Hastalıkları biz oluşturuyoruz

Bruno Gronıng diyor ki: Nerede olursanız olun, zamana ve mekana bakmadan, şifa dalgasını alıyorsunuz.
Bruno Gronıng diyor ki: Nerede olursanız olun, zamana ve mekana bakmadan, şifa dalgasını alıyorsunuz. Ben şifa dalgasını gönderen verici istasyonuyum. Ben nasıl büyük, verici istasyonuysam, siz de küçük vericilersiniz. Siz de İlahi Gücü başkalarına yönlendirebilirsiniz. Bunu da Einstellen yaparak ve benim de yardımımı isteyerek gerçekleştirebilirsiniz. Önemli olan şifa dalgasına bağlantı kurarak, onu yönlendirebilmektir. Ben kendimi, insana dengeyi geri vermeye, onu maddeye hakim olmak için hizalamaya kendimi yükümlü hissediyorum. Çünkü siz insan olarak, Tanrı'dan hayat akımını alıyorsunuz. Bunu alabildiğiniz sürece varlık hakkınızı koruyabilirsiniz. Bu şekilde ancak İlahi enerjiye bağlı kalabiliyorsunuz. İnsanın İlahi Düzen içinde olması gerekir ki sevdiklerimize ve çevremize de faydamız olsun.
Allah bizden kendi için bir şey istemiyor. Bizden istediği, sadece sevgi dolu, huzurlu, kendi bedenimizin farkında olup, onu en iyi şekilde koruyup gözetmek ve ihtiyacı olan dünyasal ve ruhsal olarak alması gereken besini ve İlahi Gücü alabilmesini sağlamak.
İyiliklerle uğraşmamız ve çevremize de iyilikler sunmamızdır.
İlahi olanı yaşarsak, İlahi olanı içimize alırsak, o zaman kendimizi iyi hissederiz. O zaman kendimizi serbest özgür hissederiz. O zaman hayatı Allah'ın istediği gibi yaşarız. İnanç olmadan hayat olmaz. Allah olmadan bereket olmaz. Sözün gücünü bilen insan, konuşmasına çok dikkat eder. İnsan, ancak hayatı yaşadığında, hayatın içindedir. İnsan ne yaşarsa, ona sahiptir. Neyi harcarsa, onu kaybeder.
Kendi kendini herkesten yüksekte gören insanlar, her zaman düşmeye mahkumdurlar. Çünkü Yüce olan sadece Allah'tır. Hayatta en büyük zenginlik, İlahinin desteğini alabilmektir. Ama bunun yanında da, ben artık Allah'ın koruması altındayım, her istediğimi yapabilirim diye de kendinizi kandırmayın. Çünkü Allah adildir ve ne kadar koruma altında olursanız olun, çizginin dışına çıktığınızda, feleğinizi şaşırırsınız.
Hepimizin de uyması gereken yasalar var ve biz bunlara uymalıyız. Enerjiyi alırken ve aldıktan sonra da bedeninize çok dikkat etmelisiniz. Neler hissettiğinize, nasıl değişiklikler olduğuna ve nelerin farkına vardığınıza bakın. Çünkü bizi ilgilendiren sadece bedenimizdir. Çünkü bedenimizin tamamen İlahi Düzen içinde olması gerekir ki sevdiklerimize ve çevremize de faydamız olsun.
Bana hediye ettiğiniz rahatsızlıklarınızı, düzensizliklerinizi tekrar dönüp düşünmeyin, unutun gitsin. Çünkü artık onlar size ait değildir. Onları bana verdiniz. Kim onları tekrar düşünmeye başlarsa, bırakmak istemediğini anlarım, çünkü hala daha onlar varmış gibi düşünmeye devam ediyorsa, tekrar onları hayatına çağırıyor demektir ve bu böyle de olacaktır.
İlk ibadet, insanın kendinin bilincine varmasıdır, sonra kendini tanımasıdır. Sonra da neden burada olduğunu ve ne yapması gerektiğini bilmesidir. Bedenine karşı ve Allah'a karşı sorumluluklarını yerine getirmesidir. Çünkü insan İlahi bir varlıktır ve İlahi kalacaktır.
İnsan kendini tanıdığında, o zaman İlahi bir varlık olduğunu bilir. O zaman Tanrının çocuğu olduğunu bilir ve o zaman ne kadar muhteşem bir bedeni olduğunu bilir ve işte o zaman, bedenini yönetmesini, İlahi Gücü içine almasını bilir. İşte o zaman çevresindekilere de yardım edebilir. İşte bütün bunların hala daha insanlar tarafından bilinmediğini, anlaşılmadığını biliyorum. Kendilerini tanıyamadıkları gibi beni de anlamadıklarını ve tanımadıklarını da biliyorum.

Allah insanı güzel, iyi ve sağlıklı yarattı. Öyle kalmasını da istiyor. Aslında insanlar Allah'a tamamen bağlıydı. O zaman sadece sevgi, ahenk ve sağlık vardı, her şey birdi. Ama ilk insan o sesi dinlediğinde, o kötü sesi, (birliğin dışında olan sesi) ve onun dediklerini yaptığında, o zaman bu bağlantı koptu ve o zamandan beridir ki, Allah burada duruyor ve insan orada. Allah la insanın arası açıldı. Bağlantı yok ve insan tek başına kalmış. Ne kadar inançlı olursa olsun ve ne kadar dua ederse etsin, hayat yolunda kötülük ona atılacak ve onu aşağılara çekecek. İşte bunun içindir ki, etrafınızı acılar, felaketler, sorunlar ve korkular sarmış durumda ve sizi çukurun içine çekiyor. Ben de size diyorum ki:
*Daha derine gitmeden geri dönün, çukurdan dışarı çıkın. Sizin için çukurun üstünden size bir köprü yapıyorum. Bu yol sizi acılardan kurtarıp İlahi yola götürecek. İlahi de ne felaket var ne de acı ve sorunlar. Bu yol sizi İlahiye götürecek.* Ben bir insana iyiliğe giden yolu bulmasına yardım edebilirim, ama onun için bu konuda kararı ne ben verebilirim, ne de başkası. Ne de onu bu yolda kal diye zorlayabilirim. Her birey kendi karar vermelidir. Ben sadece tavsiye edebilirim, seçim sizindir. Tek hekim, gerçek hekim Allah'tır. Biz sadece yardımcılarının da
İnsanların düşündükleri gibi, Allah bize hastalık vererek bizi cezalandırmıyor. Bunu, bir çocuğun evden kaçması gibi düşünün. O zaman anne ve babanın çocuklarını koruma olasılıkları kalmıyor. Bizde İlahiden ayrılmışsak ve korumasız bir şekilde kalmışsak, başımıza gelenlerden biz sorumluyuz. Ancak tekrar geri döner ve iyiliğe güzelliğe ve sevgiye sarılırsak ve kendimizi tamamen kötüden ayırırsak, o zaman tekrar koruma alabiliriz. Bu bize bağlı.
İnsan iyi ve kötü arasında yaşıyor. Bir tarafta iyilik, bir tarafta kötülük. Eğer insanın inancı zayıfsa, kötülüğe düşer ve daha da zayıflar ve tamamen teslim olur. Eğer ona güçlü bir el yardım etmezse, kötülüğü yenemez veya yense de çok uzun bir zaman ister. O zaman da bu süreçte kötüye hizmet eder. Asla inançsız insanların arasına girmeyin, çünkü sizin iyileşme sürecinizi de engelliyor. Kötüden uzak durun, kendinizi koruyun.
İnsan ne ekerse onu biçer. Bu da demektir ki, insan söz ve eylem olarak gönderdiği her şey, ona geri dönecektir. Verdiğini fazlasıyla
alacaktır. İnsanın ne tür düşünceler aldığı çok önemlidir. Çünkü düşünceler güçtür. İnsan iyiyi isterse, Allah yardım eder, kötüyü isterse şeytan yardım eder, böylece hastalık bedene girer. Çünkü hastalık şeytanın eseridir.
Sadece bir kötü düşünceye takılsanız bile, kendinizi şeytana kul edersiniz ve gerçekten şeytan sizinle oynamaya başlar. Bunu hemen hemen herkes yaşamıştır. Bir kötü düşünceye girdiniz mi, arkasından ürettikce üretirsiniz ve sizi öyle bir hükmü altına alır ki, siz bile inanamazsınız. İşte bunun içindir ki kesinlikle kötü bir kelime bile düşünmeyin ve söylemeyin diye anlatmaya çalışıyoruz.
İnsan hep kendinde kalmalıdır. Hep iyiliğe inanmalıdır. Hep onu istemelidir ve hep iyilikten yana olup, Allahtan yana olmalıdır. İyilik çığır açıyor, iyilik yenecektir. Evet, doğruluk her şeyi aşacaktır ve bunu insan önce kendinde deneyimlemelidir. Bunu deneyen her insan, ne kadar değiştiğine şahit olacaktır. Kendinde deneyimleyen insan zaten herkesin de böyle yapmasıyla ne kadar erken yol alınabileceğinin farkına varır.

İnsanlar o kadar yorgundurlar ki, uzun uzun dinlenmeye çalışsalar bile bir türlü dinlenemiyorlar. Çünkü üstlerinde hem geçmişin hem geleceğin düşüncelerini taşıyorlar. Geçip gitmiş bitmiş olanı bırakamadıkları gibi, gelecekle ilgili endişelerini de sürekli düşünüyorlar. Bu arada şu anda yaşamaları gereken hayatı da kaçırıyorlar. Böylece kafaları devamlı meşgul, devamlı karmaşa içinde ve ne yediklerinin ne giydiklerinin ve ne de yaşadıklarının farkında değiller.
Benim kafam rahat ve hiç yorulmuyorum. Çünkü ne geçmişi ne de geleceği düşünmüyorum. Ben tamamen şu anda yaşıyorum. Ben tıpkı bir çocuk gibi, geçmiş ve geleceğin hesabını yapmadan yaşıyorum, bu yüzden de kendimi bir çocuk kadar dinç hissediyorum. Ben sadece tanrının bir çocuğuyum. Hayatı abartmadan, yüklenmeden, tıpkı bir çocuk gibi yaşamasını öğrendiğiniz gün huzur bulacaksınız ve yaşadığınızı anlayacaksınız.
İlahiyi tanımayan veya bu konuda inananları da caydırmaya çalışan, İlahiyle bağlantı içinde olmayan hiç bir insan tam anlamıyla sağlıklı değildir. Çünkü onun güveneceği ve tutunacağı gerçek bir inancı yoktur olamaz da. Şifalanmayı da yaşayamaz, yardım da alamaz. Sizin yerinize, bir başkası da İlahi ile bağlantı kursa ve sizin için dua etse, siz yine şifalanamazsınız. Çünkü siz inanır güvenirseniz içinize alabilirsiniz. Bunun için de kimseyi suçlamayın, çünkü bütün iş sizde biter.
Benim burada size yapabileceğim en büyük yardım, inanamadıklarınıza inanmanız, güvenemediklerinize güvenmeniz için, alamadığınız akımı sizin frekansınıza uyarlayarak size vermek ve İlahiye giden yolda neler yapmanız gerektiğini aktarmaktır. Gerisi size kalmış. İlahi yardımı isteyen Allah'a yaklaşmalıdır ve bize belirlediği yoldan gitmelidir.

Bu haber 416 defa okunmuştur

:

:

:

: