Trafik cezaları neden geç geliyor?

Yaşamsal konular şakaya gelmez, uzmanlık, ciddiyet ve öncelik ister.
Yaşamsal konular şakaya gelmez, uzmanlık, ciddiyet ve öncelik ister.
Her ülkede, sağlık, eğitim, konut ve iş ihtiyacı yaşamın merkezleridir.
Bir ülkede yönetimleri, iktidarları, başarılı, buna bağlı olarak da devamlı kılan, insanların hayatına dokunma, sorunlarını çözme, yaşamsal ihtiyaçlarını giderme başarısıdır.
KKTC bu anlamda fiilen çökmüş bir durumdadır.
Devlet hizmetleri artık yok denecek kadar tükenmiştir.
Her türlü hizmet rantlarla anılmakta.
Ne kadar hazin, ne kadar yazık ve üzücü.
KKTC’de topyekûn bir şeyler değişmezse çok daha kötü zamanlar uzakta değil.
Kuralsızlık, başıboşluk, otoritesizlik, vurdumduymazlık, saygısızlık, hepsi bir konuda birleşiyor ve hayatı zehir ediyor.
Trafik, yılların yanlışlarının patlama noktasına geldiği, günden güne büyüyen, çaresizliğimizin tavan yaptığı meselemiz.
Çok küçük dokunuşlar, ortak ve uzman destekli çalışmalar, ilk başlangıçlar olabilir.
İlk vazgeçilmesi gereken konu ise popülizm ve günlük düşüncelerden uzaklaşmak.
Her bölgede proje başlaması şart değil, her bölgede başlangıçlar yapmak başarı değil.
Öncelik sırasına göre yapılacak olanlar belirlenir, projeler hazırlanır, bir program dâhilinde başlanır ve bitirilir.
Yani sırf başlandığı görülsün diye iş yapılmaz, bu faydadan çok zarar verir.
Gönyeli çemberi mesela, her taraf kazıldı, öyle duruyor, yeterli uyarı yok, umarım kötü bir durum yaşanamaz ama birinin başına bir şey gelirse bunun bedelini kim ödeyecek?
Sanki proje geciktiği için, başlandığı görülsün diye bir şeyler yapılmaya başlandı.
Gerek yok, geç olsun, güç olmasın, ya da başlanmışsa en erken zamanda gereken yapılsın.
Yollara, yasalara, cezalara, siyasi kararlara geçmeden önce başarının anahtarı organizasyondur.
Cezalar tek başına yeterli mi, ya da çözüm mü?
Sabit radarlar, bugüne kadar, mali gelir dışında ne kazandırdı?
Yazılan cezalar, yıllar sonra geliyor, üstelik birikerek, üstelik hep aynı sebepler ileri sürülüyor.

Dağıtıcı şirket, ceza sahibine “genelde” ulaşamıyor, çeşitli sebepler gösterilerek, polise havale ediliyor.
İlgili şirket, cezayı sahibine ulaştırmayınca da parasını alıyor mu?
İş yükü ağır polis teşkilatına yeni bir yük değil mi bu durum?
Bu konuda bir sektör oluştu, ulaşılamayan ceza sahibine her ne hikmetse polis ulaşıyor.
Cezaların üzerinde her türlü iletişim bilgisi var, cezanın ulaşmama sebepleri hep aynı.
Düzenleme, güncelleme mutlaka gerekli.
Bir başka konu, plakaların değiştirilmesi, sebep henüz açıklanamadı.
Tam bir plaka kirliliği, plaka katli var, çeşit çeşit, standart yok.
Özel araçlar, kiralık araçlar, beyaz, kırmızı, rakamların, sayıların iç içe girdiği, üzerinde şirket tanıtımlarının olduğu, gümrüksüz olduğu için daha ucuz ve farklı amaçlar için kullanılan arabalar.
Trafik büyük bir sektör, sadece ulaşımdan ibaret değil.
Elbette bu sektörde kazananlar var.
Trafik derken bir bütünden söz ettiğimizi bilmeliyiz.
Ve Cumhuriyet Meclisi, tarihinde ilk kez Kıbrıs sorunu dışında bir gündemle olağanüstü toplanma kararı aldı.
“Ülkemizde son yıllarda artış gösteren kazalarla ilgili olarak Cumhuriyet Meclisi harekete geçiyor. Cumhuriyet Meclisi İç Tüzüğü’nün 60. Maddesi uyarınca 10 milletvekilinin imzasıyla Cumhuriyet Meclisi 4 Mayıs Perşembe günü olağanüstü toplanma kararı aldı.”
Çok büyük beklentim yok, konuşma, eleştirme, suçlama oyunu olmasın.
Ciddiyetle konunun önemi anlaşılsın, zaten anlamakla başlayacak her şey.

Bu haber 278 defa okunmuştur

:

:

:

: