Akıncı, Anastasiadis gider, başkaları gelir

Geldiğimiz noktada somut olarak Cenevre Konferansı'nın yeniden toplanması için Haziran ayını önerdik.

'Geldiğimiz noktada somut olarak Cenevre Konferansı'nın yeniden toplanması için Haziran ayını önerdik.
BM Genel Sekreteri ve yardımcısı Eide'nin Haziran içinde uygun bir tarihin saptanması şartıyla bunu söyledik. Ancak tarih olarak haziran uygun. Temmuz ayının potansiyel tehlikeler içerdiğini herkes biliyor.
Eğer Haziran’da bir mutabakat sağlanabilseydi bugün, o güne kadarki dönemi de burada yine toplantılarla Cenevre'ye hazırlık için geçirebilirdik. Ama böyle bir karar, uzlaşma çıkmadı bugün.
Tüm konuların birlikte sonuçlanabileceği bir metot önermekteyiz. Çözüm istiyorsak bundan başka bir alternatif de kalmadı. İki yıldır alınabilecek mesafe alındı.'
Cumhurbaşkanı Akıncı, Anastasiadis'le yaptığı görüşmeden sonra özetle bu değerlendirmeyi yaptı.
Daha sonra görüşme ile ilgili Anastasiadis'ten şu değerlendirme geldi;
'Denenen ve başarısızlığa uğrayan metotların artık tekrarlanmaması gerek. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide arzu edilen çözüme götürecek özlü ve yaratıcı bir görüşme perspektifinin var olup olmadığının ortaya çıkması için taraflarla istişarelerde bulunacak.
Özlü bir diyaloga ve arzulanan sonuca gidilmesi için yaratıcı bir öneri sunduk. Bu konuda Kıbrıs Türk tarafının görüş ayrılığı var.'
Anastasiadis'in ön koşullu geldiği 'Toprak ve garantiler önce, diğer başlıklar sonra' yani dönüşümlü başkanlık, mülkiyet ve 4 özgürlük gibi sorunlu konularının daha sonra görüşülmesini önerdiği ortaya çıktı.
Cumhurbaşkanı Akıncı'nın 'Hiçbir Kıbrıslı Türk liderin böyle bir metodu kabul etme imkânı yoktur' sözleri de bu önerilere cevap oldu.
Karşılıklı suçlama oyunu, tabi ki kimseyi kazançlı çıkarmaz.
Burada, yıllarca oturmuş olan mevcut durumun kaybedilme korkusu var.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres;
'Taraflarla yakın çalışmaktayız ve taraflar konferansın yeniden toplanması olanağına inandıkları anda bunu yapacağız. Bu fırsatın değerlendirilmesi, kaçırılmaması gerektiğini umut etmekteyiz.'
'Taraflar konferansın yeniden toplanması olanağına inandıkları anda bunu yapacağız' yani esas mesele 'inanmak'.
Esas mesele, Kıbrıs sorununu günlük kazanımlardan arındırmak, hep kazanan değil, alırken- veren ve ortak noktaya hizmet eden anlayışa sahip olmak.

Müzakere süreci çöktü, bundan sonrası sadece iyimserlik, iyi mi oldu?
Asla, Kıbrıs çözümsüzlükle daha zor, daha gerilimli günlere gidecek, özellikle Kıbrıslı Türklerin kendi ülkesinde yabancılaşma, kimlik arayışı, irade kaybı hızlanarak artacak.
Elbette hayat devam ediyor, bu ülke insanı için yapılması gereken yığınla iş var.
Ne yazık ki, bu işlerin yapılması için hiçbir çaba, hiçbir üretim yok.
Toplumsal inançta olacağına dair beklenti de yok.
Akıncı, Anastasiadis gider, başkaları gelir.
Peki, zaman, zaman geri gelir mi?
Bu haber 306 defa okunmuştur

:

:

:

: