Türkiye'nin referandumu, Rum tarafının tavrı ve Kıbrıs

Türkiye tarihi bir gün yaşadı. Dün, rejim değişikliği, parlamenter sistemden, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi oyladı.
Türkiye tarihi bir gün yaşadı.
Dün, rejim değişikliği, parlamenter sistemden, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi oyladı.
Daha öncede yurt dışında ve KKTC de oy hakkı olanlar referandum için tercihini ortaya koymuştu.
Sonuçlara bakıldığında çok az bir farkla 'evet' oyları önde çıktı.
Fakat 'evet' ve 'hayır' tercihi arasında fark beklendiği gibi yakın oldu.
Evet ve hayır cephesi arasındaki orantısız imkanlara rağmen böyle bir sonuç, evet cephesinin özellikle büyük şehirlerde kayıplar yaşaması, ilgili tarafları düşünmeye götürmeli.
Referandum sürecinde, değişimden, değiştirilecek maddelerden çok, siyasi söylemler, sıradan ve normal bir seçim havası yaşandı.
İktidar muhalefete, muhalefet iktidara yüklendi.
Oysa referandum partiler üstü bir öneme sahipti.
Seçmenin önemli bir bölümü neyi oyladığını tam olarak bilmeden, sırf desteklediği parti istedi diye tercihini belirledi.
Bu tercih, ileriyi, geleceği, yıllar sonrasını etkileyecek bir seçimdi.
Yeni ve getirisi kestirilemeyen, belirsiz bir süreç başlıyor.
Bu değişikliği gündeme getirenlerin sorumluluğu artık daha ağır.
Tabi ki hayırlı olsun, bundan sonrası sadece temenni etmek ve güzel bir Türkiye dilemek.
Konuyla ilgili yaşanan süreçte hiç müdahil ve taraf olmadım.
Bunun sebeplerini de yazdım.
Oy hakkım olmayan bir seçime ve sonucuna sadece saygı duyarım.
Türkiye'nin tartışması kolay kolay bitmeyecek.
Tablonun genelinde kazanan da, kaybeden de yok.
Ne zafer var, ne hezimet.
Kısa sürede iç tartışmalarını bitirecek bir Türkiye, bölge ve Kıbrıs için önemli bir aktör olmaya devam edecek.
Elbette müzakere sürecinin en zor kısmında olan Kıbrıs sorunu, çözüme motive olabilen bir Türkiye ile daha farklı süreçlere girebilir.
Her Kıbrıs yazısında vurgulandığı gibi, 'Kıbrıs' için en önemli konu zaman konusu.
Zaman törpülüyor, sorunu önemsizleştiriyor, nesilleri çözüme yabancılaştırıyor.
En zor, en sorumluluk istenilen ve hissedilen noktadayız.
İşin ciddiyeti ortaya çıktı, zamanın kaybettirdiği, sivil toplum örgütlerinin, toplumların çözüme inançlarının zayıfladığı dönemdeyiz.
İnancı ve güveni sorgulanan bir çözümü toparlamak, insanların beklenti ve motivasyonunu artırmak artık daha da zor.
Önümüzdeki aylar, günler önemli, enerji kaynakları, gaz olayı yeni bir kriz yaratır mı?
Özellikle temmuz ayı sıcak geçecek gibi.
Tarafların, bil hassa güneyin tavrı belirleyici olacak.
Rum tarafı ve Anastasiades seçim sürecinde kriz çıkaracak adımlar atar, seçime kadar konuyu zamana yayar ve iç siyasette kazanç elde etmeyi düşünürse, tamir edilemeyecek hasarlar yaratabilir.
Türkiye'nin referandumu ve Rum tarafının tavrı, Kıbrıs sorununu etkileyecek.
Bu etkileri yakın zamanda göreceğiz ve yaşanacakları konuşmaya devam edeceğiz.


Bu haber 179 defa okunmuştur

:

:

:

: