Hayatı bir sürpriz gibi yaşamak

Havalar hafiften de olsa serinlemeye başladı... Eylül geldi çünkü... Ben bu aya tutkunum, vurgunum...
Havalar hafiften de olsa serinlemeye başladı... Eylül geldi çünkü... Ben bu aya tutkunum, vurgunum...
Biraz hüzün, biraz içe dönme duygusu yaşatır bana nedense...
Solan sararan yapraklara inat, binbir kokulu sonbahar çiçekleri açacak...
Akşamüstleri hafiften ürperecek tenimiz... Gün batımları, şarkılar düşürecek aklımıza...
Yaşamımızda da umutları ekme mevsimi şimdi...
Yarına daha bir görerek bakma zamanı...
Hayatımıza birilerini davet etme zamanı...
Daha uysal, daha sıcak, daha sevecen olma vakti...
Sevme zamanı... Kalbinizin kırıklarını aldırma zamanı... Hayat sürprizlerle dolu... Neden olmasın...
Köşeyi dönüyorsunuz ve HAYATINIZIN AŞKI karşınıza çıkıyor... Yaşasıııııın...

AŞK, İÇİNİ
İÇİME KATABİLMEKTİR SEVGİLİ

dur ve düşün...
İki yakası bir araya gelmez ayrılığımızı...

sen ve ben
hem çok uzak
bir o kadar da yakınız hala....

'alnımın çizgilerine yazdım seni'
demiştin hani
hatırlıyor musun?

AŞK,
içini içime katabilmektir sevgili...

AŞK,
birini sevmeye büyümektir...

AŞK
oyun arkadaşına küsmektir mesela...

şimdi de ben,
senin adının karşısına
en kocamanından üç nokta koydum...

gözlerimle karşılaşırsan bir gün...
tanımazlıktan gelirlerse seni
şaşırma emi....

unutma!

AŞK,
içini içime katabilmektir sevgili...

Ayşe TURAL

GÜNÜMÜN EN BÜYÜK SÜRPRİZİ...

Bir kahve içimi gidiyorsunuz, size sofralar hazırlanıyor...

Üstüne üstlük iki şiiriniz bestelenmiş, şarkı olmuş...

Ev sahibesi gitarı eşliğinde size şiirlerinizi şarkı olarak seslendiriyor...

Teşekkürler ALEV ARSAL
Teşekkürler gönlü zenginim...
Bize eşlik eden Yeşim Beyaz İLKAN'a ve Alev Hanımın oğlu Orhan Arsal'a teşekkürler...


GELECEKSEN

geleceksen
güneşli bir bahar sabahı
deniz maviye, yaprak yeşile dönerken
serçeler de tam su içerken
bir eski zaman hikayesiyle çıkagel...

geleceksen
öğle sıcağı Mesaryayı kavururken
saçlarımın gölgesine sığınmaya
en güzel gülüşlerinle
sıcacık öpüşlerinle hemen gel...

geleceksen
güz ikindileri yürürken akşama
gülümseyen bakışlarınla
içimin aydınlığına
ruhunun sessizliğini katarak gel...

geleceksen
ay büyürken bir gece yarısı
yakamozlanırken deniz
içim kumsalına koşarken alev alev
sevdadan yana her ne varsa
topla da gel..

Ayşe TURAL

YÜREĞİNİZE DOKUNMAK...

Biz sanatçılar, özellikle yazarlar/sözcüklerin kuyumcuları/ büyülü sözcükleri bulup çıkarmakta, onları kullanmakta ustayız gerçekten...

Doğru seçilmiş sözcükler, okuyucunun beyninde ve yüreğinde daha bir anlam kazanır. Canlanırlar adeta... Sanki ete kemiğe bürünür, daha bir görünür olurlar...

Okuyucu, sizden beklediklerini bulduğu anda, mesajlarınız ona ÖZEL, sadece onun için yazılmış sanısını verdiği anda amacınıza ulaşmış olursunuz...

AKLIMDAN

serin bir sabah geçiyor,
dalların arasından süzülüp gelen
aklımdan
sen geçiyorsun...

hafifçe yüzümü okşuyorsun
dönüp kucağına sokuluşum geçiyor...


sımsıcacık bakan gözlerin geçiyor
tenime dokunuşun
sarılınca beni koklayışın geçiyor...

aklımdan
SEN geçiyorsun...

Ayşe TURAL

ARAMIZDA KAL (MA) SIN...

Kadın olsun erkek olsun tüm konuşmalar, paylaşımlar tatlıdır.
Dürüst davranıldıkça elbette...

Söz uzadıkça, sıra dedikodulara gelir...Hemen her sohbette asıl konuya kapı açarken kullanılan anahtar cümledir...

ARAMIZDA KAL (MA) SIN...
Eminim tanıdık gelmiştir...

Aslında hep üçüncü kişiler ya da ötekiler için sıkça kullanılır...

Bu sözde her zaman dedikodu/ abartı kokusu almışımdır...

Bilin ki hiçbir şey gizli kalmaz. Paylaştığınız kişi ilk fırsatta ötekine bir şekilde fısıldayacaktır...

Belki de bilinsin istendiği için söyleniyor olabilir mi?

Ne dersiniz?

Bakın bakalım, bugün kaç kişiye ARAMIZDA KALSIN'lı cümleler kurdunuz?

Bence konuşmaya başlamadan önce bir iyice düşünün derim...


AY
ay ışıdı gökyüzünde
denize düştü gölgesi
Hermes
öpünce denizkızını
utandı saklandı derin sulara...

aşkları uçtu tekrar göklere
yıldız yıldız serpildi
dalga dalga yayıldı evrene...

bir döndü bir döndü ki başım
sorma gitsin....

Ayşe TURAL

BİR KADIN/ BİR HAYAT...

' Hayat, bir kadından bir kadına geçmektir...' der Ahmet Altan... Demek ki bir erkeği hayatın içinde kadınlar gezdirir...

Zevkli bir kadına rastlarsanız, zevkiniz; esprili bir kadına rastlarsanız espriniz; zeki bir kadına rastlarsanız, zekanız gelişir...

Yeni huysuzluklar, kaprisler, kavga nedenleri ve acılar öğrenirsiniz...

Kısacası BİR KADIN değil, BİR HAYAT seçersiniz...



EYLÜL GELİNCE

Eylül gelince...
Tüm dizelerimi
Gözlerine diziyorum
İnci inci...
Şiir oluveriyorlar...

Eylül hınzırdır...
Acımasızdır
Sonbahar yağmurları
Ruhumu yıkarken
Sen
Çağsayıcı mevsimler yaşatmalısın bana...
Dolunaylı gecelerde...

Eylül kıskançtır....
Gecelerin kolsuz kanatsız sevişmeleri
Yarasa gözlerinden uzak
Bir sana bir bana döner durur...

Eylül derbederdir...
Dağıtır ortaya saçar isyanlarımı...
Vurgun bir yürek
Delice
Ortasına ortasına vurur
Aşkın
Ah!
Şu eylül yok mu
Deli eder adamı...

Ayşe TURAL

BIR GELMEYE MERAKLISIN BIR DE GITMEYE...

Bizde çok kullanılan bir sözdür bu... Hemen heveslenen ama nedense onu elde ettikten sonra bıkıveren insanlar için kullanılır... Kısacası ayrangönüllüler için...

Hayatın her alanında yakalarsınız onları, özellikle de ikili ilişkilerde...

Sizinle tanışmak , size yakın olmak için yapmadıkları kalmaz. Hatta aşklarından ölürler... Biraz zaman geçince onlar için cazibenizi kaybedersiniz/ aşkları saman alevi gibidir.../ arkalarını dönüp giderler...

Aynı şey arkadaşlıkları için de geçerlidir. Işleri düşünce sizden iyisi yoktur. Etrafınızda pervane olurlar... Çıkarları tamamlanınca da arkalarına bile bakmadan toz olurlar... Ta ki yeni bir duruma kadar...

Böylelerini iyi tanıyın ve ilk fırsatta YAŞAM ÇEMBERİNİZin dışına çıkarın...

Sevgiyle ve mutlulukla efendim...


GÖKTAŞI

aslında
bir göktaşı olmalıydım
feleği şaşmalıydı dünyanın...

arsızların yakasına yapışmalıydım...

boğazımı sıkmamalıydı
söz verip de yerine getiremeyişlerim...

kırık bir tuz kokusu
kalır o zaman ardımda
ben denize yürürken...

bir düş bul bana
ne olursun!

ölümcül olmayan acılar kirala...

ürperen ara zamanlarda
yasemin kokularını duyur...

Ayşe TURAL

Kendimizi tanıdıkça ÖZGÜRLEŞİRİZ...

Sorguladıkça hayatı, niçin, neden, nasıl dedikçe bir karmaşa yaşadığımızı sanırız...

Tam da o noktada, kafamızdaki yumaklar çözülmeye başlar...

Düşünmek, farkındalığımızı artıran ilk adımdır...
Bu haber 95 defa okunmuştur

:

:

:

: