Ombudsman’dan bir rapor daha...

Ombudsman, Orhan Dilek, Cemre Günsel Esengin, Kemal Bağzıbağlı, Tolga Atakan ve Temay Sağer’in başvurusu üzerine konuyu araştırdı, bulgulara baktı ve vardığı kanaati raporlayarak Cumhuriyet Meclisine gönderdi.
Ombudsman, Orhan Dilek, Cemre Günsel Esengin, Kemal Bağzıbağlı, Tolga Atakan ve Temay Sağer’in başvurusu üzerine konuyu araştırdı, bulgulara baktı ve vardığı kanaati raporlayarak Cumhuriyet Meclisine gönderdi.
Buna rapor da Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün Devlet kaynaklarını özel bir amaç için kullandığı belirtiliyor ve Anayasa’nın kendisine yüklediği sorumluluğu göz ardı etmiştir deniliyor.
Peki ne idi bu özel amaç?
Çocuğunun diploma töreni için kendisi ile birlikte Başbakanlık’ta çalışan 7 kişilik bir heyetle devletin imkanlarını kullanarak 7 Haziran 2016’da yurt dışına seyahat etmesi.
Bu amaç için toplam 15 bin 756 TL kullanılmış.
Ayrıca Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Sami Osmanlı’ya geri dönüşü 7 gün içerisinde sağlanması gereken 5 bin TL’de avans verilmiş, lakin bu avans belirtilen süre içerisinde geri ödenmemiş.
Peki, şimdi ne olacak?
Kuvvetle muhtemel konu Cumhuriyet Meclisinde göstermelik bir uygulama ile ötelenecek, ya da gündemden kaldırılacak.
Oysa olması gereken, Sayın Başbakan’ın Yüksek Yönetim Denetçisine yönelik “yetkinizin dışına çıktınız” açıklaması ve teferruatına vurgu yapması yerine böyle bir hadisenin neden yaşandığını ve hangi gerekçe ile devletin kaynaklarının kullanıldığını veyahut kullanılmadığını belirtmesiydi doğru olan.
Eğer böyle bir harcama bu maksat için devlet kaynakları kullanılarak yapılmışsa da kullanılan parayı geri ödemesi gerekirdi.
Aynı şekilde Özel Kalem Müdürüne verilen avansın tahsili için de eğer geri ödemede sıkıntı varsa, uygun koşullar da taksitlendirilip ödenmesine olanak yaratarak bu avansın geri dönüşümü de sağlanmalı vs.
Kısacası bu noktada yapılması gereken bunlar.
Tabi bu konunun etik tarafı.
Bunun bir de hukuksal boyutu var.
Zira burada yasal bir ihlal da söz konusu.
Velhasıl benim aklım şunu bir türlü almıyor.
Hayırlı bir evlat yetiştirmişsiniz.
Onun en mutlu gününde, onca emekten sonra diplomasına kavuşacağı doktor ünvanını gururla alacağı çok özel bir günde Başbakansınız.
Bu da tabi haliyle evladınız için ayrı bir gurur.
Başbakan bir babanın evladı.
Buraya kadar ne güzel.
Ne gerek vardı ki bu güzelliği gölgede bırakacak basit hataların yapılmasına?
Hiç gerek yoktu.
Sayın Başbakan hem kendisinin hem de evladının bu özel gününe pek ala da kendi imkanlarıyla katılabilirdi.
Ha çalışma arkadaşları, Başbakanlarının bu mutlu gününe yanında olmayı gururunu paylaşmayı çok istiyorlarsaydı da, onlar da kendi imkanları ile bu mezuniyet törenine katılabilirlerdi.
Vefalarını bu şekilde gösterebilirlerdi.
Ne gerek vardı bütün bunlara.
Özel bir amacı saptırıp, devlet meselesi yapmaya.
Hiç gerek yoktu.
Merak ettiğim ise şu, nihayetinde bir Başbakan. Çok yoğun bir tempo içerisinde bazı şeyleri atlamış olabilir, bu normal.
Peki, hiç mi Sayın Başbakan’ın çevresinde, yanında sağında solunda kendisini yönlendirecek, doğru adımlar atması için çaba harcayacak birileri yok.
Bu mümkün mü?
Lakin öyle anlaşılıyor ki bu anlamda kendisine katkı yapacak birileri ya yetersiz, ya da hiç yok.
Yazık.
Üzüldüğüm nokta ise şudur, nihayetinde onca yıl çalışıp didinen, alın teri akıtan, emek veren bir genç kız var.
Doktor oldu. Ailesini gururlandırdı.
O özel gününde ve sonrasında da bu başarısı konuşulması gerekirken, şu işe bakın.
Diploma törenine devlet kaynaklarını kullanarak katılan Başbakan ve heyetini konuşuyoruz.
Oysa Sayın Özgürgün oraya bir baba olarak gidebilseydi Başbakan sıfatını cebinde tutarak, bunların hiç birisi yaşanmayacaktı.
Bu haber 187 defa okunmuştur
  • Ombudsmanın Nisan 2017 Raporu Sevim SÜREÇ - 20.04.2017 38/1996 sayılı Ombudsman Yasası``nın 13.maddesinin (1)``inci fıkrası nın (A) bendine göre ; (a) Cumhurbaşkanı, (b) Cumhuriyet Meclisi, (c)Bakanlar Kurulu v.s ...........Yüksek Yönetim Denetçisinin yetki alanı dışındadır. Bu nedenle hukuksuzluk ülkesi olan yurdumuzda, hukuka aykırılık gözardı edilemez.

:

:

:

: