Üç yıl sonra görüşmek üzere

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bugün Cumhuriyet Meclisi'nde temsil edilen siyasi partilerin başkan ve temsilcileriyle görüşecek.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bugün Cumhuriyet Meclisi'nde temsil edilen siyasi partilerin başkan ve temsilcileriyle görüşecek.
Konu her zamanki gibi müzakereler.
Akıncı, yarın Rum lider Anastasiadis ile yapacağı görüşme öncesinde müzakere sürecinin geldiği son aşama hakkında siyasi partileri tek tek bilgilendirecek. Görüş ve değerlendirmelerini alacak.
Zira yarınki görüşme çok kritik.
AKEL Genel Sekreteri Kiprianu da bu görüşmenin önemini “Çözüm çabasının devam edip etmeyeceği bu görüşmeye bağlı” sözleriyle dile getirdi.
“İlerleme olmaz, kopma veya sonlanma olursa, bütün meseleler başkanlık seçimleri sonrasına kalacak. O zaman da çözüm çok zor olacak” diyen Kiprianu, 2018’deki başkanlık seçiminin sonrasını işaret ediyor.
Biz buna Türkiye’deki sistem değişikliği ve 2019’da yapılacak başkanlık seçimini de eklersek, Türkiye’nin öyle çok rahat bir müzakere atmosferinde olmayacağını pekala söyleyebiliriz.
2018’deki Rum başkanlık seçimleri, 2019’da Türkiye’nin yeni sisteme geçişi derken…
Bitti mi? Tabi ki hayır.
2020’de KKTC’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri de müzakere atmosferine kilit vuracaktır.
Dolayısıyla yarınki müzakerelerde olası bir kopma ardından görüşmelerin yeniden canlanacağı tarih olarak en erken 2020’deki KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasını beklemek hiç de yanlış bir yaklaşım olmaz.
Bakmayın siz Türkiye ile Yunanistan arasında Çin’de yapılan zirvede müzakerelerin devamına yönelik iyi niyet temennilerine…
Hayatın gerçeği şudur.
Yarınki görüşmelerde yaşanacak bir kopma sonrasında çözüm ivmesini yeniden yakalamak için 2020’deki KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasını beklemek zorundayız.
Akıncı ile yapacağı en kilit görüşme öncesinde, “Türk askerinin kalmasını, garantör güçleri ve dört özgürlüğü asla kabul etmeyeceğim” diyen Anastasiadis, yarınki zirvenin sonucuna ilişkin işareti verdi aslında.
Geriye kalan sadece malumun ilanı...
Son liderler zirvesinin ardından gidişata ilişkin umutsuzluğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Akıncı, “Mayıs ayı karar verme ayı, gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi” demiş, Rum yönetiminin tutumundan yakınmıştı.
Başta Enosis plebisiti, daha sonra da münhasır ekonomik bölge krizi olmak üzere müzakere masasındaki havayı bozan Güney’in, zaten çözüm heveslisi olmadığı aşikardır.
Olması gereken, eğer bir çözüm yoksa, BM’nin bu durumu dünyaya ilan etmesidir.
Ama kimsenin buna cesareti olmadığı için müzakere masasında hararetli bir şekilde yeniden çözümün tartışılması ne yazık ki 2020’yi bulacaktır.
Üç yıl sonra dünyada değişen dengeler ne getirir, ne götürür bilinmez ama biz o güne dek, ah vah deyip hayıflanmak yerine işimize gücümüze bakmalı, nasıl daha güçlü olabiliriz, ülkemizi nasıl güçlendirebiliriz, bunların hesaplarını yapmalıyız…
“KKTC’yi yolda bulmadık” diyen herkes bu ülkü etrafından birleşip elinden geleni yapmalı, bu üç yılı da birbirimizi suçlamakla geçirmemeliyiz…
Bu haber 240 defa okunmuştur

:

:

:

: