Güven artırıcı önlemlerin amacı nedir?

Kıbrıs sorunu müzakere süreci bir süredir durgun.
Kıbrıs sorunu müzakere süreci bir süredir durgun.
Yurt dışında yapılan toplantılarda, Rum tarafının yaklaşımının seçim odaklı olduğunu göstermişti.
Elbette tek mesele güneyin seçimi değil.
Türkiye'nin 16 Nisan referandumu da Kıbrıs müzakere sürecini etkiledi.
Bundan sonraki süreçte Türkiye referandumunun sonucu, güneyin seçim havasına girmesi Kıbrıs sorununda etkili olacak.
İç siyasi hareketlenmeler, iç kamuoyunu etkileme çabaları, sorunun çözüm ivmesini olumsuz etkileyecek.
Geçtiğimiz hafta sonu, pazar gecesi, Rum ve Türk liderler, Akıncı ve Anastasiadis ara bölgedeki Ledra Palace Otel'de yemekte bir araya geldiler.
Beklentiler;
Müzakerelerin yeniden başlama tarihinin belirlenmesi.
Güven yaratıcı önlemlerin gündeme gelip, adım atılması.
Ve yeni bir yöntemle izlenecek yol haritasının ortaya çıkmasıydı.
Görüşme sonrası BM yazılı olarak şöyle bir açıklama yaptı;
'Bu akşam, Kıbrıslı Türk Lider Mustafa Akıncı ve Rum Lider Anastasiadis, son aylarda yaşanan zorluklarla ilgili açık ve yapıcı bir görüş alışverişinde bulundular.
Bütün Kıbrıslıların yararına olacak ve iki toplumun endişelerini dikkate alacak bir çözüm için, ortak kararlılıklarını teyit ettiler.
Bunun ötesinde, önümüzdeki yol haritasıyla ilgili fikir alışverişinde bulundular.
Önümüzdeki günlerde iki lider de yurtdışında olacağından, BMGS'nin Özel Danışmanı Espen Eide, müzakerelerin en erken zamanda başlayabilmesi için, zeminin hazırlanması yönünde kendileriyle temaslarını sürdürecektir.'
Yani sadece yemek yendi ve müzakerelerin başlamasına dair bir yol bulunamadı.
Acaba o niyetle gidilmiş miydi?
Kıbrıs'ın 'güven' sorunu aşılmadan müzakere etmenin zaten bir anlamı yok.
Görüşmeye gitmeden önce Anastasiades;

'Eğer hedef veya amaç Güven Yaratıcı Tedbirleri görüşmekse, sanırım faydalı bir diyaloga nihayet başlamak için gerekli koşulları oluşturmaya çalışanların çabalarının akıbeti kötü olacaktır.'
Yani ENOSİS konusuyla görüşmeler durdu, bu bir güven sorunu yarattı, güven artırıcı tedbirler gündeme gelirse, biz suçlu olduğumuzu kabul etmiş olacağız, bu sebeple güven yaratıcı önlemler konusunu konuşmayı kabul etmiyoruz.
Anastasiades bir bakıma bunun çekincesini yaşıyor.
Görüşme sonrasında Rum Dışişleri Bakanı Kasoulidis;
'Güven Artırıcı Önlemlerin(GAÖ) uygulanmasını destekleyen kişiler, Kıbrıs'ta herhangi bir tarafa siyasi avantaj sağlamaması amacıyla önlemler sunma konusunda siyasi irade göstermeleri gerekir.'
Güven artırıcı önlemler kimseye siyasi avantaj sağlamasın.
Görüşmeden sonra Rum Sözcü Hristodulidis;
'Müzakerelerin başlamamasının tek sorumlusu Akıncı'dır.'
Bunların bir getirisi var mı, sebep ne?
Güven artırıcı önlemlerin amacı nedir?
İki toplumu yakınlaştırmak, yılların güvensizliğini ortadan kaldırmak için adımlar atmak, aynı ülkede beraber yaşayacak insanların bunu içselleştirmesini sağlamak.
Bunun içinde zaten siyaset olmamalı, insanların günlük yaşamına dokunmalı, çözümle nelerin geleceğini halkların yaşamaya başlaması.
Telefon, elektrik, eğitim, ortak çalışmalar, direk insanların hayatına dokunmasa da atılacak adımlar olarak önemli.
Bu çözüm yanında, barış için de geçerli.
Kıbrıs’ta çözümün gerekliliği her geçen gün daha da belirginleşiyor.
Zaman geçtikçe en başta Kıbrıslı Türkler kaybediyor.
Bu laf ola veya zayıflık değil, maalesef gerçek.
Bu ada da iki toplumlu çözüm olmazsa, başka çözümlerin olması kaçınılmazdır.
Bu çözümlerin ise ne getireceği belli değil.
Bu haber 304 defa okunmuştur

:

:

:

: