Aman statülerini yükseltmeyelim korkusu ile siyasi eşitliği nasıl sağlayacaklar?

Malum uzun bir zamandan bu yana 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları evrensel bir nitelik kazandı.
Malum uzun bir zamandan bu yana 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları evrensel bir nitelik kazandı.
Bu çerçevede gerek Türkiye’ye gerekse Kuzey Kıbrıs’a yapılan kutlamalara farklı ülkelerden çocuklar da katılmakta.
İşte bu çerçevede önceki gün Kuzey Kıbrıs’a gelmek için ulaşım yolu olarak Larnaka Havalimanı’nı seçen, yaşları 10 ile 13 arasında değişen 12 çocuk ile 4 eğitmenin, Kıbrıs Rum otoritesi tarafından Kuzey Kıbrıs’a geçmeleri engellendi.
Gerekçe.
Güya onlara BM kararları anlatılmış onlar da KKTC’nin yasal bir statüsü olmadığını anlayınca Kuzey’e geçmekten vazgeçmişler.
Tanınmayan bir Kuzey Kıbrıs’a tanınmış bir Kıbrıs Cumhuriyeti sınırından geçmek istememişler.
Oysa biliyorlardı gelecekleri ülkenin durumunu.
Esas mesele ise şu aslında, Rum Yönetimine göre eğer bu geçişe izin vermiş olsalardı KKTC’nin statüsünü yükseltmiş olacaklardı.
En büyük çekinceleri bu argüman üzerine kurulmuş.
Elbette böyle bir kaygıyı anlamak mümkün değil.
Zira her iki toplum arasında devam eden görüşmeler eşitler düzeyinde sürdürülmektedir.
Burada güdülen amaç siyasi eşitliğe dayalı Birleşik Kıbrıs’ın Federal çatısını oluşturmaktır.
Kaldı ki adada var olan sorunun bir tarafı Kuzey Kıbrıs ise diğer tarafı da meşru olarak uluslararası camiada tanınmışlığı olan Kıbrıs Cumhuriyetidir.
Zamanı ile Kıbrıslı Türkler’in oradaki varlığını bertaraf edip Kıbrıslı Rumların üzerine oturdukları Kıbrıs Cumhuriyeti.
Yani anlatmak istediğim şudur; Kıbrıs’ta bugün bir siyasi sorun varsa ve devam etmektedir bunun sorumluluğu iki tarafa aittir.
Ki bu artık uluslararası camia tarafından da idrak edilmeye başlanmıştır.
Bunun ötesi gerisi de yoktur.
Dolayısıyla ya siyasi eşitlik, ya siyasi eşitlik dememiz ondandır.
Tekrar dönelim evrensel bir şölen tadında çocukların dans edip çeşitli etkinlikler yaptığı 23 Nisan kutlamalarına.
Bunun hiç bir şekilde siyasi bir amacı yok.
Ve geliş yolu olarak Larnaka Havalimanı’nı seçen yaşları 12,13 arası değişen 12 çocuk ve 4 eğitmenin Kıbrıs Rum Otoritesince maruz bırakıldığı tavır doğrudan doğruya insan hakları ihlalidir.
Düşünün bir yıl boyunca bu etkinliğe hazırlanan çocuklar var ortada.
Din, dil, ırk, renk hiç fark etmez.
Adı üstünde çocuklar.
Ve bu çocuklar böylesi masumane bir etkinlik için adaya geliyorlar.
Kuzey’i değil Güney’den gelmeyi tercih ediyorlar.
Olabilir.
Ama sonuçta bu adaya geliyorlar.
Ve saçma sapan bir siyasi ego yüzünden Kuzey’e geçişleri şu veyahut bu şekilde engelleniyor.
Siz o çocukların yerinde olsanız ne düşünürsünüz
İşte bu çocukların Kuzey’e geçişlerini engelleyen siyasi sorunun bu denli hoyratça kullanılması yanlıştır diyoruz.
Nitekim adada devam eden bir çözüm süreci var.
Ortak bir vatan yaratabilmek için.
Barış ve huzur içerisinde ortak paydalara birlikte sahip çıkabilmek adına.
Böyle mi olacak her seferinde?
Statülerini aman yükseltmeyelim bakış açısıyla hangi çözüme yürüyeceğiz?
Hangi güveni tesis edeceğiz?
Hangi siyasi eşitliği getireceğiz?
Hangi güç paylaşımını eşitleyeceğiz?
Çok zor demek istemezdim, lakin gerçekten çok zor.
Bu haber 76 defa okunmuştur

:

:

:

: