YÜZDE 12 DÜŞÜŞ ARAŞTIRILMALI

KKTC üniversitelerine bu yıl YÖK ayrılan kontenjan sayısı artarken, öğrenci sayısı ise düştü
Suna ERDEN

KKTC üniversitelerine bu yıl YÖK ayrılan kontenjan sayısı artarken, öğrenci sayısı ise düştü 

2017-2018 yılı Lisans Yerleştirme Sınavı tercih sonuçlarının açıklanmasıyla, Türkiye'den KKTC üniversitelerine yerleşen öğrenci sayısı da belli oldu. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarafından KKTC’ye bu yıl ayrılan kontenjan sayısı artmasına rağmen geçen yıla göre yerleştirilen öğrenci oranında düşüş oldu.2016-2017 yılı için ayrılan 18 bin kontenjana karşın KKTC üniversitelerine 11 bin öğrenci yerleştirilirken, 2017-2018 yılı için ayrılan 20 bin kontenjana rağmen 10 bin öğrenci yerleştirildi. Akademisyen aynı zamanda Cumhuriyetçi Türk Parti (CTP) Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Çağlar, geçen yıla oranla yaşanan düşüşün birçok nedeni olabileceğini, bu nedenlerle ilgili bilimsel çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti. Star Kıbrıs’a konuşan Çağlar, son birkaç yılda ülkedeki üniversite sayısının arttığını ancak kaliteli eğitime önem verilmediğini söyledi. Çağlar, eğitim adası olma yolunda hedefler konulması ve uygulamaya geçilmesi gerektiğini ifade ederek, “Marka olmak istiyorsak, kaliteli eğitim vermeliyiz” dedi.

GEÇEN YILA ORANLA DÜŞÜŞ

Geçen yıl 18 bin kontenjan ayrıldığını ve 11 bin öğrenci yerleştirildiğini kaydeden Çağlar, 2017-2018 eğitim yılı için ise 20 bin kontenjan ayrıldığını ancak 10 bin öğrenci yerleştirildiğini ifade etti. Çağlar, geçen yıla oranla bin 200 civarında öğrenci sayısında azalma olduğunu belirterek, “Bu yıl için kontenjan artırılması rağmen yerleşen öğrenci sayısında düşüş var. Bu çeşitli nedenlerden kaynaklanıyor olabilir; Buradaki eğitim kalitesinin artırılmaması, Türkiye’de üniversitelerin artması. Dövizin yükselmesine paralel olarak ortaya çıkan ekonomik etkenler düşüsün nedeni olmuş olabilir. Bu gelişme ile ilgili bilimsel çalışmalar yapılması gerekiyor. Eğer eğitim adası olmayı hedefliyorsak önlemlerimizi de almalıyız” şeklinde konuştu.

SAYI DEĞİL KALİTE ÖNEMLİ

Çağlar, son yıllarda ülkemizde üniversite sayısında artış olduğunu, ikisi vakıf, 11’i özel ve ikisi Türkiye’deki üniversitelerin devamı niteliğinde ola 15 üniversite bulunduğunu ifade etti. Sayı açısından bakıldığında hem üniversite hem de öğrenci oranın arttığını kaydeden Çağlar, “Nicel olarak büyürken niteliği öne çıkarmazsak, öğrenci memnuniyetini sağlamazsak, iyi bir eğitim vererek öğrencileri geleceğe hazırlayamazsak kaybederiz” dedi. Çağlar sözlerini şöyle sürdürdü, “Öncelikle amacımızı belirlemeliyiz. Önemli olan sayısal çoğunluktansa kalitenin artırılmasıdır. Eğer kaliteyi yükseltemezsek getiriden çok götürüsü olacaktır. İlerleyen yıllarda da tersine bir dezavantaja neden olacaktır.”

MARKA HALİNE GELMELİYİZ

Üniversitelerin kaliteli eğitim vererek bir marka haline gelebileceğini kaydeden Çağlar şunları söyledi:“ Yeterince kaliteli öğretim üyesi kadrosu olmadan, her yere üniversite açmak yararlı bir sonuç getirmez. Toplum birçok üniversiteye güvenmiyor. Marka haline gelmiş belli başlı üniversitelerde eğitim görürse iş bulabileceğini düşünüyor. Bu nedenle üniversite sayısındaki artıştan çok eğitim kalitesinin artırılması gündeme gelmeli hem üniversiteler hem de hükümetler bu konuda bilimsel çalışmalar yapıp, hayata uygulamalıdır.” Çağlar, öğretim üyelerinin ucuza çalıştırılmak istendiğini, çok ders yüklediğini, araştırma yapması için fırsat tanınmadığını ifade etti.
ÖNCESİNE BAKMALIYIZ
Çağlar, yerleştirme sonuçlarına baktığında bir başka çıkarımda bulunduğunu, ülkedeki üniversite öncesi eğitim kalitesinin düştüğünün görüldüğünü ifade etti. Çağlar, üniversiteye giren Kıbrıslılara bakıldığında şuanda en sonlarda yer aldıklarını ancak geçmiş yıllarda ilk sıralarda olduğunu dile getirdi. Ülkemizde üniversitelerde verilen eğitimin ve açılan bölümlerin toplumun ihtiyaçlarına cevap veremediğini de kaydeden Çağlar, ara eleman yetiştirmeye yönelik iki yıllık teknik ve zanaatkârlık gerektiren bölümlerin mevcut olmadığını söyledi.

ÖĞRENCİ İÇİN YAŞAM ALANI OLUŞTURULMALI

Çağlar, üniversite adası olma hedefinde gerekliliklerin yerine getirilmediğini, öğrencilerin yaşayabileceği alanların oluşturulmadığını ifade ederek şunları söyledi: “Öğrencilerin araştırma yapabilecekleri, kitap okuyabilecekleri, kafeler veya kütüphaneler bulunmamaktadır. Tiyatrosuyla, sinemasıyla ve çeşitli sanat etkinlikleriyle şehirlerimizi donatmazsak öğrencinin mutlu olabileceği bir ortam oluşturamayız. Eğer kaliteli bir öğrenci nüfusu istiyorsak bunları yerine getirmeliyiz.”
Bu haber 265 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER