Niye hukuk devleti

KKTC de her nedense, hemen hemen her ifade giderek temel kavramından uzaklaştırılıyor.
KKTC de her nedense, hemen hemen her ifade giderek temel kavramından uzaklaştırılıyor.
Bunu kimler kimler yapmıyor ki?
Bilerek bilmeyerek, kasti veya kaza ile!
Ama gelin görün ki KKTC, ekonomiden tutun, sosyal kullanımlara kadar her ifade kişinin işine geldiği gibi kullanılan bir yoz kültür üretiyor.
Hukuk Devleti, Hukukun Üstünlüğü, Uluslararası Hukuka uyumlu olmak, İnsan Hakları, Kişisel Haklar, Çocuk Hakları, Cinsel Eşitlik, Mülteci Kavramı bunlardan bazıları.
Hukuk devletinin kim nere isterse sakız gibi bir taraflara çekilmesi tam anlamı ile hukuk devleti kavramına terstir.
Hukuk Devletinin olmazsa olmazları ve tümü bir arada olmak kaydı ile;
Temel haklar güvenliği, idarenin yasallığı, idarenin yargısal denetimi, yargıçların bağımsızlığı, yasaların Anayasa’ya uygunluğu, erklerin ayrılması ve demokratik rejim.
Bu ana vasıfları 2015 yılında ‘’HUKUK DEVLETİ İLKESİ VE YARGININ BAĞIMSIZLIĞI’’ başlığı altında; Can Güzelcan, Eren Korkmaz, İsmail Cemal Kılınç, Mustafa Özen Güner, Emre Tekin, Tunç Gündüz ve Boran Berdan Beşkardeş tarafından yapılan Bilkent Üniversitesi çalışması çerçevesinde özetlersek, belki KKTC de konuya genel ilgi duyanlara katkı olur.
1. TEMEL HAKLAR GÜVENLİĞİ
Temel haklar güvenliği, Hukuk devleti kavramı vatandaşın koşulsuz ve korumasızca devlet veya toplum tarafından haksızlığa uğramasını önlemek amacı ile oluşturulmuş bir yapı olması bakımından, bir hukuk devletinin bu insani hakları koruması gereklidir. Bu haklar; koruyucu haklar, isteme hakları ve katılma hakları olarak üçe ayrılmaktadır.
İlk olarak KORUYUCU HAKLAR, VATANDAŞLARI TOPLUMA VE DEVLETE KARŞI KORUYAN hak ve özgürlüklerdir. Bu hak ve özgürlükler kişinin; dokunulmazlığı, özel hayatının korunması, konut dokunulmazlığı, yerleşme ve seyahat, düşünce ve inanç, bilim ve sanat, basın, toplantı haklarını korumaktadır.
İkinci bir temel hak maddesi olan isteme hakkı ise, kişilerin toplum veya devletten isteyebileceği haklardır. Bu haklar; ailenin korunması, eğitim ve öğretim hakkı, çalışma hakkı, sağlık hakkı, konut hakkı gibi hakları içermektedir.
Üçüncü ve son olarak katılma hakkı vatandaşların siyasi gücü belirlemede yer almalarını içeren haktır. Bu haklar; seçme ve seçilme hakkı, vatandaşlık, siyasi partilerle ilgili haklar, kamu hizmetlerine girme hakkı, dilekçe hakkı gibi hakları içerir. Tüm bu temel hakların güvence altına alınması ancak sert bir anayasayı içeren ve oluşturulan bu anayasayı yargı yolu ile denetleyen bir sistemde sağlanabilir. Buna örnek olarak 1961 Anayasası verilebilir, 1982 Anayasası da bu esasları sürdürmüştür.
2. YASAL YÖNETİM
Yasal yönetim gereğine göre idarenin ve kamu kuruluşlarının tüm yetkilerinin ve görevlerinin bir yasal dayanağının olması gerekmektedir... Kamu yönetimi ve kamu kuruluşlarının yasalara uyup onlara saygı göstermelerinin eksikliğinde ise hukuka aykırı bir yönetim söz konusudur.
3. İDARENİN YARGISAL DENETİMİ
İdarenin Yargısal Denetimi, idarenin herhangi bir aykırı davranışında yargı yolu idareyi denetlemek üzere mevcuttur. Bu denetimi gerçekleştiren mahkemelere vatandaşlar, idarenin bir eylem veya işleminde haksızlık üzerine başvurabilmelidirler.
4. MAHKEMELERİN BAĞIMSIZLIĞI VE YARGIÇ GÜVENCESİ
Bu gereklilik bir hukuk devletinin işleyebilmesi için olmazsa olmazlardandır. Eğer mahkemeler bağımsız olamaz ve yargıçlar çeşitli yöntemlerle farklı kararlara zorlanabilirse hukuk devleti anlayışı çökmüş demektir.
5. YASALARIN ANAYASAL DENETİMİ
İdarenin yargısal denetimi, hukuka uygunluk için yeterli değildir. Bunun yanında yasama organının çıkardığı yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetlemek için Anayasa mahkemesi şarttır.
6. ERKLERİN AYRIMI
Erklerin ayrımı gerekliliği, yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirlerinden ayrı çalışmalarını öngörmektedir. Bu madde devletin içindeki tüm güçlerin tek bir noktada toplanmasını engellemek için oluşturulmuştur. Aksi bir durumda “yasal yönetim” ve “ idarenin yargısal denetimi” gerekleri etkisiz kalacaktır.
7. DEMOKRATİK REJİM
Bir hukuk devletinin oluşması için gereken tüm bu gerekler tamamlandıktan sonra ise ülkede siyasal özgürlüğe dayanan bir demokratik rejimin mevcudiyeti gereklidir. Hukuk devleti kavramı bu demokratik rejimin düzenleyicisi ve bir anlamda da sınırlayıcısıdır.
Geline kalk oyna demişler, yerim dar demiş, yer açmışlar hade oyna demişler bu kez de yenim dar demiş!
Bizde de HUKUK DEVLETİ özellikleri ve mazeretleri gelininki gibi ama benim yerim zaten dar ve doldu,
Sonraki yazıda buluşmak üzere.


Bu haber 113 defa okunmuştur

:

:

:

: