Lütfen artık susun!

Bir kaç gün yaşananlardan mütevellit karşılıklı sitemlerin olduğu açıklamaları anlayabiliriz.
Bir kaç gün yaşananlardan mütevellit karşılıklı sitemlerin olduğu açıklamaları anlayabiliriz.
Bu doğal.
Ve/fakat bu böyle haftalarca devam etmemeli.
Öyle bir görüntü var ki şimdi, sanki liderler onca emeklerine karşılık oturup bugünü beklemişler.
Bir aksilik olsa da yan çizsek gibi bir hava hakim sürece dair.
Ortamı yumuşatmak yerine, yaptıkları açıklamalarla daha da gerilmesini sağlıyorlar.
Oysa karşılıklı sussalar ve bir hafta hiç konuşmasalar bu konula ilgili bu gerginlik diyalog yolunu açacak ve bir çok sıkıntı giderilecek.
Ama yok.
Konuştukça konuşuyor liderler.
Adeta bir birlerini suçlama yarışına girdiler.
Hayır eteklerindeki taşları bekleyelim döksünler rahatlasınlar diyeceğim ama bu öyle bir şey de değil.
Zira konuştukça daha farklı sorunlarla karşı karşıya kalıyor süreç.
Ve sıkıntılar derinleşiyor.
Ortam geriliyor.
Garantörler de olumsuz etkileniyor.
Ve hiç arzu edilmeyen bir süreç yaşanıyor adada.
Ki bu sürecin ne kısa vadede ne uzun vadede kimseye sağlayacağı bir yararı da yoktur.
Daha dün her fırsatta barışa, çözüme vurgu yapan yapıcı davranmaya çalışan liderler, şimdi durmuşlar birbirlerini suçluyorlar.
Üstelik bu atmosferi dağıtmak niyetinde de olmadıklarını anlıyoruz, karşılıklı devam eden açıklamalarından.
Halbuki bugün ihtiyacımız olan bu değildir.
Karşılıklı atışmanın yaratacağı bir zemin, hem ayrılığı körükler hem de bölünmüşlüğü kalıcılaştırır.
Bunun çözüme dair bir fayda sağlamayacağını bile bile neden böyle bir tavır sergiliyorlar liderler?
Anlamak mümkün değil.
Onca emek onca çaba onca umut..
Bir çırpıda yok sayılıyor.
Üstelik bunu artık bir tarafa da bırakmıyorlar.
Üç günü, beş günü anladık,
Tartışıldı, konuşuldu, karşılıklı görüşler ortaya kondu.
Eyvallah.
Ama haftalardır devam ettiriyorlar bu olumsuzluğu ve üzerinden içe dönük siyasette prim yapmaya çalışıyorlar.
Bunu Rum tarafında zaten görüyorduk ve biliyorduk Sayın Anastasiadis’in iç politikaya karşı takındığı tutumu ve oy beklentisini.
Lakin şimdi benzeri bir davranışı da Türk tarafında izliyoruz.
Sayın Akıncı’nın da iç politikaya yönelik bir tavır takındığını görüyoruz.
Bilemiyorum ve belki diyorum 2. Döneme hazırlanıyor Sayın Akıncı’da.
Aklıma başka bir şey gelmiyor bir anda aldığı tavırdan.
Velhasıl bu karşılıklı yapılan atışmaların ve ayrılıkçılığı körükleyen açıklamaların artık bir yerde durması gerekir diye düşünüyorum.
Süreç bir şekilde işliyor zira.
Siz şimdi durduğuna ya da yavaşlatıldığına bakmayın.
Yarın bir gün o masa etrafında taraflar yine toplanacaklar.
Yine oturup müzakere etmeye devam edecekler.
Dolayısı ile başta liderler olmak üzere, sürece müdahil olan, rol üstlenen herkes artık konuşmayı bir tarafa bırakmalı ve birbirlerine yönelik kırıcı üsluptan vazgeçmelidir.
Zira bunun için heba edilen enerji adada mevcut statükonun devamına katkı sağlamaktadır.
Ki bugün adada genel kanı, Sayın Akıncı’nın da Sayın Anastasiadis’in de bu yönde hareket etmeye devam etmeleri, statükonun devamından yana bir duruş olarak algılanmaya başlandı.
Bu haber 130 defa okunmuştur

:

:

:

: