Aynı konu etrafında dolaşmayı bırakalım

Paramparça olan bir şeyi toplayıp bütün haline getirmek ne kadar zorsa Kıbrıs meselesinde de çözüme ulaşmak o kadar zor bir hale geldi.
Paramparça olan bir şeyi toplayıp bütün haline getirmek ne kadar zorsa Kıbrıs meselesinde de çözüme ulaşmak o kadar zor bir hale geldi.
Zor çünkü günden güne tarafların birbirlerine yakınlaşma yerine uzaklaştığına, bir bütünün yıllar geçtikte parçalandığına şahit oluyoruz.
Rum basınında çıkan “Her şey iyi gidiyor” haberleri bir kez daha dün Cumhurbaşkanı Akıncı tarafından yalanlandı. Ara bölgede 4 saati aşkın görüşmenin ardından açıklamalar yine umut verici değildi.
Kim ne derse desin, çözümün peşinden en çok koşan lider olduğunu düşündüğüm Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yaptığı bu açıklamalar, müzakerelerin geldiği noktaya ilişkin çok gerçekçi ipuçları veriyor.
Akıncı; “Aynı konuların etrafında konuşmak artık bitmeli” derken, yıllardır bir sonuca ulaşılamamasının nedenini özetler gibiydi.
Israrla altını çizdiği “Kaç defa daha kendi pozisyonlarımızı anlatacağız. Aynı konuların etrafında konuşmak artık bitmeli, artık bir genel çerçeveyi ortaya çıkarmak için Birleşmiş Milletler daha fazla yardımcı olmalı” sözleri müzakerelerin bundan sonraki geleceği için hayati önem taşıyor.
En çok da Rum lider Anastasiadis’in açıklamalarına şaşırıyor insan.
İster istemez, “aynı anda aynı masada müzakerede bulunan iki lider, nasıl farklı duygularla masadan kalkıyor” diye hayrete düşüyoruz bazen…
Endişeleri gideren açıklama yerine “Keşke Rum basınında sözü edilen gibi her şey iyi gitseydi ama öyle bir şey yok diyen” Akıncı’nın sözleri hayatın gerçeği olarak karşımızda duruyor.
Lakin kim ne derse desin “görüşme verimli geçti” diyen Rum liderin tavırları, 2018 deki başkanlık seçimlerinde bize çözümden ziyade çözüm yanlılarının da oylarına muhtaç bir lider görüntüsü çiziyor.
Endişeleri giderecek açıklamalardan uzak ama masayı dağıtan lider de olmak istemeyen Anastasiadis, durumu idare ediyor.
Koca 2016 yılını topu sağa sola taca atarak geçiren Rum liderin, önümüzdeki birkaç ay içinde Kıbrıs meselesinde adım atmasını bekleyecek kadar elbette saf değiliz.
Bunca zamandır Güney’le yapılan müzakereler bize bir gerçeği öğretti. Asla Kıbrıs Türkü’nü karşılarında siyasi eşiti olan bir yaklaşımla görmüyorlar.
“Nasıl olursa olsun, bir çözüm olsun” anlayışının Kıbrıs Türkü’nü Rumların elinde esir edecek bir yaklaşım olduğunu kabul eden Cumhurbaşkanı Akıncı’nın son zamanlardaki açıklamalarını da bu doğrultuda okuyorum.
Biz artık bu yolun sonuna geldik.
Madem artık çözülemiyor, “dostça ayrılığı” konuşma vakti geldi.
Şimdi müzakerelerde bir çözümsüzlük ilan edilecek cesaret yoksa da çok yakında bu kabul edilmek zorunda kalacak.
Ayakta kalabilmek için bu döneme hazırlıklı olmalıyız.
Aylar, yıllar süren müzakere takviminden ziyade kendi yol haritamızı oluşturmalıyız.
Anlamamız gereken konu, yolun sonuna geldiğimiz gerçeğidir. Yeni yolu bir arada belirleyemiyorsak, herkes kendi yoluna gitmelidir. İki tarafın da birbirinin yoluna saygı göstermesi bu anlaşmanın kaçınılmaz ilkesidir. Akıncı’nın müzakere masasında söylediği gibi, biz de toplum olarak aynı konuların etrafında dolaşmaktan artık kaçınmalıyız…
Bu haber 93 defa okunmuştur

:

:

:

: