Gelenler çıkmıyorsa burada ne yapıyorlar?

Yenibakış gazetesinden Özlem Çimendal’a ait çok ilginç bir araştırma gözüme çarptı önceki gün.
Yenibakış gazetesinden Özlem Çimendal’a ait çok ilginç bir araştırma
gözüme çarptı önceki gün.
Araştırma şu.
Ülkeye giriş çıkışlardaki oranlar karşılaştırılmış, hangi hava yolu şirketi ile ne kadar yolcu gelmiş yolcu gitmiş konuları ele alındı.
Buna göre, ülkede yurt dışına çıkış ve girişte tek havalimanı konumunda olan Ercan Havalimanı’na Sivil Havacılık Dairesi’nin verilerine göre 2017 yılının ilk 3 ayındaki gelen-giden yolcu sayılarındaki fark, adaya gelenin gitmek istemediği bir tablo ortaya çıkartmış..
İlginç değil mi?
Peki adaya giriş yapıp da çıkış yapmayan bu insanlar hangi statü altında geliyorlar?
Turist olamazlar herhalde diye düşünüyorum, zira bir turistin gittiği bir ülkede kalacağı süre belli.
Zaten giriş yaptığı ülkenin muhaceret mevzuatında bu bellirlenir.
Örneğin nereye hangi maksat için geldiği, kalacağı yer, adres, yanında getirdiği para vs..
Dolayısıyla adaya gelip de çıkış yapmayanların böyle bir maksat için gelmedikleri çok açık.
O halde, ya iş için geliyorlar, ya bir şeylerden kaçıyorlar, ya da adada bir şekilde kalmanın yollarını zorluyorlar.
Peki ama bunlar denetlenmiyor mu?
Görünüşe göre hayır.
Ya da yeterli değil denetimler.
Yani bu noktada ülkeye giriş yapıp da çıkış yapmayanları denetleyebilen bir mekanizma yok.
Hoş varsa bile işlev yapmıyor.
O zaman da bu ülkede ki nüfus bilinmiyor.
Kayıt dışılık denetlenemiyor ve hiç bir alanda planlama yapılamıyor.
Şimdi diyeceksiniz ki denetlenemiyoru anladık da hiç bir planlama yapılamıyor be demek?
Hemen anlatayım.
Bakın bu ülkenin resmi nüfusu kaç?
Diyelim ki 293 bin küsur, buna 90 bin de üniversite eğitimi almak için öğrencileri ekleyelim, adada görev yapan asker sayısı, çalışma izni ile adada bulunanlar falan ortaya belli bir nüfus çıkar.
Verilen hizmetler de bu nüfusa göre planlanır veyahut planlanabilir.
Lakin bir de bunların dışında kalanlar var.
Turist diye gelip gitmeyenler.
Kayıt dışında kalanlar.
Ya da belirlenen zaman aralıklarında çalışma izinleri de olmamasından dolayı muhaceret ihlali yapmamak adına yurt dışına çıkıp gelenler olur.
Tabi sinip kalanların da olduğu biliniyor.
Dolayısıyla bu miktarın ne olduğu bilinmiyor.
100 bin, 200 bin, 300 bin vs vs..
Ve bu maksat için girişler her gün biraz daha çoğalıyor.
Peki ne yapılabilir?
Tabi ki ülkeye giriş çıkışlarda izlenen mevcut yöntem değiştirilebilir.
Turist olarak gelenler, çalışma maksatı ile gelenler ve bir yerlerden kaçarak gelenleri ayırt edici kurallar konabilir, uygulanabilir.
Bunlar aynı zamanda bir çok ülkede kullanılan evrensel kriterlerdir.
Örneğin ülkeye turist olarak gelenlerin nerede kalacağı, kaç gün kalacağı, yanında ne kadar para getirdiği, kalacağı gün miktarı esas alınarak cebindeki paranın buna yeterli olup olmayacağı sorgulanabilir.
Ha aile ziyreti kapsamında gelenler de olabilir haliyle.
Bu durumlarda da gelen yolcuya kim veyahut kimlerin referans olacağı, nerede barınacağı, kaç gün kalacağı sorgulanabilir.
Çalışma izni ve öğrenci statüsünde gelenlerin pozisyonu zaten belli.
Dolayısıyla bu ve benzeri tesbirler bir an önce hayata geçirilemez ise bu sorunlar katlanarak büyüyecektir, hatta içinden çıkılamaz bir hale gelecektir.
Bu durum sadece ülke de yapılması elzem olan bir takım planlamaların aksamasına sebep olmuyor.
Aynı zamanda bir güvenlik sorununu da beraberinde getiriyor.
Bu haber 112 defa okunmuştur

:

:

:

: