iş muhalefete kalıyor ama...

Ülkede bir türü karara varılamayan ya da kararı verilemeyen iki konu haline geldi Erken seçim ve tabi ki mesai saatleri.
Ülkede bir türü karara varılamayan ya da kararı verilemeyen iki konu haline geldi Erken seçim ve tabi ki mesai saatleri.
Başbakan Hüseyin Özgürgün, sürekli dillendirir oldu erken seçimi.
Hatta bu konuda muhalefetten daha istekli bir duruş sergilediğini de söyleyebiliriz.
Sayın Başbakanın bu düşüncesi parti yetkili organlarında kabul görmemesine rağmen Başbakan Hüseyin Özgürgün, bu konuda istekli.
Hatta o kadar istekli ki, muhalefete seslenerek meclise seçim önerisini versinler UBP olarak kabul edeceğiz diyor.
Bu bir hodri meydan mı?
Evet, kesinlikle bir hodri meydandır.
Açıkçası muhalefetin böyle bir eğilimi yok gibi.
Bunun tabi ki sebepleri var.
Ancak iktidarda bulunan bir partinin Genel Başkanı ve Başbakan sıfatı ile Sayın Özgürgün böyle bir çağrı yapıp duruyorsa muhalefet de aynı kararlılıkla buna icabet etmesi tabi ki beklenendir halkın nazarında.
Malum ki mecliste ki mevcut yapı ile siyasette bir tıkanmışlık yaşanıyor.
Meclis istenilen düzeyde bir çalışma temposu içerisinde değil.
Ha elbette bunun da birçok sebepleri olabilir.
Ancak burada sebeplerin mazaret olarak ortaya konmasından ziyade niyetin siyasi rant üzerine kurgulanmış olmasıdır
Dolayısıyla görünen tek gerçek bugünkü meclis yapısının meşruiyetini halk nezdinde de kaybetmiş olmasıdır.
Bunun aksini iddia edenlerin sokağa çıkıp nabız yoklamalarını tavsiye ederim.
Tabi şimdi burada iş muhalefete bakar.
Zira iktidarın başı olarak Başbakan erken seçime hazırım mesajını vermiştir.
Ha denilebilir ki, bir siyasi partinin iktidarda bulunduğu sırada seçime gitmesi bir avantajdır.
Neden?
Çünkü devletin bütün olanakları ellerindedir ve bunu seçim yatırımı olarak kullanmaktadırlar.
Bu yanlış bir düşünce değil elbette.
Ve/fakat bu olmaması gereken bir eylemdir.
Mevcut iktidarların seçime girerken devletin imkanlarını kullanmaması ve hatta ilgili kurumların bunun takipçisi olması ve kullandırmaması gerekir.
Zira bu konuda kanunlar var.
Fakat buna rağmen bugüne kadar iktidarların seçime devletin olanakları ile giren bir çok dönemi geçirdik.
Devletin imkanlarının hoyratça ve sorumsuzca seçim yatırımı olarak kullanıldığı.
İşte bu nedenledir ki bu noktada sıkıntılar olduğu bir gerçektir.
Ancak bu erken seçimden kaçmak için bir mazaret de olamamalıdır.
Bunun önüne geçilebilir.
Ha bir başka gerçek halkın nabzıdır.
Sokak mevcut yapının meşruiyetinin ve mevcudiyetinin olmadığı konusunda çoğunlukla hemfikir.
Meclis kuşku yok ki halkın iradesini temsil eden bir yapıdır.
Orada bulunan vekillerin her biri halkın onlara verdiği yetki ile bulunmaktadırlar.
Yani halkı temsil etmek için halkın seçimlerde onlara oy vererek seçtiği ve vekil tayin ettiği insanlar var orada.
Dolayısıyla bu da halkın meclis üzerindeki tartışmasız etkisini gösterir.
Halk ister seçer, ister seçmez..
Çok açık ki halk şimdi de erken seçim talep etmektedir.
Ve meclisin buna kayıtsız kalması ayrı sıkıntılar ortaya çıkartmaktadır.
Nitekim siyasi hesaplarla çalıştırılmayan bir meclis var şu anda önümüzde.
Bu her alanda bir tıkanıklığı da beraberinde getiriyor haliyle.
Ve bu durumun herkes farkında.
Zaten ne mümkün?
9 aydır ülkede mesai saatlerini bir türlü düzenleyemeyen bir iktidar var.
İçinde bulunduğumuz durumun başka bir izahı yok elbette.
Varsa da ben bilmiyorum.
Hali hazırda Başbakan da ben ve partim erken seçime varız diyor, o zaman aynı duruşu muhalefetin de göstermesi gerekiyor.
Tabi partiler açısından işin bir de seçime hazır mıyız? Değil miyiz? Ayağı var ki, bu da alınacak kararda büyük etken olacak.
Bunu ilerleyen günlerde hangi partinin ne kadar erken seçime hazır olup olmadığını takınılan tavırdan anlayacağız.
Ve/fakat bu noktada Başbakan Sayın Hüseyin Özgürgün’ün bu konuda ne kadar samimi olduğunu anlamak için halkın muhalefete ihtiyacı vardır.
Zira bu samimiyetin sınanmasını yapacak olan muhalefettir.
Nitekim muhalefet de buna duyarsız kalmadı CTP güvensizlik önergesini verdi vermesine de bunun önergeden çok öneri niteliği taşımasına ihtiyaç var.
Zira verilen önerge ile mevcut hükümetin güven tazeleyerek yoluna devam etmesi olasılığı yüksek.
Nasıl?
Tabi ki bağımsız milletvekillerinin desteği ile bu mümkün.
Haliyle bağımsız vekillere de gün doğmuş oldu, elleri daha da güçlendi istedikleri hedefe ulaşabilmek açısından.
Peki nedir hedefleri?
Kuvvetle muhtemel UBP saflarına geçip makama koşmak.
Yani bu kadar net.
Halbuki öneri olarak meclise verilseydi bu talep, Başbakan Hüseyin Özgürgün’ü bağlayacaktı, zira kamuoyu önünde muhalefet öneri getirsin erken seçim için meclise biz bunu kabul edeceğiz demişti.
Dolayısıyla bu Sayın Özgürgün’ü doğrudan söyleminin arkasında durmaya zorlayacaktı.
Ama şimdi böyle bir bağlayıcılığı olmayacak.
Neden?
Çünkü güvensizlik önergesi partisi tarafından en kolay savuşturulacak bir hadisedir.
Kaldı ki bağımsız vekiller bugünleri yana döne bekliyordu.
Ve/ fakat neyse ki TDP işi şansa bırakmadı ve erken seçim önergesini meclise sundu.
Bakalım şimdi CTP’nin tavrı ne olacak?
Bu haber 35 defa okunmuştur

:

:

:

: