En kötü olanı bu ölümlere alışmak

Gazimağusa’da önceki gün hayatını kaybeden Emrah Bektaş’ın ardından dün de 46 yaşındaki Hasan Deniz Özvolkan, Kıbrıs’ın için ne yazık ki artık sıradan hale gelen bir trafik kazasına kurban oldu.
Gazimağusa’da önceki gün hayatını kaybeden Emrah Bektaş’ın ardından dün de 46 yaşındaki Hasan Deniz Özvolkan, Kıbrıs’ın için ne yazık ki artık sıradan hale gelen bir trafik kazasına kurban oldu.
Gün geçmiyor ki kazasız bir gün olsun.
Sadece 2017 yılının dördüncü ayı dolmadan kaybettiğimiz insan sayısı 13’e yükseldi. Birer ikişer yitip gidiyoruz.
Bu memleket Kıbrıs barış harekatında bile trafikte kaybettiği insan kadar can kaybetmedi.
Artık şu yapılacak, bu yapılacak söylemi de bıkıp usandırdı.
İnsan her ölümün ardından ne yapılacaksa bir an önce yapılsın diye bağırmak istiyor.
Biliyorum her ölümün ardından siyasiler demeçler veriyor. Trafikle ilgili hazırlanan planlardan söz ediliyor. Uzun uzun yapılması gerekenler anlatılıyor.
Ama hiçbiri yitip giden o canların aileleri için teskin edici olmuyor.
Trafiğe dün verdiğimiz son kurban Hasan Deniz Özvolkan’ın yaşamı bu ülkede ölümün ne kadar kolay olduğunu bize bir kez daha hatırlattı.
46 yaşındaki Özvolkan aslında ailesiyle birlikte İngiltere’de yaşıyordu. Obezite hastasıydı. Sağlıklı yaşam için 10 yıl önce KKTC’ye yerleşti.
Her akşam Mehmetçik-Sazlıköy arasında yürüyüş yapıyordu. Çok kilo vermişti. Artık iyileştin diyordu doktorları. Sağlığına kavuştuğu için mutluydu.
Ama burası Kıbrıs’tı…
Hiç hesapta yokken arkasında gelen bir aracın ona çarpıp 38 metre sürükleyeceğini tahmin bile edemezdi.
O sadece her gün olduğu gibi o yolda yürüyüş yapıp evine dönecekti.
Kazayı yapan sürücü 75 yaşındaydı. Özvolkan’a o kadar hızlı çarpmıştı ki, çarpma anından sonra 200 metre de sürüklenerek takla attı.
Sürücü de yaralandı.
Biliyorum bugün gazeteler bizim de yaptığımız gibi yine trafiğe son kurban haberleri yapıp, şu kadar zamanda şu kadar insan öldü diye yayınlar yapacak.
Biz yine o haberleri okuyup, o insanların hikayelerine üzülecek, vah vah diyeceğiz.
Politikacılar yine trafikle ilgili bir türlü hayata geçmek bilmeyen planlardan söz edecek.
Ama hiç kimse trafiğe yakınlarını kurban veren ailelerin içini serinletmeyecek.
Kader deyip geçmek çok acı geliyor.
Bu kader olamaz.
Böylesi ölüme kader denemez.
Bir ülkenin kaderi , böylesi ölümlere terk edilemez.
Kim ne yapacaksa yapsın ama bir an önce yapsın…
Asla şunu yapacağız diye kocaman laflar etmesin.
Artık o laflara karnımız tok.
Şimdi icraat zamanı.



Bu haber 132 defa okunmuştur

:

:

:

: