Tehlike çanları çalıyorsa...

Haydi bir tahminde bulunun bakalım. Bu akşam size ne anlatacağım...
Haydi bir tahminde bulunun bakalım. Bu akşam size ne anlatacağım... Bu üç sözcük size ne çağrıştırdı?
Bence bilemediniz...
Eğer bir sabah ya da şimdiki gibi bir gece yarısı ' Yıllarım, aylarım hatta saatlerim bile birbirine ne kadar çok benziyor...' Diye aklınızdan geçirirseniz; işte o zaman tehlike çanları çalıyor, demektir...
Acil önlemler almaya başlayın... Bütün zamanlarınızda değişiklik yapın...
Sabah diş fırçanızı sol elinizde tutarak dişlerinizi fırçalayın.
Hiç giymediğiniz bir elbisenizi giyin.
İşimize aynı yoldan gitmeyin, yolunuzu değiştirin...
Sabah kahvenizi bir kereliğine şekerli için...
Bugünlük verdiğiniz bir sözü tutmayın...
Akışkanlıklarınıza dikkat edin; bu kez farklı yöntem kullanın...
O gün karşılaştığınız insanlara dikkatli bakın...
Haklarında aklınızda fikirler yürütün...
Fazla düzenliyseniz biraz boşverin...
İçinizden gelmeyen randevunuzu iptal edin...
Bir kerecik AKLINIZA ESENİ YAPIN...
Oh!
Dünya varmış!!!
Kalıplarınızı kırın...
Hafifleyeceksiniz...
Sizi seviyorum...

ÜÇ VURUŞ
Geldiysen
Gönlümün kapısına
Üç kez vur...

Aşkların en güzeline
Tutkunum
İlk vuruşun
Gözlerin olmalı
Sarıp sarmalamalı beni...

İkinci vuruşun
Sıcacık dokunuşların olmalı
Deli etmeli beni...

Üçüncü vuruşunda
Sen ve ben
Biz olmalıyız...

Ayşe TURAL

TEK BİR ADIM...

'Binlerce mil sürecek bir yolculuk bile, TEK BİR ADIMLA başlamak zorundadır...' der LAO TSU

Sözün doğruluğuna inanıyorsanız eğer, her başlangıcın CESARET istediğini unutmayınız...

Yine bir şeyi daha unutmayınız ki, cesur olanlar KAZANIR...

UZAK YILDIZLAR

Bugün
Boynum bükük yokluğunla
Yüreğim cam kırıkları...

Ayrılık acısından
Gözlerim
Nisan bulutlarıyla yüklü
Ellerim bomboş...

Hüzünler yapışmış saçlarıma...
Kulaklarım yollarda
Sen
Ulaşamadığım
Yaklaşamadığım
Uzak yıldızlar gibisin...
Ayşe TURAL

KENDİMİZE YABANCIYIZ...
Kendimize yabancıyız mı dedim. Evet hem de çoook... Kendimizi bir iyice tanımadan, başkaları için ahkam kesmeye (hüküm vermek) başlarız.
Bana, özellikle röportajlarda ' Kendinizi tanıtır mısınız?' sorusu zor gelir. Doğduğunuz yer, okuduğunuz okullar, eserleriniz, neler yaptığınız?
Oysa ben bu değilim ki!
Ben nelerden hoşlanırım?
Nelere kızarım?
Alışkanlıklarım nelerdir?
Biriyle olduğumda nasıl biriyim?

Pek çok insan maskeleriyle dolaşırken, olduğum gibi olabiliyorsam işte o BENim...
Siz kendinizi ne kadar tanıyorsunuz?

SANKİ
sanki
tutunamadığım dalsın
üstelik
maviden yeşile,
güneşe boyanan yanımsın...

sıkıntılı bir saplanış yüreğimde
hiç azalmamacasına...
silik kartpostallar gibi yüzün
renksiz
kokusuz...
nedendir bilinmez
bir yürek çarpıntısı
dünden kalma bir ivecenlik...
unut...
sen
dingin limanlarıma
demir atamazsın...
Ayşe TURAL

GEÇMİŞ ZAMAN BAHÇELERİ...
Geçmiş zaman bahçelerine hele bir girmeyegör...

Solan yapraklar, kırılmış yerinden kanayan dallar, anılar arasında kurutulmuş güller bulacaksın...
Ağzında kekremsi bir tat bırakacak, geçmiş zaman hikayeleri...

UYU KÜÇÜĞÜM
uyu küçüğüm
uykuların güzelliklere açsın
kapılarını...
büyü küçüğüm
gönlün sevgilere açsın
kanatlarını...
sen
uç uçabildiğin kadar
mutluluğa...
Ayşe TURAL

OSHO diyor ki:
BIR KADIN SEVİLDİĞİ ZAMAN
( alıntı)
Bir kadın sevildiği zaman anında güzelleşir. Daha biraz önce sıradan bir kadındı ve şimdi ona AŞK sunuldu. Tamamen farklı bir enerjiye bürünüyor., havası tamamen değişiyor.
Daha zarif yürüyor, danseder gibi adım atıyor... Gözlerine harika bir güzellik yerleşiyor... Yüzü ışıldıyor, parlıyor.
Ve erkeğe de aynısı oluyor...
Aşıkken insan akar gider.. Aşıkken insan öylesine kendine güvenir ki yıldızlara dokunabileceğini hisseder...
O yüzden sevgili, insanın en büyük ilham kaynağıdır...
( OSHO/ aşk özgürlük tekbaşınalık/ sayfa 125)

NE KADAR

Daha
Ne kadar sürecek
Sana olan tutkunluğum...
Daha kaç gece uykusuz kalıp
Kalp atışlarımı dinleyeceğim...
Dolunaylarda sıkıntılı
Dolunaylarda sancılı...
Bir taraftan
Diğer tarafa dönüp
Seni düşüneceğim....
Ayşe TURAL

SADECE DİNLEMİŞİMDİR...
Bana içini dökenleri o an, sadece yüreğimle dinlemiş, anlamaya çalışmışımdır...Kafalarındaki dolaşmış yumaklarını açmalarına yardım etmişimdir...İpin ucunu görmelerini sağlamışımdır... Hepsi bu...
Unutmayın... Dıştaki göz, her şeyi daha iyi görür... Ormanda kaybolanın yönünü bulamaması gibi yani... Oysa helikopterdeki tüm yolları, hem de bütün çıplaklığıyla görür...
Yaşama dokunurken SEVGİ ile davranmayı unutmayın, paylaşmayı da...İnanıyorum ki paylaşmayı bilen her yürekte/ FAZLA BİR HAYAT/ mutlaka vardır...
Sevgilerim hepinize...
NE ZAMAN BAŞLAR AŞK
üstü çizilen sözcük gibi
öylece kalsın adın
düş okulumun devamsızı
ders kaçkınım benim...
nerde arasam da bulsam seni
bütün boşlukları
adınla doldursam
uykuya dalar mı
içimdeki kelebek...
virgül kırılganlığımı
hiçe sayan ağzının noktasına
iyi gelir mi gülüşüm...
bir demet gül toplasam
cümle aşklarımdan
gönül kabulün olur mu dersin...
gecikmiş özrün gizli anlamı gibi
ikindiye inen güneşi dinle
sana güz ellerimle
bir sevda çizsem...
sahi, bu şiirin
neresinde saklı...
sence de
ne zaman başlar AŞK...
Ayşe TURAL

KORKAKSINIZ
Yaşamınızda yeni adımlar atmaya korkuyorsunuz mesela...
Tıpkı kabuğundan çıkmadan etrafı gözleyen kaplumbağa gibi...
Yeni insanlara elinizi uzatmaya çekiniyorsunuz...
Hatta ödünüz kopuyor...
Size göre herkes tehlikeli...
Art niyetli...
Sizden yararlanmayı düşünüyor....

Allah aşkına siz kendinizi ne zannediyorsunuz?
Yaşıyor musunuz yani?
Ot gibi...
Hani kıyıya bağlanmış tekneler gibi...
İçinizi çeke çeke enginlere bakacaksınız ve o sahilde çürümeye mahkumsunuz...
Yaşamak CESUR yüreklilerin işidir...
RİSK almayanlar kaybetmeye mahkumdur...
SEVDAM GÜL YAPRAKLARINDA...
Sevincim sonsuz
Gözbebeklerimde
Ebemkuşakları düşlerimdedir...
Yanık kokusu sevdanın
Yaprak yaprak güldedir...
Yaz yağmurlarında
Toprak kokulu yarim...
Sevda sözlüm
Gönül gözlüm...
Sevdalar sığmaz yüreğime
Coşar taşar
İki damla yaş olur
Düşer yanaklarımda...
Ayşe TURAL

BİRBİRİMİZİ ANLAMAK...
İki kişinin yüzünü birbirine dönmesidir; aklından, yüreğinden geçenleri anlamak adına...
O konuşurken gözlerinin ta içine bakarak dinlemektir, can kulağıyla...

Gülümsemektir, yeri geldiğinde...
Araya bir soru serpivermektir...
Baş sallamaktır çokçası...
Kalabalıklar içinde iki kişi oluvermektir...
İçinizi dökebilmektir, sanki uzun yıllardır tanışıyormuş gibi...
Ayrılırken sıcacık el sıkışmaktır...
yaş dolu gözlerle sarılmaktır, konuşmadan...
Omzuna başını dayayıp ağlayabilmektir bazen...
Haydi hayatı paylaşın...
Paylaşın ki yalnızlıklar azalsın...
Ayşe TURAL
Bu haber 135 defa okunmuştur

:

:

:

: