“Et hammaddesi ithalat izni verilmeli”

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), et sektörüne acilen doğru araçlarla müdahale edilmesi ve et hammaddesi ithalatına da izin verilmesi gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), et sektörüne acilen doğru araçlarla müdahale edilmesi ve et hammaddesi ithalatına da izin verilmesi gerektiğini vurguladı.

3 İŞLETMEYE ZİYARET

KTSO Başkanı Mustafa Kaymak ve Asbaşkan Candan Avunduk, Beyköy Et Ürünleri (Beyet), Güngören Et Ürünleri ve Aket Et Ürünleri işletmeleri ziyaret etti.

KTSO’dan verilen bilgiye göre, önceki gün et sektöründe yaşanan sorunları yerinde tespit ederek, çözüm üretilmesini sağlamak adına gerçekleştirilen ziyaret, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile istişare ile yapıldı.

Ziyaretler ve yapılan tespitlerin ardından oda yönetim kurulu bir basın bildirisi yayınladı. Basın bildirisinde, et sektöründe yaşanan en büyük sorunlardan birinin, ülke ekonomisindeki değişimlere yeterince ayak uydurulamaması ve doğru politikaların üretilememesi olduğuna dikkat çekildi.

ARTAN FİYATLAR VE TALEP

Bildiride, özellikle son yıllarda et fiyatlarında yüksek fiyatların oluşması, et sektörünün artan ve artması beklenen talebi karşılayabilmesi için acilen doğru araçlarla müdahale edilmesi vurgulandı.

İlgili paydaşlarla birlikte kısa, orta ve uzun vadede nelerin yapılması gerektiği ile ilgili detaylı bir eylem planı hazırlanması ve acilen uygulanması gerekliliği üzerinde durulan bildiride, et sektöründeki paydaşların birbirlerini suçlamayı bir kenara bırakarak, halkın pahalı et almasına, kaçakçılığa ve haksız rekabete sebebiyet veren bu sorunun çözülmesi için sonuç odaklı çalışmalar üretmesi gerektiği dile getirildi.

GÜNEYDEN ET

Et sektörünün artan ve artması beklenen talebi karşılayabilmesi için acilen doğru araçlarla müdahale edilmesi gerektiğine işaret edilen bildiride, “Güney Kıbrıs ile KKTC arasındaki et fiyatları farkının günden güne iyice artması neticesinde, Güney Kıbrıs’tan organize bir şekilde yapılan et kaçakçılığının yanı sıra, yüksek fiyatlardan kaynaklı olarak kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere çoğu vatandaşımızın Güney’den et aldığı bilinen ama üzücü bir gerçektir” denildi.

Et sektöründe mevcut durum-statükonun vatandaşları pahalı et almaya mahkum ettiği, Güney’den yapılan et alış verişi ve et kaçakçılığının ekonomide ciddi kayıplara neden olduğu vurgulanan bildiride, bu kaçakçılığın halk sağlığını tehdit ettiği ve haksız rekabet yarattığı savunuldu.

Bildiride, “Özellikle et ürünleri imalatçılarımızın yüksek hammadde fiyatlarından dolayı ithal edilen et ürünleri ile rekabet etmekte zorlanmaktadırlar. Et ürünleri serbestçe ithal edilirken, et hammaddesi ithalatına izin verilmemesi doğru bir yaklaşım değildir” ifadelerine yer verildi.

“ET HAMMADDESİ İTHALAT İZNİ VERİLMELİ”

Bu kapsamda, et sektöründe yaşanan sorunların çözümü için sadece et ürünleri imalatından kullanmak üzere, bu konuda tesis yatırımı yapan işletmelere belirli bir süre boyunca ve belirlenecek kurallar çerçevesinde sanayi et hammaddesi ithalat izni verilmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, bu izinle büyükbaş hayvana olan talebin, azalacağı ve et fiyatlarının düşmesinin mümkün olacağı kaydedildi.

Bildiride şöyle denildi:

“Bununla birlikte ülkemizdeki büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık politikaları gözden geçirilerek, besiciliğin ayrı planlanması ve geliştirilmesi sağlanmalı ülkedeki et üretiminin talebi karşılaması hedeflenmelidir. Bu hedefe ancak ülke gerçekleri gözden geçirilmek suretiyle erişilebilir.

Çünkü sadece sütten mütevellit et üretimi anlamsızdır ve verimli değildir. Bunun yapılmaması durumunda halk pahalı et fiyatları üzerinden mağdur edilirken, bazı çıkar gruplarının kazançları artarak devam eder.”

“BİRBİRİNİ SUÇLAMAYI BİR KENARA BIRAKARAK…”

İlgili paydaşlarla birlikte kısa, orta ve uzun vadede nelerin yapılması gerektiği ile ilgili detaylı bir eylem planı hazırlanması ve acilen uygulanması gerektiği de vurgulanan bildiride, “Et sektöründeki paydaşların birbirlerini suçlamayı bir kenara bırakarak, halkın pahalı et almasına, kaçakçılığa ve haksız rekabete sebebiyet veren bu sorunun çözülmesi için sonuç odaklı çalışmalar üretmesi gerekmektedir. Bu sorunun devamı kaybeden ülke ekonomisi ve kaynakların dışa gitmesi demektir. Kontrolsüzlük ise başlı başına ayrı bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır” denildi.
Bu haber 195 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER