Rumların en büyük korkusu

“BM KKTC’yi tanıyacak…” Bu olasılık, Rumların en büyük korkusu. Rum basınında çıkan haberler bu korkunun son zamanlarda yeniden depreştiğini gösteriyor. Rum yetkililerin yaptığı hesaba göre, KKTC’deki Rum malı alanı 2 milyon 201 bin dönüm.
“BM KKTC’yi tanıyacak…” Bu olasılık, Rumların en büyük korkusu. Rum basınında çıkan haberler bu korkunun son zamanlarda yeniden depreştiğini gösteriyor.
Rum yetkililerin yaptığı hesaba göre, KKTC’deki Rum malı alanı 2 milyon 201 bin dönüm.
Kıbrıslı Türklerin KKTC’de toprak fazlalığını edinebilmek için Taşınmaz Mal Komisyonu aracılığıyla 650 bin dönüm daha alması durumda Birleşmiş Milletler, Kıbrıslı Türklerin devlet varlığını tanıyacak.
Kısaca, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun çalıştırılması bizim için hayati öneme haizken, Rumlar için korkulu bir rüya anlamına geliyor.
Çünkü Taşınmaz Mal Komisyonu ile anlaşan Rumlar, KKTC’nin elini biraz daha güçlendiriyor.
Bu komisyonun başta AİHM olmak üzere dünya üzerinde tanınan tek birimimiz olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.
Taşınmaz Mal Komisyonu AİHM’in verdiği kararlar neticesinde 2005 yılında kuruldu.
Kuzey Kıbrıs’taki Rum taleplerine karşı AİHM’e giden birçok dava da bu komisyon vasıtasıyla önlendi. Çünkü AİHM, bu mallar için kendisine gelen Rumlara “İç hukuk yollarını tüketmediniz” diyerek geri çevirdi.
Taşınmaz Mal Komisyonu'nun açıkladığı istatistiklere göre, 17 Mart 2006'dan 5 Mart 2010'a dek komisyona toplam 455 adet başvuru yapıldı.
Bu başvurulardan 94 tanesi dostane çözüm yoluyla, 4 tanesi de duruşma yoluyla sonuçlandırıldı. Komisyon, toplam 40 milyon sterlini aşkın tazminat ödedi.
Ancak son zamanlarda bu komisyondan başta kaynak sıkıntısı gibi nedenler de olmak üzere yeterince faydalanamıyoruz.
Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı’nın bu konuyla ilgili sözlerine kulak vermek gerekir.

“Taşınmaz Mal Komisyonu bizim için bulunmaz bir fırsattır” diyen Arıklı, bu komisyonun canlandırılması için Şerefiye Vergi Yasası’nın hükümet tarafından bir an önce geçirilmesini istedi.
Arıklı, “Bu yasa tasarısını Türkiye hazırladı. Burada yeniden şekillendirilip Meclise gönderildi. Aradan 3 yıl geçti. Ama Meclis’in gündemine getirilmedi. Hükümet ve muhalefet diyor ki ‘ Tazminatların tamamını Türkiye ödesin’. Ne münasebet, Türkiye sağmal inek mi? Malın Türkleşmesi ile bir anda dört beş misli zenginleşecek adam, müsaade edin de tazminatın bir kısmını ödesin. Yerin 1400 metre altından kömür çıkaran insanların nafakaları ile buradaki insanların zenginleştirilmesini istemek ahlaksızlıktır. Bu insanlığa sığmaz” diyor.
Kıbrıs sorununda çözümün önündeki en büyük engelin mülkiyet sorunu olduğunu her fırsatta dile getiren Arıklı, Şerefiye Vergisi ile bu sorunun büyük ölçüde çözüleceğini kaydetti.

7 Ocak’tan sonra yeni hükümetin en büyük hedefi, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun yeniden işlevsel hale gelmesidir.
Sadece Rumların korkusu bile, bu konunun KKTC’nin tanınması için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
O yüzden Arıklı’nın dediği gibi malının Türkleşmesi ile dört beş misli zenginleşecek olanlar, pamuk elleri cebe atmalı.
Bu yolla hem kendisi kazanmalı, hem de ülkesine kazandırmalı. Mülkiyet sorununun başka çözüm yolu yoktur. Bu böyle biline…




Bu haber 1607 defa okunmuştur

:

:

:

: