Beklenen oldu dağ pire doğurdu

Kıbrıs müzakereleri ile ilgili, beklenen rapor açıklandı.
Kıbrıs müzakereleri ile ilgili, beklenen rapor açıklandı.
Her zaman olduğu gibi, gerçekler çarpıtılarak, çarpık çurpuk bir rapor ortaya çıktı.
1968 ‘ den günümüze dek çıkan raporların içeriği, karşı unsurdan yana.
Bu da, Birleşmiş Milletler Teşkilatının, ne denli bir adaleti olduğunu, adalet dağıttığını, ortaya koyması bakımından. İbret verici olsa gerek.
Bu rapor.
Birleşmiş Milletlerin iyi niyet misyonunun, ne denli iyi niyete ve tarafsızlığa dayandığını da, sergilemektedir.
Sn. Genel Sekreterin, bu raporunun nihaileşmesi, beşibiryerdenin onayı ile olmuştur.
Yani, Güvenlik Konseyinin daimi üyelerinin, mutabık kaldığı bir rapor.
Bu da, beş daimi üyenin, Kıbrıs konusunda, ne denli taraflı hareket ettiğini, ortaya koyması bakımından da, düşündürücü olsa gerek.
Bundan sonra atılacak adımlar, ona göre atılmalı.
Türk tarafında, konuya duyarlı olan her kesim, bu raporu tepki vererek eleştirdi.
Dünkü bazı gazetelerin manşetlerinde de, irdelendi.
Bazı gazetelerimiz.
Bu raporu, haber değerinde bulmamış olacak ki, tek satır bile yazmadılar veya manşetten vermediler.
Raporun içeriğine, girmeyeceğim.
Herkes, ne olup bittiğini, medyadan öğrenmiştir.
Her şey gözler önünde.
Şimdi, Türk tarafında herkes, Genel Sekreter Guterres’e yüklenecek.
Sn. Genel Sekreterin, o göreve, beşibiryerdenin onayı ile getirildiği
gerçeğinden, hareket edersek.
Sn. Genel Sekreterin, bütün hareket tarzı. Beşibiryerdeyi, beş parmaklı bir el olarak nitelendirirsek.
Her parmak, Sn. Genel Sekreterin, her alanda hareket tarzını belirlemektedir.
Bu, Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurulalı beri, devam eden bir uygulama.
Yani Genel Sekreter. Bu beşibiryerdenin, iple parmaklarına bağlı dersek, daha uygun olmaz mı?
Birileri çıkıp.
Bu, beşibiryerdenin kuklası mı? Diye soru da sorabilir.
Tabii bu, kamuoyunun takdirine kalmış bir şey.
Yani Genel Sekreter.
Beş parmağın, hareketine göre mi, bu raporu hazırladı?
Mal meydanda.
Görüşme sürecindeki gelişmeler de, ortada olduğuna göre. Bu konudaki kanıyı, varın siz oluşturun.
Güneydeki seçimlerden sonra.
Yeni bir müzakere süreci başlayabilirmiş!
Sürecin ve şeklinin nasıl olacağı, o güne kadar herhalde belirlenir.
Olası müzakerelere.
Pek tabii ki, Birleşmiş Milletlerin Genel Sekreterliği de, müzakerelerde yerini alacak.
Bu defa misyona, ne isim bulunacak?
İyi niyet mi?
Kötü niyet mi?
Yoksa karşı unsurdan. Rum’dan yana, BM misyonu mu olacak?
Bir de, Kıbrıs Türk Halkının garantörü olarak, BM’in ortaya atılması. Son raporla, ne kadar saçma bir önerinin yapıldığı da, bir kez daha kanıtlanmış olmuyor mu?
Meşhur bir deyimimiz var.
“Dağ, fare doğurdu diye.”
Bu raporla.
Dağ, değil, fare doğurdu.
Bu kez dağ, fare yerine, pire doğurdu pire.
Rum yanlısı bir teşkilattan, bize hayır gelir mi?
Gelse idi.
43 yıl önce gelirdi.
Bir kez daha, ortaya çıkmış olmaktadır ki.
Egemenlik. Garantörlük ve coğrafyamızdan, ödün vermemeli.
Bize, Batıdan ve Güneyden, hayır yok.
Kim, ne derse desin.
“ Tek sığınacağımız liman, Türkiye’dir.”
Yani.
Kuzeydir. Kuzey.
Bu haber 45 defa okunmuştur

:

:

:

: