Arayan mevlasını da bulur, belasını da…

Kıbrıs’ta Anastasiadis ve ELAM öncülüğünde başlatılan gerilim, Ege’de Kardak yüzünden Türkiye ile Yunanistan arasında bir başka boyutta yükseliyor.
Kıbrıs’ta Anastasiadis ve ELAM öncülüğünde başlatılan gerilim, Ege’de Kardak yüzünden Türkiye ile Yunanistan arasında bir başka boyutta yükseliyor.
Atina, önce Dışişleri Bakanı Kocias, ardından da Savunma Bakanı Kammenos’un açıklamalarıyla Türk Yunan ilişkilerini adeta zehirlemeye çalışıyor.
Bu öyle bir zehir ki, Kıbrıs’ta iki garantör konumunda olan Türkiye ve Yunanistan’ın yükselen ateşi bir anda Kıbrıs’ı da etkiliyor.
Kıbrıs müzakerelerinde zaten Enosis yüzünden yüksek olan ateş, üstüne Ege’deki gerilim de eklenince havale geçirme noktasına geliyor.
Biliyorsunuz havale geçiren çocuk, bir daha asla eskisi gibi olamaz.
Orgeneral Hulusi Akar’ın Ege’de yaptığı geziyi, “Türk Genelkurmay Başkanı isteseydi de Kardak’a çıkamazdı, tüm önlemi almıştık” diye yorumlayan Kocias’a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun önceki gün verdiği mesaj çok anlamlıydı.
1974’teki Kıbrıs Harekatı’na gönderme yapan Çavuşoğlu, “Görevi Kardak’a çıkmak olsaydı, çıkardı. Unutulmasın, çıkacağımız zaman, çıkmamız gereken yerlere çıktık” diyerek, Atina yönetiminin aklını başına almasını tembihledi.
Ama daha önce de sık sık Rumlarla birlikte Avrupa’nın şımarık kardeşleri olarak nitelediğimiz Yunanistan, ateşi körüklemekte kararlı görünüyor.
Bu kez Yunan Savunma Bakanı Panos Kammenos, sazı eline aldı, “Kardak’a gelsinler, nasıl gideceklerini görelim. Yunan silahlı kuvvetleri her ihtimale karşı hazırlıklıdır” dedi.
Bunun üzerine Yunan hükümetini ikinci kez uyaran Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu,
Çipras yönetimi tarafından Yunan Savunma Bakanı ile ilgili Ankara’ya verilen “Efendim aslında iyi bir çocuk, idare edelim” mesajını da kabul etmediklerini söyledi.
Çavuşoğlu, “İyi de nereye kadar idare edilecek? Yani almışsınız, mecbur kalmışsınız koalisyona, sen idare et de benim de bir sabrım var, sabrımın sınırı var. Şimdi Avrupa'nın şımarık çocuğu, koalisyonun şımarık çocuğu... Nedir yani, şımarıkları mı idare edeceğiz? Onları mı oyalamak bizim işimiz?” diyerek sert bir tepki gösterdi.
Çavuşoğlu, en ağır, adeta ültimatom gibi cümlesini sona sakladı.
“Türk askerinin yeri geldiği zaman ne yapabileceğini en iyi onlar bilir. En iyi hükümet bilir. O şımarık çocuğa da iyi anlatsınlar. Bizim de sabrımızı zorlamasınlar' diyen Türkiye Dışişleri Bakanı, Atina yönetimine adeta sopa gösterdi.
Bir yandan Rumlar tek yanlı ilan ettikleri münhasır ekonomik bölgede petrol ve doğalgaz ararken, diğer yanda abileri Yunanistan’ın Ege’de boş atıp dolu tutmaya çalışması, yakın gelecekte bölgeyi ateş çemberine çevirebilir.
Avrupa Birliği bu iki şımarık kardeşin kulağını çekmezse, daha sonra yaşanacakların önüne kimse geçemez.
Arayan belasını da bulur, mevlasını da…
Herkes aklını başını toplamalı… AB, iki şımarık çocuğunu da uyarmalı.
Yoksa bu işin sonu kötüye gidiyor.
Bizden söylemesi…
Bu haber 168 defa okunmuştur

:

:

:

: