Senden uzaklaşmak bile güzel bazı...

Ne demiş şair, 'Alev alev yakınlaşmak için sana, Senden uzaklaşmak bile güzel bazı...'
Ne demiş şair,
'Alev alev yakınlaşmak için sana,
Senden uzaklaşmak bile güzel bazı...'
Yazı, gazete, haber, çeyrek asırlık gazetecilik geçmişimizde dur durak bilmeden bizim hayatımız oldu…
Ama şu iki haftalık molanın bizi yeniden şarj etmediğini söylesek yalan olur doğrusu…
Gazeteciler talihsiz insanlardır aslında...
Başkalarının hayatlarını yazarlar hep, mevsimlerin gelip geçişini de hep o gergin gazete binalarının penceresinden seyretmek zorunda kalırlar...
O yüzden yaz tatilleri önemlidir, o tatillerde gazetelerden sıyrılıp, yani başkalarının hayatını, söylediklerini yazmaktan vazgeçip, kendi hayatlarıyla yüzleşirler.
Ne zamana kadar mı?
İzin bitip, işe döndükleri ilk güne kadar...
Son iki haftada Kıbrıs siyasetinde olan bitene baktığımızda şüphesiz en büyük hayal kırıklığı, Cumhurbaşkanı Akıncı ile Rum lider Anastasiadis arasında iki yıldır sürdürülen müzakere sürecinin çökmesidir...
Bundan aylar önce 14 Ocak 2017'de de manşete taşıdığımız Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'İlanihaye oradayız' sözünü iyi okumayan Rum yönetimi, “Sıfır asker, sığır garanti” gibi öyle akıl almaz isteklerle masaya geldi ki, bu işin çökmesi kaçınılmazdı.
Herkes şimdi ne olacak sorusuna cevap ararken, b ve c planları havada uçuşa dursun, aslında belki ayrı ayrı ama ortak çıkarlarımız için bir arada olabileceğimiz bir yapının tartışılması zamanı geldi de geçiyor bile diyebiliriz...
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay'ın 'Artık YÖNETİMİN PAYLAŞILACAĞI ortaklık modellerinden, yönetimi paylaşmayı içermeyen İŞBİRLİĞİ MODELLERİNE yönelmek lazım' sözlerini de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.
Peki şimdi ne olacak?
Belki de Ankara’nın B ve C planları diye üzerinde durduğu o modeller, Kudret Özersay’ın dediği “işbirliği modellerini” içerecektir.
ABD’ye giden Özdil Nami’nin BM’de birçok ülkenin temsilcisine KKTC’nin Crans-Montana’daki duruşunu anlatacak olmasını, bu yolun ilk taşı olarak okuyabiliriz.
Bugün günü birlik adaya gelen Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun yapacağı ziyaret de bundan sonra izlenecek yol haritasının belirlenmesi için önemli olacak.
Masanın sonsuza kadar devrildiğini söylemek elbette doğru değildir.
Yazının başında dediğim gibi, 'senden uzaklaşmak bile güzel bazı' diyerek, dipsiz kuyuya dönen müzakere sürecinde belki de Rum lider Anastasiadis'e 2018’deki başkanlık seçimini atlatana kadar süre vermek bile gerekebilir...
Asıl tutum, yani “yeni işbirliği modelleri” o sırada masaya gelecektir.
Bu haber 63 defa okunmuştur

:

:

:

: