Kapadokya gezisi ve bıraktıkları

Mavilerle yüklü bir yolculuğa çıktım.

Mavilerle yüklü bir yolculuğa çıktım. Gözümün alabildiğince her yer mavi... Bir sanat ruhlu insanın gözleri bir başka bakar, objeleri bir başka görür, o güzelliklerin eşi benzeri yoksa işte o zamandır ki aldığı hazın tarifini kendisi bile yapamaz, anlatamaz... Kapadokya (kappadokia) anlatılmaz bir kültür serüveni ile yüklü oldukça zengin eşi benzeri olmayan, birçok kültürlerden geçen bir coğrafya... 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Güllü dağın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırması ile ortaya çıkan bölge. İnsan mantığının alamayacağı bir görsellik şöleni ile duruyor dimdik, insanlığın karşısında... Kapadokya tarihi, oldukça gerilere uzanan bir tarih yatıyor yüreğinde... İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler, kiliseler bölgeyi Roma İmparatorluğu'nun baskısından kaçan Hristiyanlar için devasa bir sığınak oldu. Geçmiş dönemde çok eskiden Kapadokya sınırları ta Karadeniz’e kadar uzanıyordu. Günümüzde ise Kapadokya, coğrafi oluşumu 250 km2 bir alanda yoğunlaştı. Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerine yayılmış bir bölgedir. En çok ziyaret edilen bölgeler, Uçhisar, Göteme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı ve Ihlaradır. Kapadokya, doğa ve tarihin harmanlandığı muhteşem bir yerdir. Peribacaları anlatılmaz yaşanır. Bütün bunlar oluşurken o dönemlerde Peribacalarının içine evler, manastırlar, kiliseler oydular. Bunları fresklerle süsleyerek binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşındı. Hititlerle başlayan bu serüven, tarih boyunca ticaret kolonilerini oluşturan bir köprü oldu, ülkeler arası. Kapadokya İpek Yolu’nda önemli köprülerden biridir. Birçok medeniyetlerden sonra Türkiye Cumhuriyeti'nde eşsiz bir coğrafya. Manastırları, çok eskiden saklanan erzak yeraltı depoları. kiliseleri, oyma taşları, kil güzellik çamuru, sütlü kabak çekirdeği. At, deve , Ateve, Balon gibi aktiviteler ve nice nice görülmesi, yaşanması güzellikler. Gelmiş geçmiş bütün medeniyetlerin izleri duruyor. Her ziyaret ettiğim mekanlarda. Tek tek içime çektim, rehberin anlatımlarını, beynime kilitledim. Binlerce öyküler harmanlandı belleğime. Hitit, Roma İmparatorluğu, Hristiyan, Selçuklular, Kapadokya'nın babaları, Leonun ikonları, Anadolu'nun Ermenistan'dan, Kapadokya'ya kadar olan Hristiyan bölgelerine akın akın akan Araplar... Sürekli Kapadokya değişime uğrar, özellikle kiliseler çok büyük değişime uğradılar. Ama her şeye rağmen oldukça görkemli can alıcı. Osmanlı imparatorluğu dönemde Kapadokya bir sorumsuz süreç yaşamıştı. 1924-26 yıllarında yapılan mübadele ile arkalarında güzel mimari örnekler bırakarak Kapadokya'yı terk ettiler. Her zaman güzellikleri yaşayalım. Sizi Seviyorum...

Bu haber 6128 defa okunmuştur

:

:

:

: