“Yasaları yorumlayan meclis başkanı değil”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, yeni bir siyasi parti tarafından “Meclis Başkanı’nın yasaları bilerek veya isteyerek yanlış yorumladığının” öne sürülerek yapılan suçlamalara yanıt verdi ve yasaları yorumlayanın Meclis Başkanı olmadığını, Meclis Başkanı’nın görev ve yetkilerini kurumsal yapı içinde kullandığını vurguladı
Siber, Meclis’te yasaları yorumlayanların Meclis hukukçuları ve talep edilmesi halinde de Hukuk Dairesi, yani Başsavcılık olduğunun altını çizdi.
Siber, Meclis Başkanlığı görev ve yetkiler dahilinde, hukukun üstünlüğü ilkesinden hareket ederek aldığı hukuki görüşü, yorum katmadan ilgili partiye iletmenin; iddia edildiği gibi kurumsal varlığın dışına çıkmak değil, kurumsallığın bir gereği olduğunu ifade etti.
Hal böyle iken böyle asılsız ve gerçeklere dayanmayan basın açıklamalarının ve temelsiz suçlamaların, halk nezdinde güveni iyice sarstığını ve kirli bilginin kayıt altına girmesini sağladığını kaydeden Siber, temiz siyaset arzusunda olan halkın asılsız suçlamaları, karalamaları, iftiraları değil, gerçekleri duymak istediğini belirtti.
Siber, siyasetin ve siyasetçinin itibar kaybının önüne geçmenin yolunun, kamuoyu önünde açıklama, duyuru veya eleştiri yaparken doğru zeminde olmasına azami dikkat gösterilmesi olduğunu da vurguladı.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber’in konuyla ilgili açıklaması şöyle:
“Basında yer alan bir açıklamaya göre, yeni kurulan bir siyasi partinin Genel Sekreteri tarafından Meclis Başkanlığına suçlama getirilmiştir. Kamuoyuna yapılan açıklamalar, özellikle devlet makamlarını ilgilendiriyorsa halkımızın konuyla ilgili gerçekleri bilmesi açısından önem taşır.
Yapılan açıklamada, Meclis Başkanı’nın yasaları bilerek veya isteyerek yanlış yorumladığı öne sürülmüştür. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, yasaları yorumlayan Meclis Başkanı değildir.

Meclis Başkanı görev ve yetkilerini kurumsal yapı içinde kullanır. Meclis’te yasaları yorumlayanlar Meclis hukukçuları ve talep edilmesi halinde de Hukuk dairesi yani Başsavcılıktır.

Bir yasama döneminde partisinden istifa eden bir milletvekilinin, o yasama dönemi tamamlanmadan Meclis’te başka bir siyasi partiyi temsil edip edemeyeceği ile ilgili Hukuk dairesinden aldığımız bir görüş vardır. Siyasi Partiler Yasası’nın 25. maddesi “Bir partiden milletvekili seçildikten sonra Yasama dönemi tamamlanmadan önce partisinden istifa eden veya kesin olarak partiden çıkarılma cezasıyla cezalandırılan bir milletvekili, o Yasama Dönemi tamamlanıncaya kadar bağımsız milletvekili olarak görev yapar.” denmektedir. Yasanın 25. maddesi yürürlükte olduğu ve iptal edilmediği sürece bu yasaya uyulması zorunluluktur.

Meclis’te bu konuyla ilgili uygulama bugüne kadar, yasaya ve 25. madde ile ilgili Devletin hukuk danışmanı olan Hukuk Dairesi’nin verdiği görüş doğrultusunda olmuştur. Meclis Başkanı’nın yasa ve hukuki görüş dışında uygulama yapması veya mütalaa vermesi beklenemez. Kendilerine de yazılan yazıda bu açıkça ifade edilmiş ve Başsavcılıktan gelen görüş de yazının ekinde iletilmiştir.

Meclis Başkanlığı görev ve yetkilerim dahilinde, hukukun üstünlüğü ilkesinden hareket ederek almış olduğum hukuki görüşü, yorum katmadan ilgili partiye iletmek; iddia ettikleri gibi kurumsal varlığın dışına çıkmak değil, kurumsallığın bir gereğidir.

Hal böyle iken böyle asılsız ve gerçeklere dayanmayan basın açıklamaları, temelsiz suçlamalar, halk nezdinde güveni iyice sarsmakta ve kirli bilginin kayıt altına girmesini sağlamaktadır. Temiz siyaset arzusunda olan halkımız asılsız suçlamaları, karalamaları, iftiraları değil, gerçekleri duymak istemektedir. Siyasetin ve siyasetçinin itibar kaybının önüne geçmenin yolu, kamuoyu önünde açıklama, duyuru veya eleştiri yaparken doğru zeminde olmasına azami dikkat gösterilmesidir.”
Bu haber 75 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER