Az kalsın…

Fenerbahçe Spor Toto Süper Lig’in 27. Hafta maçında kendi evinde Akhisar Belediyespor ile karşılaştı.
Fenerbahçe Spor Toto Süper Lig’in 27. Hafta maçında kendi evinde Akhisar Belediyespor ile karşılaştı. Tabi neredeyse bu sezon başından itibaren tribünleri boş bırakan taraftarlar güzel hava olmasına rağmen mücadeleye rağbet göstermedi. Halbuki, eskiden böyle miydi? Fenerbahçe’nin kalesi olarak adlandırılan Bağdat Caddesi hele maç Pazar gününe denk gelmişse, hava da güzelse şayet tüm taraftarlar aile bireyleri ile birlikte caddeye çıkar, hatta pusetteki çocuklarına bebeklerine bile Fenerium ürünü giydirirdi. Bir cümbüş, bir enerji olurdu. Şimdilerde ise bu tablodan eser yok, üzücü.

Gelelim karşılaşmaya; Fenerbahçe artık sadece yapması gereken maç kazanma alışkanlığı kazanması, özgüven tazelemesi ve ikinciliği ne olursa olsun zorlayarak Şampiyonlar Ligi’ne gidebilmek, ön eleme oynayabilmek. Bir yandan da, Avrupa şansı Türkiye Kupası ile devam ederek elbette. Ama Şampiyonlar Ligi bir vizyon, bir vitrin olduğu için tartışmasız önemli bir kulvar. Fenerbahçe galip gelebilmek adına hücum futbolu oynayarak başlasa da ataklardan bir türlü sonuç alamıyordu. Belli ki oyuncular, maç öncesi kendi aralarında konuşmuş ve bu maçtan kendi sahalarında mutlak galibiyet istedikleri her hallerinden belliydi. Bu amaçla da oyun kurgusunu ve mücadeleyi de maçı izleyenler görüyordu. Rakip takım Akhisar ise, düşme potasından kurtulma adına üzerine düşen herşeyi yaptı ama gücü belli bir yere kadar olduğu için fazla dayanamadı. Ama Akhisar Belediyespor’u da verdiği iyi niyetli futbolundan, oyunu kötüleştirmesen ettiği mücadeleyi de kutlamak istiyorum. Sonuç itibari ile sarı lacivertli ekip, istediği, arzu ettiği üç puanı üç golle hanesine yazdırmış oldu.

Amaa,

Karşılaşma 2+0 sarı kanaryaların lehine devam ederken, Akhisarlı futbolcu ceza sahası için de (18 içerisinde) topla buluşuyor, kaleci Volkan’ı geçiyor açısı daraldığı anda Volkan gelip oyuncuya faul yapıyor ve hakem de doğal olarak penalto noktasını işaret ediyor. Halbuki iyi ve milli kaleci Volkan kahramanlığa soyunmasa, sağına soluna baksa defans oyuncusu arkadaşlarının hızla kaleye doğru geldiğini görecek ve açısı daralmış rakip oyuncunun cılız vuruşunu sarı lacivertli defans oyuncuları karşılayacak ve golü önleyeceklerdi. Çünkü, mücadele bu penaltı atışı sonrasına 2-1’e gelmiş, ardından Ege temsilcisi düşme hattından kurtulmak için can havli ile saldırmaya başladı, cesaret kazanmış oldu. Kaza ile bir gol olsa 2-2 olsa, ya da Fenerbahçe üçüncü golü bulmasa maç belki de 2-2 eşitlikle sona erecekti ve bunun suçlusu da egosu yüksek olan kaleci Volkan sayesinde olacaktı. Kaldı ki, birkaç haftadır sakatlığı nedeni ile forma giyemeyen Volkan Demirel, hatta yokluğunda Fabiano’nun iyi performans gösterdiği de göz önünde bulundurulduğunda sakatlığının hemen geçer geçmez kale benim bu takımın birinci kalecisi benim deme lüksü bence olmamalı. Egoyu bir kenara koymak gerek.

Son söz “AZ KALSIN” kaleci Volkan yüzünden berabere bitecek bir maç olacaktı ve herkes evine üzgün bir şekilde gidecekti. Neyse ki, korkulan olmadı.
Sevgi ile kalın…
Bu haber 150 defa okunmuştur

:

:

:

: