Annan Planının 13. yıldönümü!

Bu yazıyı okuduğunuz tarihten yaklaşık 13 yıl önce Kıbrıs adasında ilk kez iki halkın aynı anda sandık başına gittiği br referandum yaşandı.
Bu yazıyı okuduğunuz tarihten yaklaşık 13 yıl önce Kıbrıs adasında ilk kez iki halkın aynı anda sandık başına gittiği br referandum yaşandı. Referandum sonucunda; “Hayır” diyen Kıbrıs Rumları ödüllendirilip AB üyesi oldu, “Evet” diyen Kıbrıslı Türkler ise ambargo ve izolasyonlar altında cezalandırılmaya devam edilmesi ve müzakere masasına hapsedilmemiz sonucu çıktı.
Referandum sonrasında kimine göre iyiki Kıbrıslı Rum hayır dedi, kimine göre Kıbrıslı Rumlar Türkleri hayal kırıklığına uğratmışlardı.
Yıl 2004, referandum tarihinden yaklaşık 1 ay önce, Güney Kıbrıs’ta Hilton otelinde yapılan toplantıda dönemin AB”nin genişlemeden sorumlu komseri Gunter Verhaugen konuşma yapmıştı. Her iki taraftaki tüm siyasal parti ve sivil toplum temsilcileri ordaydı. Verhaugen, Kıbrıslı Türklere dönerek AB”nin ne kadar önemli, ne kadar demokratik bir birlkik olduğunu 2 saat boyunca anlattı ve Rumlardan evet çıkacağından emin olduğunu, Kıbrıslı Türklerin de mutlaka evet demesi konusunda bize demokrasi ve AB dersi verdi. Soru cevap kısmına geçildiğinde 30 yaşında siyasetle ilgilenen genç bir hukukçu olarak elimi 10 dakika havada tuttuktan ve Rum ticaret odası başkanın beni Rum zannederek soru sormama izin vermesinden sonra Verhaugen”e şu soruyu sormuştum; Madem ki Avrupa Birliği’nin bu kadar güzel ve demokratik bir anlayışı var, eğer referandum sonucunda Kıbrıslı Rumlar “Hayır” Kıbrıs Türkleri “Evet” derse bu sonuca saygı gösterip Kıbrıs Türklerinin kendi kendini yönetme iradesini de (self determinasyonu) kabul edecekmisiniz? Verilen cevap benim için hayal kırıklığıydı.
Aradan 13 yıl geçti, hayal kırıklıkları hala bitmedi. Gambari denilen bir süreçle 4 yıl sonra 2008 yılında müzakereler yeniden başladı. İşte hayal kırıklıkları;
Günter Verhaugen; Kıbrıslı Rumlar beni hayal kırıklığına uğrattı, AB’ni kandırdı” açıklaması (keşke referandumdan sonra bir kez daha kendisini görebilseydim...)
2008 – 2010 Talat – Hristofyas görüşme sürecinde, ortak açıklama yapmak için Amerikadan kalkıp Kıbrısa gelen BM Genel sekreteri Ban ki Moon ile birlikte ortak açıklama yapmaya gelmeyen yoldaş Hiristofyas’ın Sn. Talat”ta yarattığı hayal kırıklığı...
Yıllar sonra Sn. Akıncı”nın Mont Pelerin ve Cenevre zirvelerinde, hiçbir şey almadan %8 topraklarımızı vermesine rağmen yaşadığı ve halen yaşamaya devam ettiği hayal kırıklığı...
2004 yılında Kıbrıslı Rumların ‘Hayır’ kararından sonra dönemin BM temsilcisi Kofi Annan; Kıbrıslı Rumlar ne zenginliklerini ne de yönetimi Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya hazır değiller tesbitini yapmıştı ve büyük bir hayal kırıklığı içerisinde olduğunu ifade etmişti.
Aradan 13 yıl geçti, sorsak Kıbrıslı Rumlara bizimle adayı paylaşmaya hazırlar mı diye, değişen bir irade olmadığını görüyoruz ve yaşıyoruz. Bırakın ada etrafındaki petrol ve doğalgazı paylaşmayı, ortak bir telefon hattı kullanımı konusunda dahi anlaşmaya varamadık!
Keşke öyle olmasaydı! Türkiyenin etkin ve fiili garantisini, dönüşümlü başkanlığı, siyasal eşitliği kabul etselerdi. Bunlar Annan planında olan hususlardı, 13 yıldır tartışılan konular yine aynı şeyler... Lakin 13 yıldır uzlaşı yok!
Müzakerelere nokta değil, virgül koymaya devam ettiğimizi sürece masa başındaki Kıbrıs Türk liderlerinin kaderi hayal kırıklığı, sözcüleri de gözyaşlarını tutamamaya devam edecek... Atılması gereken adım 2017 yılı içerisinde adada federal bir çözüm olup olamayacağının kesin bir tesbitinin yapılmasıdır. Eğer bir çözüm planı ortaya çıkar ve referandum sonucunda her iki taraf da evet der ise, adada federal yönetim düzeni başlar. Ancak yıl sonuna kadar, bir plan dahi ortaya çıkamaz (ki öyle gözüküyor) veya çıkar da taraflardan biri yine ‘hayır’ der ise, bu durumda 2004 yılında Verhaugen’e sorduğum self determinasyon sorusunun müspet cevabını almak Kıbrıs Türklerinin en doğal hakkıdır.
Yukarıda ifade ettiğim adım atılmaz ise, Kıbrıs Türkleri için belirsizlikler içerisinde statükonun devamı sürüp gidecektir.
Şu an için doğal ve ucu açık takvim işliyor... Ve atı alan Üsküdar”ı geçiyor...
Bu haber 137 defa okunmuştur

:

:

:

: