‘Sezeryanla doğan bebek hayata 1-0 yenik başlıyor’

Sezeryan ve normal doğum tartışmaları devam ederken, Probiyotik Prebiyotik Derneği İkinci Başkanı ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Alagözlü konuya bebeğin alması gereken faydalı bakteriler açısından yaklaştı. İşte Alagözlü'nün o açıklamaları...
Son zamanlarda çokça tartışılan bir konu olan sezeryan doğumda Türkiye’de yüzde 45 gibi yüksek bir oranla dünya sıralamasında 5. Bu yüksek oran nedeniyle uzmanlar, bebeğin ve annenin hayati risk taşıması gibi durumlar dışında normal doğuma yönelmek gerektiği konusunda uyarılar yapıyor. Konuyu bebek sağlığı açısından ele alan Probiyotik Prebiyotik Derneği İkinci Başkanı ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Alagözlü, sezeryanla dünyaya gelen bebeğin hayata 1-0 yenik başladığını söyleyerek, “Eğer bebek anne sütü de almıyorsa 2-0 yenik başlar” vurgusu yaptı. İşte nedeni…

Türkiye´nin ilk Mikrobiyota Tahlil Laboratuvarı, İstinye Üniversitesi Topkapı Kampüsü’nde açıldı. Laboratuvar açılışı kapsamında 1’inci Mikrobiyota Günleri düzenlendi. Mikrobiyota Sempozyumu´nun konuşmacılarından Prof. Dr. Alagözlü DHA’ya bağırsak mikrobiyotasının önemi, bebeklerde bağırsak gelişimi, antibiyotik kullanımın olumsuz yanları, normal doğumun, sezaryene göre üstün yönlerini anlattı. Sezaryen ile doğan bebeğin hayata 1-0 geride başladığını belirten Prof. Dr. Alagözlü bebeğin bir de anne sütü almaması halinde akranlarına göre hayata 2-0 geride başlayacağını söyledi.

NORMAL DOĞUM NASIL BİR FAYDA SAĞLIYOR?

Normal doğum ile dünyaya gelen çocuğun, annenin vajinasından geçerken faydalı bakterileri aldığını ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini aktaran Prof. Dr. Alagözlü, “Normal doğum çok önemli, maalesef ülkemizde sezaryenle doğum yöntemi hızla artıyor. Artık kişilerin doğumun gününü belirliyor. Sezaryenle doğumda bebek anneden faydalı bağırsak bakterilerini alamıyor. Normal doğumda ise bebek dünyaya gelirken vajinal yoldan annenin probiyotik faydalı bakterilerini alıyor ve bebeğin bağırsak sistemine yerleşen bu bakteriler bağışıklık sistemini güçlendiriyor. İleride oluşabilecek birçok kronik hastalıklardan da bebeği koruyor” diye konuştu.

ANNE SÜTÜ DE FAYDALI BAKTERİLER İÇERİYOR

Anne sütünün de, normal doğum gibi çok çok faydalı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alagözlü, “İçerisinde probiyotik ve prebiyotik bakteriler var. Dolayısıyla bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirici pek çok unsur var. Eğer bebek anne sütü almazsa birçok hastalığa davetiye çıkarmış olur” dedi.

“ANTİBİYOTİKLER FAYDALI BAĞIRSAK BAKTERİLERİNİ ÖLDÜRÜYOR”

Antibiyotiklerin faydalı bağırsak bakterilerini öldürdüğünü ve bakteri dengesizliği yarattığını belirten Prof. Dr. Alagözlü, “Bunlar artık tamir edilemeyecek bir hale geliyor. Uzun yıllar boyu geri dönüşü olmuyor. Bağışıklık sisteminin yüzde 80’i bağırsaklarda dolayısıyla rastgele kullanılan antibiyotiklerle dengesizlik oluşturursak tedavi edeceğimize tam tersi bağışıklık sistemini bozmuş oluruz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Alagözlü, özellikle gribal enfeksiyonlarda gereksiz yere kullanılan antibiyotiklerin kişiyi iyileştireceğine, bağışıklık sistemini bozup hastalık süresini uzattığını söyledi.

“4 YAŞINDAN ÖNCE ÇOCUĞA ANTİBİYOTİK İÇİRMEK; OBEZİTE, ÇÖLYAK, ALERJİ, ASTIM GİBİ HASTALIKLARA NEDEN OLUYOR”

4 yaşından önce çocuğa antibiyotik içirmemek gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Alagözlü,


“Çünkü, çocuklarda ilk dört yaşına kadar annenin bağırsaklarından gelen kor mikrobiyotayı korumalıyız. Bu mikrobiyota antibiyotik alma durumunda bozuluyor. Antibiyotik vererek veya başka nedenlerle kor mikrobiyotayı bozarsak çocukta, obezite, şeker hastalığı, alerji, çölyak, astım gibi hastalıklara yol açarız” diye konuştu.

“BAĞIRSAK BAKTERİ DENGESİZLİĞİ PEK ÇOK KRONİK HASTALIĞA SEBEP OLUYOR”

Bağırsak mikrobiyotasının çok önemli olduğunu tüm mikrobiyotanın yüzde 95´ini oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Alagözlü, “Bağırsak bakterileri sağlığımızın bir göstergesi. Bağırsak sağlığı birçok kronik hastalıklarla ilişkili bulunmuştur. Bağırsak mikrobiyotası bozulduğu zaman bağırsak bakteri dengesizliği ortaya çıkıyor. Bu dengesizlikte özellikle patojen bakteriler hızla artıyor ve birçok kronik hastalığa yol açıyor. Özellikle obezite, alerji, astım, depresyon, iltihaplı bağırsak hastalıkları, kabızlık, ishal gibi hastalıklar ortaya çıkıyor. Böylece genel sağlığımızda bozuluyor” dedi.
Bu haber 446 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER