Bugün değişik bir konu olsun

Geride bıraktığımız hafta sonu internet üzerinden BRT’den canlı yayınlanan Yenicami-İskele Gençler Birliği karşılaşmasını izliyorum.
Geride bıraktığımız hafta sonu internet üzerinden BRT’den canlı yayınlanan Yenicami-İskele Gençler Birliği karşılaşmasını izliyorum.
Öncelikle belirtmek isterim ki bu sezon her iki takım da başarılı bir performans sergiliyor.
Futbol adına keyifli mücadeleler ortaya koyuyorlar.
İşte tam da bu nedenledir ki her iki takımı da yürekten kutluyorum.
Ve gelelim konuya.
Maçı, kısıtlı imkanlarına rağmen bizlere aktaran spiker arkadaşlar bir ara çok önemli bir konuya temas ettiler.
Dediler ki, Yenicami açık ara önde bu yarışı götürüyor, ama maalesef tribünlerde seyirci yok. Burada topu topu 60 kişi ya var, ya yokuz..
Bunların da bir kısmı basın mensubu, bir kısmı da sahada görevli polisler.
Bu değerli spiker arkadaşların söyledikleri çok önemliydi, zira gerçekten böyle bir durum var sahalarımızda..
Futbola her geçen gün ilgi maalesef azalıyor.
Elbette bunun nedenleri de var ama sanırım esas olan kendi değerlerimize vermediğimiz önemin bir yansımasıdır bu.
Oysa Yenicami çok köklü bir camia.
Ve bu sezon da takdire şayan bir performans sergiliyorlar ekip olarak.
Yönetim, teknik heyet, futbolcular, malzemeciler vs..
Tam bir takım olarak çıkıyorlar her maçlarına.
Ve alkışı hak ediyorlar.
Dolayısyla ben, böyle bir başarının boş tribünleri hak ettiğini düşünmüyorum.
Şampiyonluğu nerede ise garantileyen bir camianın futbola ilgisi bu olmamalıdır elbette.
Ben bir Mağusa Türk Gücü taraftarıyım.
Bu camianın içinde doğdum, büyüdüm, yaşlanıyorum.
Ve bu duruma inananın Kıbrıs Türk Futbolu adına üzülüyorum.
Malum ki, geçen sezonun şampiyonu MTG olmuştu.
Coşkuyla kutlamıştık bunu Mağusa’da ve yüreğinde MTG sevgisini taşıyan birçok farklı yerde.
Bu sezon da kümede kalma mücadelesi veriyoruz takım olarak.
Sonuçta bu bir oyundur, bu oyunda başarı da var başarısızlık da var.
Lakin en önemli şey bir bütün olmakta.
Çünkü bu başarısızlık sadece MTG’nin sahaya çıkarttığı 11 futbolcunun başarısızlığı değildir.
Tabi ki başarı da sadece sahada topun peşinde koşan 11 futbolcu ile sınırlı değildir.
Bu tüm camianın başarısızlığı veyahut başarısıdır.
İşte bu sezon MTG bunu başarmadı, başaramadık.
İş sadece sahada top peşinde koşan 11 futbolcu ile bitmiyor.
Bunun yönetimi olur, seyircisi olur, finansal desteği sağlayanları olur..
Kolay değildir amatör anlayışta profesyonelliği yaşamak.
Ciddi bir para ister bu işler.
İşte bu yıl MTG’de işin finansal ve yönetim ayağı aksadı.
Bu elbette doğaldır.
Doğal olmayan ise alternatifi olduğunu bile bile ısrarla bu tavrın sürdürülüp hataya dönüşmesiydi.
Neyse ki bu hatadan dönüldü.
Ve aklın yolu bulundu.
MTG şimdi yeni bir döneme yeni yönetimi ile yelken açmaya hazırlanıyor.
Ve/fakat diyeceğim o ki, MTG camiası ben kendimi bildim bilelim hiç bir zaman hiçbir şartta hiçbir pozisyonda takımını sahada yalnız bırakmayışıdır.
Bugün kümede kalma mücadelesi veren bir MTG’nin her maçında hatırı sayılır bir seyirci karşısında mücadele ettiğini biliyorum.
Çünkü genelde bende o seyirciler arasında oluyorum.
Ve açıkçası böyle bir camianın içerisinde olmaktan sonsuz bir mutluluk duyuyorum.




Bu haber 54 defa okunmuştur

:

:

:

: