Her zor şey geçicidir

Edirne Türkiye'de en uzun süreli gidip geldiğimiz yer...
Edirne Türkiye'de en uzun süreli gidip geldiğimiz yer... Üniversitelerin açılacağı her dönemde altı yıl defalarca gidip geldiğimiz şehir... Nasıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde kayıt döneminde öğrenciler aileleri ile birlikte ev/yurt arama telaşında iseler bizler de iki oğlumuzun Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanmalarına müteakip ailecek yola düşenlerdik. Yeşilada feribotu ile Mersin üzerinden Edirne'ye gidip, ev aramak, emlakçılar ile uğraşmak ve ev bulamamanın üzüntüsü yaşamak çok zordu. Ev kiralarının oldukça yüksek olduğunu görenler olduğumuz gibi, öğrencilere ev verilmemesinin gerekçelerinizde dinleyenlerdik...
Ülkemize bu yıl üniversite için gelip, yurtlarda kalmak istemeyen ve ev tercih edenlerin zorluklarını özellikle bilenleriz. Ülkemizde depozito deyip altı aylık peşin kira bedeli Euro veya Sterlin aylık kira istenmesi bir öğrenciye çok fazla geldiği için, bundan dolayı birkaç arkadaş birleşip ev kiralanabiliyor... Ev sahipleri de kiradan geçindikleri ve kiraya verdikleri evin iyi bakımını istiyorlar, ancak bazı durumlarda bu harabiyet her nasılsa oluyor...

Eşyalı ev bulmak zor, Edirne'de ev için eşyalar aldık, çalışma ortamı hazırladık, anneanne torunlarının yanlarında kaldı. Bu ev arayışlarını hatırladıkça ülkemize gelen öğrencilerin zorluklarını daha iyi anlıyorum. Dahası belirli bir zaman sonra ev sahibinin kira artışı tekrar ev arayışı ve müsait başka bir eve taşınma Edirne'de geçen altı yıl... Kurulan dostluklar, mezuniyet sonrası, eşyaların Kıbrıs'a gönderilmesi... Türkiye'de en zor ikinci problemimiz ise götürdüğümüz aracın orda kullanımı için çektiğimiz problemler ve mevzuat olmuştur... Daha sonraki dört yıl tıp uzmanlık ihtisası için yine Türkiye'de bu kez İzmir'de ev kiralama arayışları ihtisas hastanesine yakınlık tercihi ve evin iki haftalık arayış sonrası bulunması.... Kolay değil altı yıl üzerine dört yıl ihtisas neler geçmedi ki Edirne ve civarını adım adım dolaştık... Esnaf ile iyi ilişkiler kurup komşuluk çerçevesinde ahbaplar edindik... İzmir 'de çok gezdik... İzmir Kıbrıs'a gidiş dönüşler devam etti o zamanlarda şimdiki gibi ellerde akıllı telefonlar olmadığı dönemlerdeyiz, okumanın yaşı yok arkadaşım Füsun ve daha birçok arkadaşımız LAÜ Master programında öğrenciyiz... Devletin kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara sağladığı bir imkandan faydalanıyoruz... Ek diplomanın bir barem içi artış olduğunu biliyoruz... Çalışmalarımız ve kaynak için kütüphane gerek, bu çalışma için Füsun Öner'i ile İzmir'de bulunduk. Kütüphaneleri gezdik. İzmir'de unutamadıklarımız İzmir Efes Harabeleri, öncelikli beğeniler arasındayken Edirne'de ise Selimiye Cami bahçesi ve camiyi gezerken ters lalenin hikayesi... Bizlere oldukça ilginç gelen durumlardı...

Türkiye'de en çok camiye sahip Edirne'de cami içerisinde mevcut ters lale hikâyesinde yeri gelmişken sizler ile paylaşmalıyım... Mimar Sinan, Padişah İkinci Selim'den Edirne'ye cami yapmasını istediği zaman uygun bir yer arar, mimari açıdan şehrin dört bir yanından minarelerinin görülmesinin sağlanacağı yerin sahibi kadın çok ters birisidir... Kadın ancak Sultan ikinci Selim'i karşısında görünce teklifi kabul eder ve lale bahçesinin ileride unutulmaması için camide lale motifi kullanılmasını ister. Mimar Sinan'a talimat verilir ancak Sinan da o yıllarda seksen yaşındadır ve bu teklif pek de hoşuna gitmez. Lale motifini yapar ancak ters motif olarak sütuna işler... Lale'yi cami ziyaretimde gördüm, gidenlerin de mutlaka görmesi gerekir diye düşünüyorum... Minarelerinin, seyrine doyum olmayan caminin bahçesinde istirahat edebilecek yerler de mevcut... Görülmeye değer, Edirne’de geçen altı yıl ve İzmir'de dört yıl ve edinilen dostluklarda süregelen devamlılık... Kuzey Kıbrıs'a tahsil için gelen gençlerimizin ve ailelerinin ülkemizde görülecek çok güzel tarihi yerlerimizi görmeleri ve tahsil süresince boş vakitlerini faydalı alanlarda değerlendirip KKTC her karış toprağındaki tarihi mevcudiyeti görmeleri mutlaka gerekendir. Kiraydı, yurttu, kayıt idi, bilin her zor şey geçicidir... Yeter ki çalışın...
Bu haber 661 defa okunmuştur

:

:

:

: