Bakanlar Kurulu her toplandığında..

İradeyi yok saydılar. Meşruiyetini kaybetmiş bir meclise rağmen, Zar zor zorlama ile bir azınlık hükümeti çıkarttılar.
İradeyi yok saydılar.
Meşruiyetini kaybetmiş bir meclise rağmen,
Zar zor zorlama ile bir azınlık hükümeti çıkarttılar.
Demokrasi değerlerini tarumar ettiler.
13 aydır ülkede yapısal hiç bir sorunu çözemedikleri gibi, yaptıkları her icraatın altından bir hukuksuzluk çıkarmayı başardılar.
Bu yönde aldıkları kararların büyük bir kısmı ya mahkemeden döndü, ya da hukuksuzluk ayyuka çıkınca geri çekildi.
Kısacası yaşananlardan anlıyoruz ki, 13 aydır Bakanlar Kurulu evlatlar, eş, dost, yandaş, partili, aile bireyleri için toplanıp kıyaklar, peşkeşler çekiyorlarmış.
Öyle bir yapı oluşturmuşlar ki Bakanlar Kurulunda, kamu kaynaklarını ve devletin imkanlarını kullanmayan kalmamış.
Belli ki Bakanlar bu noktada birbirlerinin işlerini yürütmüşler.
Evlatlara uzun vadeli kira usulü arazi, o olmadı başka arazi, aile bireylerine sağlanan imkanlarla yine devlete ait binaların uzun süreliğine kiralanması,partili milletvekilinin evladına kamu bankalarından sağlanan krediler, kağıt üzerinde kurulu paravan şirketler üzerinden iş çevirmeler, ki bu şirketler bugüne kadar hep zarar gösterip bir kuruş vergi vermemişlerdir devlete.
Eşe, dosta, kardeşe Bet ofisi açma ve internet üzerinden bahis şebekeleri kurmak için Bakanların yaptıkları aracılık, girdikleri çarpık ilişkiler..
Bir Bakanın ilişkilerinden mütevellit İhalesiz, sessiz sedasız 11 milyon 250 bin dolarlık hizmet alımı mevzusu.
Emekli yaşı gelen partilileri başka kadrolar yaratıp atanmalarını sağlayarak daha iyi imkanlar yaratanlar, hak etmedikleri halde siyasi rant uğruna dağıtılan vatandaşlıklar, devlet imkanlarını özel yaşamlarına taşımak suretiyle kullananlar.
Ercan hava limanında yangından mal kaçırırcasına devleti zarara uğratarak yapılan ve açıklanmayan ek protokol,
Son günler de rüşvet aldı, verdi, teklif edildi gibi iddialarla adı geçen Bakan ve iş insanları ile girilen çarpık ilişkiler.
Ve daha neler neler..
Saymakla bitmez.
Tam da tutanın elinde kalıyor durumu gibi bir şey yaşanıyor ülkede.
Denetimsizlik almış başını gidiyor.
Hukuksuzluk her alana sirayet etmiş.
Sözüm ona güya bunları denetleyecek olan makamlar ortadan kaybolmuş.
Yüksek Yönetim Denetçisi tek makam kalmışcasına didinip duruyor.
İddiaları araştırıyor, yasal mevzuata uygunsuzluğunu tespit ediyor, rapor yazıyor, bu raporları ilgili makamlara da gönderiyor ve hatta kamuoyu ile de paylaşmasına rağmen hiç bir yasal yola başvurulmuyor.
Sayıştaylık bildiğiniz gibi.
Ahbap çavuş ilişkileri esasında devlete karşı olan yükümlülüklerini yerine getiremiyor.
Meclis dahil, ilgili tüm kesimler bu raporları alıp, masa altlarına, arşiv odalarına atıyorlar.
Sağ olsunlar güzel bir de arşiv yaratmış Meclis Başkanlığı..
Basın önüne çıkarak bir bir anlattı Sayın Sibel Siber.
Yazılı ve görsel bir arşiv olduğundan bahsettiler.
Kayıtlı bilgilere ulaşılacakmış bundan böyle.
Bu konuda lüks bir otelde yapılan çalıştayın sonuçlarını öğrenmiş olduk bizler de.
Müteşekkiriz Meclis Başkanlığımıza ve bu çalışmalara katkı koyan herkese.
Acaba diyorum yıllardır hasıraltı edilen soruşturma dosyaları da bu arşivde olur mu ki?
Mesela yıllarca meclis oturumuna katılmayan vekillere nasıl bir prosedürün uygulandığı, oturumlara katılmayıp meclis koridorlarında arzuhalcilik yapan milletvekillerine karşı nasıl bir kuralın işletildiğini, bir başka milletvekilinden rüşvet aldığını söyleyen bir milletvekili için meclisin ne yaptığını, hangi prosedürü kullandığını, falan da öğrenebilecek miyiz?
Oy satın alıyoruz diyen milletvekiline ne yapıldığı, ihalesiz 11 milyon 250 bin dolarlık hizmet alımının mecliste nasıl örtbas edildiği de bu arşiv kayıtlarında mevcut mudur?

Bu haber 43 defa okunmuştur

:

:

:

: