Yiğit mi, mehter mi, hiçbiri ciddi değil

Hafta sonu, Akıncılar- Luricina da etkinlik vardı. 'Evvel Zaman İçinde Luricina Panayırı' müthiş kalabalık oldu.
Hafta sonu, Akıncılar- Luricina da etkinlik vardı.
'Evvel Zaman İçinde Luricina Panayırı' müthiş kalabalık oldu.
Binlerce insan bölgeye akın etti.
Luricina bu ülkenin özel yerlerinden biridir.
Kıbrıs sorunu ve 1974 sonrası gelişen düzenin en mağdur köyüdür.
En başta yol sorunu ve özel bir bölgede olması sebebiyle giriş-çıkışlarda yaşanan sıkıntılar, kimlik kontrolü, köye gidişleri engelleyen en önemli sebeplerdendi.
Bu sıkıntıları aşma amaçlı bir yol projesi, yıllarca sadece konuşuldu.
ERCAN Havaalanının özelleştirilmesi ve şu veya bu şekilde ilerleyen proje Luricina'ya da bir yol kazandırdı.
Yapılan yol yeterli mi? Sorunu tam olarak çözdü mü?
Hayır, köyü merkeze daha yakınlaştıracak, mesafe ve zamanı daha azaltacak beklentisi gerçekleşmedi.
Ama en önemli sorun olan askeri kontrol ve kimlikle giriş-çıkış sorunu kısmen ortadan kalktı.
Bu önemli bir mağduriyetin giderilmesidir.
Luricina'nın panayırına dönersem;
Güzel bir gün oldu, en başta söylediğim gibi beklentinin çok üzerinde bir katılım gerçekleşti ve bazı eksiklikler göze çarptı.
Dağ-taş araçlarla doldu, insanlar kalabalıktan, sıkışıklıktan tam olarak günün keyfini çıkaramadı.
Yeni yolun açılması ile daha rahat seyahat imkanının sağlanması ve yeni yolu görme merakı kalabalığın esas sebeplerindendi.
Ziyaretçiler arasında devlet protokolü de vardı.
Cumhurbaşkanı Akıncı yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorunu müzakere süreci, doğal gaz konusu ve son günlerin gündemi 'mehter marşı' ile ilgili açıklamalar yaptı.
Cumhurbaşkanı Akıncı 'Doğu Akdeniz'de savaş tamtamlarını ve mehter marşlarını değil, barış şarkılarını ve dostluk türkülerini duymak isteriz' dedi.
Güneyin doğal gaz çalışmaları, anlaşmalar, Navtex, Barbaros gemisi, yaşanan gerginlik, en sonunda Rum tarafından yapılan bir uyarıya mehter marşı ile verilen cevap.
Bunlardan hangisi daha önemli, hangisi Kıbrıs'ın geleceğini, sorunu, müzakereleri etkilemeye aday.
Bu konuyu bu kadar büyütmek bu noktaya getirmek, onca konu varken bunu tartışmak, kime ne fayda sağlayacak?
Elbette içte bazı konulara verilmeyen tebkiler Akıncı'nın bu açıklamalarına karşı gecikmedi.
Manevi değer yönünden önemli bölgelerin sermayeye verilmesi, Yiğit Bulut'un vilayet söylemlerine karşı verilmeyen tepki, Akıncı'nın mehter marşı söylemlerine verildi.
Yiğit Bulut'u ciddiye almayın ama Akıncı'nın Mehter'ini ciddiye alın yaklaşımı.
Kazanan var mı?
Var, sadece popülizm.
Bu adada, Akdeniz de gerginlik kimsenin işine gelmez.
Bunu yaratan Güney Kıbrıs veya Türkiye olsun hiç fark etmez.
Burada böyle bir ortam istenecek en son şey.
Bunu dile getirmek, Türkiye'yi suçlamak diye nasıl eşleştirilir, anlamak zor.
Herkes işini yapsın, bu halkın Kıbrıs'ta çözümsüzlük sürse de, sürecekse de bir hayatı var.
İcraat veya makamlar sadece eleştiri veya popülizm amaçlı değil.
Memleketin her yeri dökülüyor, siyasi partiler, hükümet, halk adına icraata, hizmete, eksiklikleri gidermeye odaklansın.
En başta;
Sağlıkta kaos büyüyor.
Gündemi değiştirmek, tutunacak, eleştirecek bir şeyler bulmak, artık günü bile kurtarmıyor.
Suni gündem yaratma çaba ve enerjisi, sorunlara harcansa bu ülke cennet olurdu.


Bu haber 222 defa okunmuştur

:

:

:

: