“Cenevre son olmalı”

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Cenevre konferansının Kıbrıs görüşmelerinde son olması gerektiğini söyledi.
Başbakan Hüseyin Özgürgün, Cenevre konferansının Kıbrıs görüşmelerinde son olması gerektiğini söyledi.

Kıbrıs Rum tarafının Cenevre’ye kerhen gideceğine işaret eden Özgürgün, “Enosis diyen, Türk askeri çıksın diyen birisine beşli konferans dediğinizde ne çıkacak. Yani, beşli konferansa iş olsun diye gidiliyor havası var” dedi.

Kıbrıs görüşmelerinin 50 yıldır devam ettiğini, şimdi de ilanihaye Cenevre konferanslarına dönüşmemesi gerektiğini belirten Başbakan Özgürgün, “Bana göre bu konferans son olmalı. Bu konferansta anlaşıldı, anlaşıldı. Anlaşılmadı, Kıbrıs’ta artık federal bir yapının kurulamayacağı, Kıbrıs’ta yan yana iki devletin varlığının olduğu gerçeğinin BM tarafından ilan edilmesi gerekiyor. Bu kadar basittir” diye konuştu.

Türk askeri Ada’dan çıkarsa çatışma çıkacağını, Türkiye’nin garantisinin hiçbir şekilde sulandırılmaması gerektiğini vurgulayan Başbakan Özgürgün, toprak konusundaki tek tavizinin, Cumhrubaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı gibi, Maraş’a karşılık Erenköy’e karadan bağlantı verilmesi olduğunu, bunun resmi görüş olduğunu söyledi.

Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Özgürgün, Ulusal Kanal’a Kıbrıs konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Kıbrıs konferansının Cenevre’de 43 yıl sonra yeniden toplandığını kaydeden Başbakan Özgürgün, Kıbrıs’taki taraflar ve garantörlerin katılımı ile yapılan beşli konferansın çok önemli olduğunu, geçmişte yapılan beşli konferansta, ya anlaşma, ya anlaşmama yönünde nihai karar çıktığını, ancak son yapılan beşli konferansın sulandırıldığını söyledi.

Ocak ayında yeniden Cenevre’de yapılan beşli konferansta yine Rum tarafı ve Yunanistan’ın ara talebinde bulunduğuna işaret ederek, BM Genel Sekreteri’nin çağrısı üzerine yeniden Cenevre’ye gidileceğini ama ortada gelişme sağlanan bir durum olmadığını belirten Başbakan Özgürgün, şöyle konuştu:

“Kıbrıs’ın her şeyi belli, görüşülenler belli. Bunca yıldır neden hazır değilsin. Bir niyet varsa, zaten beşli konferans sonuçtur. Sonuç olmadan dağıldı. Aradan dört ay geçti, Kıbrıs’a dönüldü, bir Enosis kararı çıkardırlar. Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak isteyen ve Enosis’i kutlamak isteyen birisi ile dört ay geçtikten sonra, daha ortada oturup gelişme sağlanan bir durum da yok, BM Genel Sekreter’inin çağrısı üzerine yeniden Cenevre’ye gidiliyor.”

“BEŞLİ KONFERANSA GİDİLİRKEN ‘ENOSİS’ DİYOR”

Kıbrıs’ta kalıcı yaşayabilir, doğru dürüst, Türkiye’nin garantörlüğünde, Türkiye’nin de Ada’daki haklarını koruyacak, eşitlik temelinde bir anlaşmaya her zaman hazır olduklarını ama Rum tarafının bunu hiçbir zaman kabul etmediğini anlatan Başbakan Özgürgün, “Beşli konferansa gidilirken de kabul etmiyor; Enosis diyor, Türk askeri çıksın diyor. Hala daha bu yöndeki birisine beşli konferans dediğinizde ne çıkacak. Yani, beşli konferans iş olsun diye gidiliyor havası var. Üç garantör ülke işini gücünü bırakacak, BM Genel Sekreteri ile buradaki iki toplum istedi diye durmadan Cenevre’ye gidilecek, Buna doğru gidiliyor. Üzücü olan budur” diye konuştu.

“BU KONFERANS SON OLMALI”

Beşli konferans toplanınca bir sonuç çıkması gerektiğini ifade ederek, ederek “Ya anlaşır, ya ayrılınır. Bunu çok söyledik. Birinciden çıkmadı, ikinciden de çıkacak gibi gözükmüyor. Bir başka endişe verici durum var; sanki ilanihaye Cenevre konferanslarına başlıyoruz, bana bir 20 sene sürecek gibi geliyor. Bu çok kötü ve çok tehlikeli. Bana göre bu konferans son olmalı. Bu konferansta anlaşıldı, anlaşıldı. Anlaşılmadığında, Kıbrıs’ta artık federal bir yapının kurulamayacağı, Kıbrıs’ta yan yana iki devletin varlığının olduğu gerçeğinin BM tarafından ilan edilmesi gerekiyor. Bu kadar basittir” dedi.

“SONUÇ ÇIKMAYACAKSA DEVAM ETTİRMENİN BİR ANLAMI YOK”

İki defa toplanan beşli konferanslardan sonuç çıkmayacaksa, konferanslar dizisine dönülmemesi gerektiğini vurgulayan Başbakan Özgürgün, “Beşli konferanslar toplantısından sonuç çıkması lazım. 50 yıllık bir görüşme sürecinden bir sonuç çıkmayacaksa tekrar devam ettirmenin bir anlamı yok. Yan yana iki devlet gerçeğinin de kabul edilmesi gerekiyor. Bu federal yapıyı kuramıyorsak, bir taraf zorla Yunanistan’a bağlamak istiyorsa, Ada’nın tamamını istiyorsa biz de buna razı gelmiyorsak, ki gelmeyiz, Türk toprağı olan bir yeri Yunanistan’a vermeyiz, bu kadar basit” dedi.

Türk tarafında çözüm iradesi olduğunu, Rum tarafında çözüm niyeti ve irade olmadığını kaydeden Başbakan Özgürgün, “Hatta biz zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanı Akıncı’yı ‘fazla gittin’ diye eleştirmişiz de. Sayın Cumhurbaşkanı çok iyi niyetli gitti ama Rum tarafında böyle bir yaklaşım, niyet ve istek de yok” diye konuştu.

Başbakan Özgürgün, Rum tarafının oyalamak içim masada bulunduğuna işaret ederek, “Biz daha kaç sene masada oyalanacağız, bunun artık belli olması lazım” dedi.

“TÜRK ASKERİ OLMASIN YARIN BURADA ÇATIŞMA ÇIKAR”

Başbakan Özgürgün, “Türk askerinin yüzde 80’inin adadan çekileceği ve müzakerelerde bu konuda anlaşıldığı” yönünde çıkan haberlerle ilgili görüşünün sorulması üzerine, böyle bir şeyin olmasının mümkün olmadığını belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör olduğunu ve Kıbrıs’ta barışı sağlayanın Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu vurguladı. Başbakan Özgürgün, şöyle konuştu.

“Türk Silahlı Kuvvetleri olmasının, garanti veriyorum yarın burada çatışma çıkar. Kıbrıs Türkleri sokağa çıkamaz duruma gelir. Bu kesin. Yani Elam’ın, Kilise’nin Güney’deki faşist, militarist grupların ne kadar güçlü olduğunu, polisin ve Rum Mili Muhafız Ordusu içinde örgütlendiğini, bunların sayısının hiç de küçümsenmeyecek, beş binin üzerinde olduğunu biliyoruz. Bunların olduğu bir yerde Türk askerinin de olmadığını düşündüğümüz zaman neler olabileceğini biliyoruz. Biz 1974’den önce bunu yaşadık. Yaşı 40’ın altında olanlar bunu bilmeyebilir. Bunu, Güney’e giden Türkler, zaman zaman saldırılara uğrayarak yaşıyor. Bunlar küçümsenecek gibi değil. Saldırılar yarın Kuzey’de de başlayacak. Bu şımarık gurupları kimse durduramayacak. Amaç; yıldırıp terk ettirme. Türk askerinin olmadığı bir ortamda bunların hepsinin olacağı gün gibi aşikar. Onun için zaten ‘Türk askeri çıksın’ diyorlar. Tük askeri çıkmaz. Tük askeri çıktığı gün bu Ada’da Türklük bitme noktasına gelir ve Türk askerinin garantisi olmadığında burada çatışma başlar. Bu Ada’da barışı koruyan 1974’den beri Türk askeridir.”

“HİÇBİR ŞEKİLDE TÜRKİYE’NİN GARANTİSİ SULANDIRILMAMALI”

Başbakan Özgürgün, müzakere masasında askerin çekilmesi, toprak tavizi konularının olmaması gerektiğinin vurgulayarak, “Hiçbir şekilde Türkiye’nin garantisi sulandırılmamalı. Ama Rum tarafı sadece ‘bu ikisini konuşurum’ diyor. Böyle bir ortamda görüşme sürecinin artık Cenevre’de son bulması lazım. Rum tarafının niyeti, Türkiye’nin garantisini ve askeri kaldırmak, toprak tavizi koparmak” dedi.

“TOPRAK KONUSUNDAKİ RESMİ GÖRÜŞ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN AÇIKLAMASIDIR”

Başbakan Özgürgün, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da açıkladığı gibi tek toprak tavizinin Maraş’a karşılık Erenköy’e karadan bağlantı verilmesi olduğunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklamasının, toprak konusundaki resmi görüş olduğunu vurguladı.

Rum tarafının Doğu Akdeniz’de tek yanlı petrol aramasına karşılık Türkiye’nin tavrını net olarak ortaya koyduğunu, Türkiye ve KKTC’nin bu konuda kararlı olduğunu ifade eden Başbakan Özgürgün, Ada’daki kaynakların iki tarafın eşit hakkı olduğunu, eşit haklarından vazgeçmeyeceklerini, burada sorun yaratanın Yunanistan ve Rum tarafı olduğunu kaydetti.

“RUM TARAFI CENEVRE’YE KERHEN GİDİYOR”

Rumların yaptığı tatbikatların ve silahlanmalarının iyi niyetli olmadıklarını gösterdiğini dile getiren Başbakan Özgürgün, “Bir taraftan kriz yaratarak, bir taraftan Münhasır Ekonomik Bölge’de doğal gaz aramasında, bir taraftan askeri tatbikatlarda. Böyle bir ortamda Cenevre’den ne çıkar? Güney Kıbrıs’ın Cenevre’ye kerhen gittiği belli. Biz bu oyunu bozmalıyız” dedi.

Masada net ve doğru durmak gerektiğinin altını çizerek, bu sorunun sonuna gelindiği ve Rum tarafının niyetinin olmadığını ifade eden Başbakan Özgürgün, “Eğer anlaşma olmadan çıkacaksak BM’nin de bunu teyit ve tespit etmesi gerekir” dedi.

“HER NOKTADA ANAVATAN TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ VE GÜCÜ VAR”

Türkiye’yi ve Anadolu halkını çok sevdiklerini, Anavatan Türkiye’nin sağlıklı, mutlu, güçlü ve istikrarlı olmasını istediklerini vurgulayan Başbakan Hüseyin Özgürgün, “Bizim Kıbrıs’taki davamız, Anavatan Türkiye’siz halledilemez bir davadır. Bu davada güçlü olduğumuz her noktada Anavatan Türkiye’nin desteği ve gücü var” diye konuştu.
Bu haber 71 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER