İrade yoksa seçim çözüm değil

Artık sözler, söylemler değil, icraatlar konuşulmalı.
Artık sözler, söylemler değil, icraatlar konuşulmalı.
'Güzel şeyler de yok mu?' çok sorulan bir soru.
Elbette vardır, ama neden daha güzel olmadığını, daha güzel olması gerektiğini göz ardı edemeyiz.
Öncelik insandır, insanın var olmasıdır, yoksa gerisi boş.
Adı ne olursa olsun, devlet bir kurumdur.
İster KKTC, İster Kıbrıs adasında iki kurucu devletten biri.
Yönetecek olanları yine biz seçeceğiz, her şart ve durumda iyi yönetilmeliyiz.
Bu ülkenin insanları, adil, eşit, mutlu ve bunu öncelik kabul edecek bir düzen içinde yaşamalıdır.
Yıllar içinde bunu başaramadık, yapamadık, yapmadık.
Yine bir seçim süreci içindeyiz.
Birçok siyasi parti, siyasetçi, ülkeyi yönetmeye aday isimler, daha iyi, daha refah, daha adil bir düzen, daha şeffaf bir yönetim vaat ediyor.
Genelleme yapmıyorum, ama geride kalan kırk yılda bu neden yapılamadı.
Yeni siyasi görüşleri farklı değerlendiriyorum, fakat bu ülkeyi sil baştan, yeniden kurabilecekler mi, çünkü olması gereken bu.
Bugün KKTC'nin 34. kuruluş yıl dönümü.
Tabi ki öncesine göre birçok alanda ilerleme var.
Ama bunlar birçok şeyi görmemezlikten getirmemeli.
Savunmada, nüfus konusunda, Kıbrıs konusunda, hatta KKTC'nin tanınması politikasının seslendirilmesinde, bu ülkeyi yönetenler ne kadar etkin ve söz sahibidir?
Yani seçmekle bitmiyor, irade yoksa, hangi seçim ve irade bizi temsil edecek?
Kurumlarını yönetemeyen, Sosyal Sigortaları, İhtiyat sandığını, Elektrik kurumunu, Telefon dairesini, bankaları, belediyeleri idare edemeyen, iflasa sürükleyen anlayışlar ve bu anlayışları iktidar yapan vatandaş, ne zaman gerçekleri ve hamasetten ötesini görecek?
Borç batağında bir kamu, yılların iç ve dış borcunu kimin çocukları ödeyecek?
34. yılında KKTC'yi yönetmeye talip siyasetler, bu tablodan payına düşeni almalı.
Taş üstüne taş koymayan, sadece konuşan, sen yaptın- ben yaptım kavgasıyla günü geçiren siyasete ihtiyacımız yok.
Hamaset yapmayan, eski siyasi alışkanlıkları bırakan, sadece geçmişi değil, geleceği de konuşan, kendi yeni, söylemi ve siyaseti eski siyasetçiye de ihtiyacımız yok.
Bu ülke küçük bir ülke, başka ülkelerde duyulması bile zor olaylar tüm toplumun sosyal hayatını etkileyebiliyor.
Trafik, sağlık, eğitim, ekonomi, fuhuş, kumar, şeffaflık, sivilleşme, demokratikleşme, hepsi gerçek sorunlardır.
Görmemezlikten gelmek, çare değil, üstüne yürümek, bir yerden başlamak gerek.
Adı ne olursa olsun, çok da önemli değil, geleceğini isteyen istediği gibi de düşleyebilir.
Karar verilmesi gereken, nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizdir.
Zaten karar verilse gerisi gelir, yapılacak olanlar yapılır.
Çünkü tablo ortada.
Bu haber 327 defa okunmuştur

:

:

:

: