Devletin geçici memurları

Kamusal alanda alınan hizmetten kimse memnun değil. Hizmet veren de, hizmeti alan da şikâyetçi.
Kamusal alanda alınan hizmetten kimse memnun değil.
Hizmet veren de, hizmeti alan da şikâyetçi.
Alışılmış, herkesin aklına ilk gelen yöntem, alınacak hizmet için mutlaka bir tanıdık bulmak, araya birilerini ricacı yapmak.
Bu çağda kamusal işlerinizi internetten yapamıyorsunuz, telefonla bir muhataba ulaşmanız mümkün değil, bizzat gitmek isteseniz en başta aracınıza park yeri bulma sorunu yaşarsınız.
Hemen her kamu kurumunda aynı manzara.
Sağlıksız, döküntü durumundaki binalar, çalışma ofisleri.
En yukardan en aşağıya kadar çöken bir sistem.
Üst düzey yöneticilerden, çalışana kadar verimsiz, kalitesiz bir düzen.
Çünkü kamuda liyakat, adalet, hak etme, bir yerlere gelmek için yeterli değil.
Tek şart, günün iktidarına yakın olmak, iktidar partisi içinde, devletten daha çok çalışmak.
Yani işe göre değil, adama göre iş mantığı, genel olarak kamuyu çökertti.
Kamuda verimliliği artırmak mümkün değil mi?
Elbette mümkün, ödül ve ceza yöntemi, çalışana, hak edene siyasi tercihine göre değil, yaptığı işe verdiği emekle hakkını vermek.
Siyasi görüşün değil, partiye verilen hizmet ve yakınlık değil, devlet hizmetinin önde tutulduğu bir anlayış olmazsa bunlar tabi ki olmaz.
Müşavirlik konusu da bu anlayışın yarattığı en önemli yara değil mi?
Bu ülkede çalışma hayatı parça parça.
Özel sektör çalışanları, kamu çalışanları, kamu çalışanları kendi içinde, kadrolu, geçici, 2011 yılından önce çalışmaya başlayanlar ve sonrasında çalışmaya başlayanlar.
Siyaset, popülizm, adamcılık, bölmek-yönetmek, partizanlık bu yapının sebepleri.
Şimdilerde bir de taşerondan hizmet alma var.
Taşeron yoluyla kamuya hizmet veren çalışanlar.
Memurluk, güvenlik, okullar da temizlik hizmetlerini taşeron aracılığıyla çalışanlar yapıyor artık.
Özellikle sağlık alanında, hizmet alımı adı altında, taşeron çalışanlar çoğalıyor.
Ve belli bir süre sonra kamuda çalışacak, ilerleyecek, yönetim kademelerine gelecek vasıflı çalışan hiç bulunamayacak.
Kamuda 1200 civarı geçici çalışıyor, 20 yıldır geçici olarak çalışan, hatta emekli olanlar var.
Kamuda iş yükünün önemli bir kısmı geçicilerin sırtında.
Bunların yanında çelişkili durumlar da yaşanıyor;
Mesela, geçici bir çalışanın vezne görevi yapmaması gerek ama bu görevi yapan çalışan var.
“Artık geçici çalışan alımı yok, içerde olan insanların kadro alması mali bir külfet getirmeyecek, her siyasi yönetim değiştiğinde işinden olma korkusu olmayacak, bu mutlaka çalışma hayatına olumlu yansıyacak.”
Kamuda geçici çalışanlar için bir çalışma yapılıyor.
Mali külfet getirmeden, ilerleme ve terfi haklarının düzenlenmesine yönelik.
Buna itirazlar da mevcut ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık olduğu iddia ediliyor.
Düzenlemeyi önerenlerse tam tersini savunmada iddialı.
Kamu kadrolarında 5 bin üzerinde açık mevcut.
Geçicilerin kadrolanmasıyla, münhal açılması engellenmeyecek, mali yükümlülük getirmeyecek.
Durum böyleyse, konu kapatılsın, yıllardır geçici olarak çalışan insanlar kadrolarını almasın, bunda bir sakınca olmamalı.
İstihdam konusu aynı zamanda istismar konusu, adaletsizliğin ve siyasetin en önemli oy kapısı.
Ekmeğin silah olarak kullanıldığı bu ülkede, herkese, her yerde, eşitlik ve adalet uygulanmalı.

Bu haber 335 defa okunmuştur

:

:

:

: