Avrupa Birliği rüyası biterken Ortadoğu’da yeni dengeler…

Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn’ın 'Türkiye'nin AB rüyası şimdilik bitti' sözlerinin hemen ardından dünkü Putin Erdoğan görüşmesinde verilen mesajların da iyi okunması gerektiğini düşünüyorum.
Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn’ın 'Türkiye'nin AB rüyası şimdilik bitti' sözlerinin hemen ardından dünkü Putin Erdoğan görüşmesinde verilen mesajların da iyi okunması gerektiğini düşünüyorum.
O mesajlar çok istese de Türkiye’nin AB’ye mahkum olmadığının en açık kanıtı olarak karşımızda duruyor.
Rusya Devlet Başkanı Putin, “'Yakın geçmişte ikili ilişkilerimiz dayanıklılık sınavından geçmiştir. Şimdi normalleşme süreci bitmiştir ve tamamlanmıştır. Ortak işbirliğine dönüyoruz' sözleriyle Türkiye-Rusya ilişkilerinde yeni bir dönemi işaret etti.
Rusya’nın Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 55’ini, kömürün yüzde 33’ünü ve petrolün yüzde 18’ini karşılamakta olduğunu dikkate alırsak, bu yeni dönemin önemini çok daha iyi kavrarız

Erdoğan Putin zirvesinde görüşülen, Türkiye’den geçerek Avrupa’ya gidecek Türk akımı projesi, Akkuyu Nükleer Santrali projesi ve Mayıs ayında dışarıya çıkacak Rus turistlerin üçte birinin Türkiye’yi tercih etmesi şüphesiz bu ilişkinin yeni kodları olarak karşımıza duruyor.

İki ülkenin Suriye’deki işbirliğini de “Biz Sayın Erdoğan ile hemfikiriz ki, Suriye’nin çözümü sadece diplomatik ve siyasi yönle olabilecektir” sözleriyle ifade eden Putin’in altını çizdiği noktalara, Erdoğan da aynı sıcaklıkla karşılık verdi.

Kısaca Türkiye Avrupa ilişkilerinde araya giren soğuk rüzgarları Ankara, Moskova ile yakınlaşarak gidermeye çalışıyor.

Ortadoğu’da oluşan bu yeni dengeleri dün Adadan Dış Bakış programında konuk ettiğim Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Işıksal’a sordum.
“Türkiye’nin potansiyeli Doğu’da daha iyi anlaşılıyor. Avrupa’da sürekli hasta adam muamelesi görüyoruz. Türkiye’nin denge siyaseti bu anlamda çok mantıklı. Ankara çıkarı hangi doğrultudaysa o şekilde adım atmalı” diyen Işıksal, Rusya’nın Türkiye’ye çok ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Rusya’nın özellikle doğalgazını en kolay Türkiye üzerinden geçirebileceğini ve bu yüzden Türkiye’den vazgeçemeyeceğini belirten Işıksal Hoca, “Türkiye Rusya ilişkilerinde Suriye’de düşürülen uçak krizi önemli bir eşik oldu. İki ülke neler kaybettiklerini gördü. Yeni dönemi de şimdi bu kayıpları göz önüne alarak inşa ediyorlar” diye konuştu.
Işıksal Hoca, Ortadoğu’nun değişen dengelerinin Türkiye’nin Suriye politikasını da yeniden gözden geçirmesine neden olacağını belirtti.
Yazının başına dönecek olursak, Türkiye’nin mahkum olmadığı AB’ye elbet biz de KKTC olarak mahkum değiliz.
Eğer bizim AB ile ilişkilerimiz, Rumların elinde, azınlık haklarını kabul ederek geliştirebileceğimiz bir husus haline geldiyse biz de artık bu sevdadan vazgeçelim.
Çözüm hepimizin hayali ama “çözüm” ile “çözüm dilenciliği” arasındaki farkı da anlamalıyız.
Şu anda dünyada geleceği tartışmalı olan AB, bizi sihirli değnek ile uçuramaz.
Biz ancak kendi ayaklarımızın üstüne basıp, uçmasını öğrenebiliriz…


Bu haber 98 defa okunmuştur

:

:

:

: