1 Mayıs’ın ardından…

Bundan 161 yıl önce ilk kez Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden parlamentoya kadar yürüdü.
Bundan 161 yıl önce ilk kez Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden parlamentoya kadar yürüdü.
1 Mayıs 1886’da ise ise kapitalizmin beşiği Amerika’da İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Şikago'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı.
Luizvil'de 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü. O dönemde Luizvil'deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler.
Kısada işçi dayanışması öyle bir nokta yarattı ki insanlar renklerinin unuttular. Kimliklerini unuttular. Birlikte dayanışmanın önemini kavradılar. Birlikte mücadelenin sonuç vereceğini kavradılar.
Aradan geçen bir asrı aşkın zaman sonrasında da dün Kıbrıs’ta da iki toplum 1 Mayıs vesilesiyle bir kez daha birbirlerinin kalbine dokundu.
Gerek Kıbrıslı Türkler, gerekse Kıbrıslı Rumlar bir kez daha çözüm çığlığını liderlere duyurmak istediler.
Rum lider Anastasiadis, önümüzdeki yıl seçim hesaplarını yaparken, belki sayıları çok olmasa da yürekleri büyük olan o barış sevdalılarının sözlerine kulak verir.
****************
Bugün 2 Mayıs…
1 Mayıs’ın coşkusu, bugün KKTC’de yine işçilerle hükümet arasında bir hesaplaşmaya bırakacak kendini…
Ülkenin dört bir yanından ilk, orta ve lise eğitimi alan 17 bin öğrenciyi taşıyan Kar-İş’in süresiz grevini bugün başlatıyor. Öğrenciler bugünden itibaren taşınmayacak.
Özellikle köylerden ve kırsal kesimden toplu olarak alınan ve okullarına bırakılan öğrencilerin eğitimleri grev nedeni ile sekteye uğrayacak.
Şehirlerarası ve şehir içi ulaşımını sağlayan dolmuşların greve katılması ile hem çalışma yaşamı hem de sosyal hayat olumsuz etkilenecek.
Kısaca kılıçlar çekildi. Hükümet ile Kar-İş arasındaki itiş kakışın faturası öğrencilere, vatandaşa kesilecek.
Çocuklar okul yolunda yaya kalacak.
Dileğimiz bir an önce bir uzlaşmanın sağlanması, turizm sezonu açılırken ulaşımda kaos yaratacak bu grevin sona erdirilmesidir.
Bunun için hem sendika hem de hükümet bir adım atmalı, orta yerde buluşmalıdır.
Kimse faturayı okul yolundaki çocukları kesemez…
Bu haber 128 defa okunmuştur

:

:

:

: