Akıncı, Rum tarafının kendi eliyle hazırlamış olduğu koşulları yine kendi eliyle geri döndürebileceğini, hatasını anlayıp çarptığı kapıyı aralayarak yeniden görüşmelere dönmesinin mümkün olabileceğini ifade etti. Akıncı, toplantıya giderken Enosis plebisitinin okul programlarına alınması ve kutlanacak günler listesine konulmasının Kıbrıs Türk tarafında yarattığı hayal kırıklığını konuşmak istediğini, önceki günkü teknik toplantının da sırf bu nedenle iptal edildiğini ifade etti. Geçen yıl Rum liderin İstanbul’daki yemek krizinde yaptığı gibi bir krize neden olmamak ve yüz yüze görüşmek istediğini anlatan Akıncı, toplumlararası var olmayan güvenin yaratılması gerektiği bir zamanda, Kıbrıs konferansının gündemde olduğu günlerde, İki Toplumlu Eğitim Komitesi oluşturulmuşken ve barış kültürünün eğitimle gençlere aşılanması gereken bir dönemde, bu tür bir kararın Türk tarafında yarattığı sıkıntıyı izah etmek için görüşmeye gittiğini söyledi. Karara ELAM partisinin önayak olması ve DİSİ’nin de buna destek vermesinin toplumda bir tepkiye neden olduğunu anlatan Akıncı, konunun Rum toplumunda dahi tepkiyle karşılandığını ifade etti.

“HİSLERİMİZE SAYGI GÖSTERİLMEDİ”

Enosis fikrinin hâlihazırda zaten Rum tarih kitaplarında ve Rum eğitim sisteminin içerisinde olduğunu da dile getiren Cumhurbaşkanı, bunu kutlanacak bir olay diye göstermenin farklı bir olay olduğunu ifade ederek, masada Kıbrıs Türk tarafının hissiyatına saygı gösterilmediğini söyledi. Rum tarafında da 20 Temmuz’un 15 Temmuz darbesinin bir sonucu olduğunun bilinmesine rağmen bu konuda hassasiyetleri bulunduğunu, onların da zamanında acılar çektiklerini ve bunların görmezden gelinemeyeceğini 20 Temmuz töreninde dile getirdiğini kaydeden Akıncı, geçmişte ortaya çıkmış törenlerin iki tarafta da aynen durduğunu fakat buna karşın, üzerine ekleme yapmak isteyenin Rum tarafı olduğunu dile getirdi. Kendisinin gösterdiği anlayış ve duyarlılığı Rum lider Anbastasiadis’in göstermediğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Güney’deki tüm kamuoyu yoklamalarının çözüme en uzak kesimi genç nesiller olarak gösterdiğini vurgulayarak, bu gençlerin okullarına böylesi bir kutlamayı getirmenin hem liderlerin çözüm çabalarına hem de Birleşmiş Milletlerin uğraşlarına tezat teşkil ettiğini bildirdi. “Bu olayın mutlaka düzeltilmesi gerek” diyen Akıncı, Kıbrıs Türk toplumunun olası bir çözümde ülkeyi yönetecek liderlerden biri olarak gördüğü Anastasiadis’in ELAM gibi bir partiyle el ele yürümesini görmek istemediğini, bugün masada bir kez daha bildirdiğini ifade etti.

“İKİ ŞEY İSTEDİM… KARŞI BİR TAVIR VE KARARIN
GEÇERSİZ KILINMASI”

Görüşmede Anatsasiadis’ten net bir pozisyon ve karara karşı olduğunu belirten net bir tavırla, kararı geçersiz kılacak adımların atılmasını istediğini anlatan Akıncı, Rum liderin bunları dinlemediğini, 5 sayfadan oluşan ve 20 Temmuz, 15 Kasım ve “Türkiye’den su getirilmesi” konularını da içeren bir metinle çeşitli bahaneleri öne sürdüğünü belirtti.

“KARARI ONAYLAMADIĞINI SÖYLEDİ… İPTAL GARANTİSİNİ İSTEDİK… VEREMEDİ”

Akıncı, Anastasiadis’in Türk tarafının duygularını anlamayacak bir tavır sergilediğini belirterek, Rum liderin kararı onaylamadığını da söylediğini fakat kararın geçersiz kılınması konusunda garanti istendiğinde bu garantiyi veremediğini kaydetti. Bu noktadan sonra BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nin araya girerek durumu toparlamaya yönelik bir konuşma yaptığını anlatan Akıncı, bu konuşma sırasında Rum lider Anastasiadis’in “Söyleyecek bir şeyim yoktur” diyerek toplantıyı kapıyı da sertçe çarparak terk ettiğini bildirdi.

“ANASTASİADİS BARDAĞI TAŞIRDI, TOLERANS GÖSTERMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ”

Saygı çerçevesinde geçmesini bekledikleri toplantının bu şekilde sonlandığını kaydeden Akıncı, daha önce Rum liderin benzer fevri davranışları olduğunu da söyleyerek, “Bu bardağı taşırdı… Buna tolerans göstermek mümkün değildi” ifadelerini kullandı. Yapılan her toplantının karşılıklı saygıyı gerektirdiğinin altını çizen Akıncı, aksi halde devamının gelmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, şimdiden Rum kesiminde “Akıncı toplantıyı terk etti” söyleminin yayılmaya başlandığına da işaret etti. Toplantıya yapılan bu saygısızlığı kabul etmenin mümkün olmadığını belirten Akıncı, herkesin tavırlarına dikkat etmesi gerektiğini, kendisinin Kıbrıs Türklerinin seçmiş ve yetkilendirmiş olduğu ve masada “toplum lideri” sıfatıyla oturan bir kişi olarak hiçbir ortamda saygı çerçevesinden çıkmadığını, karşısındaki muhatabın da bir toplum lideri olduğunu ve BM’nin de o masada olduğunu unutmayarak hareket ettiğini anlattı. Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşmelerin olgun bir noktaya gelmesi zamanında, son rötuşların verilmesi gerekirken, Enosis duygularını çağrıştıran söz konusu olayın gerçekleşmesinin ve çocuklara bunun aşılanacak olmasının hiçbir olumlu mantığı olmadığını söyleyerek, Rum tarafının Türk tarafının “Konuyu abarttığını” ifade ettiğini fakat Türk tarafının
az tepki koymuş olduğunu kaydetti.

“KAPIYI VURUP GİTTİLER, ADINI DA ‘AKINCI MASADAN
KAÇTI’ KOYDULAR”

Kararı ortadan kaldırıp süreci ilerletmek varken, Rum tarafının kapıyı vurup gittiğini adını da “Akıncı masadan kaçtı” koyduğunu ifade eden Akıncı, “Kendi elleriyle yarattıkları bu durumu tersine çevirmek ve vurup gittikleri kapıyı açıp gelmek yine kendi ellerindedir… Kendilerinden çözümü ve barışı isteyen insanlar bunu beklemektedirler” şeklinde konuştu.

SORULAR-CEVAPLAR

Akıncı bir soruya karşılık Rum tarafının Mont Pelerin’de 10 günlük bir mola istediğini ve hazır olmadığını bildirdiğini kendilerinin de bunu saygıyla karşıladıklarını ve gereğini yaptıklarını anlattı. Müzakere sürecine kapıyı kapatmak istemediğini fakat çözümün tek taraflı değil, çift taraflı geleceğini de vurgulayan Akıncı, 2016 yılından beri söylediği gibi Rum tarafının 2017 yılındaki önceliklerinde bir kayma olacağının belli olduğunu, seçim propagandasının da beklenenden erken başladığını ifade etti.

ENOSİS RUHU…

“Enosis ruhu Rum toplumunda hep önümüze çıkıyor… Geçmişte Talat ve Denktaş zamanlarında da çıktı, siz Kıbrıs’ta kendi döneminizde çözüme ulaşabileceğinize inanıyor musunuz?” şeklindeki soruya karşılık Akıncı, çözüm için politik karar ve siyasi iradenin gerekli olduğunu söyleyerek “bu olmazsa konuların etrafında dönüp dolanırsınız” yanıtını verdi. Akıncı, bu irade de olmadığı sürece, bir sonuca varmanın mümkün olmadığının altını çizen Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm toplumun Enosis peşinde koştuğu yönünde değerlendirmem yoktur. Ama bazı politik gruplar vardır ki Enosis’i, aşırı sağ ve ırkçı felsefeyi kendine şiar edinmiştir. ELAM bunlardan bir tanesidir. Küçük olabilir, ama büyüğü peşinden sürüklemiştir. İşte bu nedenlerdendir ki ben bir caydırıcı unsur olması gerektiğinin altını çiziyorum ve bunun da Türkiye olması gerektiğini vurguluyorum. Çünkü Rum tarafında bu gruplar göreceli olarak küçük olsalar bile aslında bir araya geldiklerinde ELAM’dan başlayarak DİKO’ya kadar olayı getirirseniz ki DİKO, ELAM’ın aynısıdır demiyorum. Ama iki kesimli, iki toplumlu federasyona prensip olarak karşı çıkmakta birleşiyorlar. Ve bu birleşen grup yüzde 35-40’a kadar varabiliyor.

“BU SÖYLEMLERİ YANKI BULMAZ”

“Akıncı masayı terk etti söylemi uluslararası medyaya pompalanıyor. Bu konuda sizin uluslararası temaslarınız olacak mı? Bu süreçte Türkiye ile bir istişareniz oldu mu? Suçlu koltuğuna oturtulmak endişeniz var mı?” şeklinde bir soruya karşılık da, “Gerçekler eninde sonunda anlaşılır” diyen Akıncı, “nasıl olsa gerçekler öğrenilecek” demeyeceklerini ve konuyu gerekli herkese anlatacaklarını belirtti. Karşılıklı bir suçlama oyununu başlatmadığını, sadece süreci kurtarmaya ve yapılan yanlışı düzeltmeye çalıştığını belirten Akıncı, “Kıbrıs’ın geleceğini kurtarmaya katkı yapmaya çalışıyorum” dedi. “Ama onlar Akıncı ne kadar çözüm istemez diye yaymaya çalışırsa çalışsın gerçek duvarına toslayıp geri gelecektir. Bütün dünya benim geçmişimi, benim yıllarımı bu konuya nasıl harcadığımı herkes biliyor. Çözüm istemez, o yüzden masayı terk etti söylemleri dünyada yankı bulmaz” diye konuşan Akıncı, boş durmamak gerektiğinin ve olayın gerçek boyutlarını anlatma gerektiğinin ve şu anda da bunu yaptığının altını çizdi. Akıncı şöyle devam etti: “Medyamıza da görev düşüyor. Uluslararası medya da doğru bilgi ile doğru mesaj vermelidir. Türkiye ile bu son günlerde bir diyalogum olmadı ama bir kaç gün önce aldığımız bir bilgi var. Çok büyük bir ihtimalle Pazartesi günü Sayın Çavuşoğlu burada olacak. Onunla da bütün bu konuları değerlendireceğiz. Sırf bu sıcak olayın üstüne gelmiyor. Daha öncede planlanmış bir görüşmedir.”

“ÖNCE GELİŞMELERİ GÖRELİM”

Bundan sonra atılacak adımların ne olacağının sorulması üzerine ise Cumhurbaşkanı Akıncı, gelişmelere göre adımlar atılacağını yineleyerek “Hele bir görüşmeleri görelim ona göre adımlarımızı atacağız” dedi. Akıncı başka bir soruya karşılık, “Bize verilen hazırlanmış yazıdan, bizim bu hassasiyetimize yeterli duyarlılığın gösterilmediğini anladım. O nedenle elbette, bu konudan çok umutlu değilim. Bunu gördüm” yanıtını verdi.
Bu haber 222 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER