Askeri tatbikatlarda değil keşke dans eden insanların arasında olabilselerdi

Cenevre’de Kıbrıs sorununa çare bulmak, adayı yeniden birleştirmek ve ortak bir vatana dönüştürmek için uluslararası konferansta bir kez daha bir araya gelinmesi planlanan şu günlerde tarafların hassasiyetle tavır almaları gerekirken, maalesef bunun tam aksine bu sürecin gereklerini karşılıklı olarak yerine getirememeleri de düşündürücüdür.
Cenevre’de Kıbrıs sorununa çare bulmak, adayı yeniden birleştirmek ve ortak bir vatana dönüştürmek için uluslararası konferansta bir kez daha bir araya gelinmesi planlanan şu günlerde tarafların hassasiyetle tavır almaları gerekirken, maalesef bunun tam aksine bu sürecin gereklerini karşılıklı olarak yerine getirememeleri de düşündürücüdür.
Bu güzelim coğrafyada birlikte şarkılar, türküler söylemek varken, birlikte gülüp birlikte eğlenerek dans etmek varken, adanın geleceğini insanların refahını birlikte inşa edecek adımları atmak varken, adanın Güney’inde RMMO ve İsrail ortak askeri tatbikat yapıyor, adanın Kuzey’inde de GKK-TSK ortak askeri tatbikatına tanıklık ediyoruz.
Askeri tatbikat ne demek?
Kısacası güç denemesi, güç göstergesi ve buna müteakip olası bir savaşa orduların hazırlıklı olmasını sağlamak amacı güden bir faaliyet demek.
Kısacası bunun barış ile bir alakası olamaz.
Oysa adada bir çözüm arayışı var.
Bu doğrultuda yapılan görüşmeler var, çabalar var.
Dünyanın hiç bir coğrafyasında askeri tatbikatlar da “Barışı” çağrıştırmayacağına göre, bu doğal olarak sürece olumlu bir katkı sağlamayacaktır.
Dolayısıyla demem o ki, liderler bu noktada biraz daha konjonktöre uygun davranabilirlerdi.
Bu tatbikatların barışı değil savaşı çağrıştırdığı realitesini göz önüne alsalardı ki eminim bu onlar için çok da zor değildi, karşılıklı olarak oturup bu tatbikatların askıya alınmasını talep edebilirlerdi.
Lakin bunun yerine çadırların altında oturup, savaş gemilerinin güvertelerine çıkıp tatbik edilen savaş oyunlarını görmeyi tercih ettiler.
Oysa yaklaşık 2 aydır ara bölgede iki toplumlu barış aktivistlerinin çabalarını görüyoruz.
Ne yapıyorlar bu insanlar ara bölgede?
Şarkılar söylüyorlar, dans ediyorlar, el ele tutuşuyorlar.
Peki neden?
Bu adada ortak bir yaşamın mümkün olabileceğini önce bizlere sonra dünyaya anlatmak için.
Savaşmadan, birbirimize acılar yaşatmadan, gülerek, şarkılar söyleyerek, dans ederek bir çok şeyin planlanabileceğini ve en önemlisi yan yana yaşanabileceğini anlatmaya çalışıyorlar.
Barışa inanmış bu adada birlikte bir vatan kurmanın mümkün olabileceğini düşünen insanların oluşturduğu topluluklardır bunlar.
Ve bu topluluklar hatırı sayılır bir nüfusa sahiptir.
Kısacası bu topraklarda olması gereken güzellikleri ortaya koyuyorlar.
İnsanların birbirlerine zarar vermeden, kırmadan dökmeden din, dil, ırk mezhep ayrımını etnik farklılıklar üzerinden yorumlamak yerine hepimizin her şeyden önce birer insan olduğumuz gerçeğini önlerine koyarak, farklılıklarımızı kültürel bir zenginlik olarak görüyorlar, ve dünya aleme de bunu gösteriyorlar.
İşte tam da bu noktada liderlerin askeri tatbikatlarda boy göstermek yerine bu güzellikler arasında olmalarının sürece daha yapıcı ve olumlu katkı sağlayabileceği gerçeği göz ardı edildi.
Elbette bu da bir çelişkidir.
Bir tarafta çözüm diyerek iki halkın sulh içinde yaşamaları ve birlikte yaşam alanları yaratmasını bekleyeceksiniz.
Bir tarafta da karşılıklı askeri tatbikatlar düzenleyip savaş oyunları oynayarak gövde gösterisi yapmaya ve ayrılıkçılığı körüklemeye yelteneceksiniz.
Olacak iş mi bu?
Hele de böylesi hassas günlerden geçtiğimiz bir dönemde..
Bu haber 77 defa okunmuştur

:

:

:

: